BENİMKRİTERİMBELLİ...

Havadis Gazetesi - - NEWS -

düştüler...

Kalkınmayı unutalı çok oldu. Günü yaşar duruma geldik. Evine asgari ücret götüren mutlu oldu...

Herkesin eşit maaş aldığı yıllardan yarım yüzyıl sonra, halkın yüzde 70’inin açlık sınırında maaşa çalıştığı, geriye kalanın sefahat sürdüğü günlere geldik...

Etik, ahlak rafa kalktı. Temel insani değerlerimizin tümü siyasete kurban edildi.

Bu ülkenin geleceği, dış siyasi koşullar nedeniyle her zaman için belirsizdi. Halk yarınını bilemedi. Ama en azından içte bir parçacık istikrar vardı. Ya da öyle hissederdik. Çoktandır o da yok. Her gün “yok artık bu kadarı da olmaz” dediklerimizi görmeye, yaşamaya başladık...

Tek bir kesimi suçlamak istemem. Birinin bozduğunu, arkasından gelen düzeltmedi. Bozulanın keyfini çıkarttı, o da yararlandı. Sonra o başka bir şeyi bozdu, sonraki de onu takip etti.

İşte malum arsalar konusu bir örnek. İçişleri Bakanı Kutlu Evren doğru söylüyor. Geçmişte buna itiraz edenler, iktidara geldiklerinde kendileri de dağıttılar, hiç de şikayetleri olmadı...

Şu anda artık galiba eskilerin deyimiyle “istihap haddine” vardık. Bardak taşmak üzere.

Baksanıza, sadece seçim tarihinin belli olduğu günden bu yana, bine yakın arsa dağıttılar, bir o kadar da vatandaş yaptılar. En azından ‘seçim yasaklarının arifesinde duralım, ayıptır’ demediler.

Duyduğumda aklım durdu. Partilerinin aday adayını, seçim yasaklarının başlamasının arifesinde, devlette istihdam ettiler. Olmayan bürolara çifter çifter adam atadılar. İzinler, kiralamalar, ödenekler... Son Bakanlar Kurulu’nda sanki batan geminin mallarını dağıttılar... Utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan. Şimdi daha fazlasını yapmak için oy isteyecekler...

Bunlar ahlaki işler değil, tam aksine etik olmayan davranış türünün en uç örnekleri. Eskiden olmazdı böyle işler. Oluyor, yapılıyor... Ama bakın tepki, halktan önce kendi tabanlarından geldi. UBP’li gençler sokağa çıktılar. İstediklerini de aldılar. Kimsenin kendini garantide göremeyeceği bir seçim sistemini kabul ettirdiler...

UBP ve DP dışındaki diğer partilerde de gençleşme ve söylemler umut veriyor...

Bu seçim döneminde bu konuları daha çok yazacağız...

Ama şimdiden söyleyeyim, benim oyum, geçmişin siyasi, ekonomik ve sosyal her alanda istismarcı zihniyetini reddedenlere, kendi öz eleştirisini yapanlara ve tabii bu konuda güven verenlere olacak.

Bugün KKTC’nin 34. yıldönümü.

Cumhuriyetin Anayasası’nı hazırlayan, o muhteşem derinlikteki tartışmaları yapan insanlara layık bir Meclis profili görmek istiyorum artık...

Derdi kendisi ve partisi değil, “ülke” olan insanlardan oluşan bir Meclis ve o insanlardan oluşan bir hükümet... Bu kadar basit...

Umudum var mı? Evet var. Anahtar elimizde... İstersek yapabiliriz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.