KADIN MİLLETVEKİLİ KOTASI SORUNU!

Havadis Gazetesi - - NEWS -

Ta çocukluğumda Cüneyt Gökçer’in başrolünü oynadığı “Barbaros Hayrettin Paşa” filmini kaç kez izlemiştim unuttum! O yıllar siyah beyaz filmlerin dönemiydi. Barbaros Filmde tayfa rolünde yüzme bilmeyen bir gariban vardı. (galiba Münir Özkul’du.) Barbaros’ sefere çıktığı bir gün bu yüzme bilmeyen tayfayı yanına çağırarak emreder: “Deniz kendinden korkanlar için korkunçtur! At kendini denize!” (Ve denize atlar, çar naçar çırpınırken yüzmeye başlar!)

Rahmetlik Ecevit de Türkiye’deki darbeleri yerer ve demokrasinin yerleşmesini savunurken, “yüzme bilmeyen insana sürekli cankurtaran simidi atarsan yüzmeyi öğrenemez” derdi..

Bu hikâyeleri neden anlattık? Hemen her seçim devresinde meclisteki kadın milletvekili sayısı gelir gündeme. Ve her dönemde “acaba kadınlar için bir kota uygulamasına gidelim mi” denir! Geçmişte bu konuda bu uygulamanın “kadınla erkeği ayrıştırmaktan başka bir faydası olmayacağını” yazardım. Ve eklerdim.

Eğer yasalar karşısında kadın erkek eşitliği ve erkeklere tanınan hakların kadınları da kapsadığı hatta her dönemde çok başarılı “milletvekili ve bakan” kadınlarımızın olduğu gerçeklerde diyeceğiz ki kadınlara, “korkunun faydası yoktur atın kendinizi denize!”

Ki asıl büyük başarı erkekler sultasının hakim olduğu bir gelenekte kadınların o kurtlar sofrasına ortak olmasıdır!

En az erkekler kadar efor sarf edecek ki “politikanın” hem tadına varsın hem de meşakkatiyle perde gerisindeki alavere dalaverelerini öğrensin!

Oysa bizde kadınlar, “kocalarını iterler politikaya sonra da eğer kendileri katılsaydı kendileri için yapacakları propagandayı kocaları için yaparlar!” Kısaca:

Bir: “Mecliste şu kadar milletvekili de kadın olacaktır” kotasını uygulamak önce demokratik teamüllere aykırıdır eğer burası Arabistan değilse!

İki: “Erkek kadın eşitliği” denirken “ayrılığı” söz konusu olur. Hatta kadınlar saflarında “kadınsı hassasiyet” sonucu hemcinslerine yeterince oy vermezler, sandıkta bırakırlar!

Üç: Öte yandan kota ile meclis’e gelmiş bir kadın, sizce de ne kadar Doğuş Derya kadar cesur ve atak olabilir, kendini yamalama hissetmeden!

Dört: Bugün Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığı adaylığına kadar tırmanan, şimdilerde meclis başkanı olan Sibel Siber’in kendi için kendi çabası ve büyük eforu ile yarattığı politik başarısına da (örnek olarak veriyorum) kadına kota uygulaması haksızlık olmaz mı?

Fakat şuna da inanıyorum. Keşke elli kişilik meclisimizin yarısı kadın olsaydı. Belki o zaman çok daha verimli ve daha ciddi bir meclis yaratmış olurduk...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.