POLİTİKA FARKI VE “KADINA SEÇİM KOTASI” AÇMAZI!

Havadis Gazetesi - - NEWS -

Milletin Meclis Başkanı yeniden aday olmuyor! Çünkü “devlette kurumsal yapının oluşturulamadığını, siyasetçiye ve iktidarlara göre kurumlarla oynandığını” (kendi kusuru değil, hükümetin kusuru olmasına rağmen) itiraf ederek vicdanının sesine uygunluğunca, artık o yüce Meclis’te bir “vekil” olarak bile görev alamayacağının itirafında “makamına veda edebiliyor..” Buna karşılık daha seçim kokusunu aldığı gün partisinden UBP’ye atlayan bir Eğitim bakanımız da vardır!

Günlerdir neleri başardığının açıklamalarını söyleye anlata bitiremeyen bir Sağlık bakanımız da vardır!

Adının “başarısızlıklarla” birlikte söylendiği bir Başbakanımız da vardır.

Devri Bakanlığında trafikle ulaşımı yüzüne gözüne bulaştıran bir başka bakanımız olduğu gibi!.. FAKAT: İlk kadın başbakanımız, ilk kadın Meclis Başkanımız bakın ne diyor: “Yapmak istediklerimizi yapamadık…” “Kurumları düzgün çalışmayan ülkelerde ciddi iş görmek mümkün değildir…” “Gelişmiş ülkelerde gelip giden iktidarlar keyfi bir şekilde kurumlarıyla oynamazlar…”

BEN bu söylemlere kadının duyarlılığı ile politikacıda olması gereken “fazilet” diyorum. Ve geliyorum bir Sibel Siber’e karşın, bu seçimlerde de “kendilerine ayırdıkları kotaya rağmen o kotayı dolduramadıkları için kadınlarımızı ellerinden eteklerinden çeke sürükleye Meclis’e taşımaya çalışan erkek siyasilerimize! LÜTFEN: “Kadınlarımıza “çiçek” muamelesi yapmayın! Ne Meclis vazodur ne kadın milletvekillerimiz o vazonun çiçekleridir! İşte örnek: Doğuş Derya.. O erkekler dünyası içinde bir kadın olarak değil, beğeniriz beğenmeyiz ama “bir milletvekili” olarak vardır hem de dişe diş çoğu zaman erkek vekil taifesini çıldırtırcasına muhalefeti ve çalışmalarıyla…

YILLARDIR: Meclisimizde niçin yeterince kadın milletvekili olmadığının tartışmasını” yaparız. Kotalar uydurur, ellerinden çekip vekil yaparız.

Oysa “kadının” bunlara hiç ihtiyacı olmaması gerekir.

Çünkü biliyorsunuz her erkek politikacımızın arkasında, yanında “itici gücü, propagandisti,

kapı kapı dolaşıp kocasını tanıtıp anlatıp seçmeden oy isteyen karısı kızları vardır… En güzel ve somut örneğidir:

Ülkeyi yirmi yıl gibi uzun süre yönetip yönlendiren Derviş Eroğlu’nun partisiyle birlikte seçimlerden hep başarılı çıkmasını en büyük destekçisi arkasındaki gücü olan eşi Meral hanımdı..

GERÇEK şudur: kadın, “kocası yakını” için değil, kendi için “politika” yapmaya başladığında bilin ki o kotayı kendi yaratacak kendi kazanacaktır..

Evet kadını aday olarak gösteriniz ama bırakınız ayakları üzerinde kendi yürüsün siz sürüklemeyin.

Buna alışmalıdır çünkü Meclis’te kadın milletvekillerimize gerçekten çok ihtiyacımız vardır…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.