BURALARDA “SİYASET” ANLAMINI YİTİRİYOR...

MEHMET MOREKET

Havadis Gazetesi - - NEWS -

Bir Türkiye seçimlerine bakıyorum, bir de bizimkine.

Belki karşılaştırmak yanlış olabilir.

Çünkü orada hem devletin başı seçilecek, hem parlamento...

Bizim burada ise, ha battı ha batıyor durumda belediyelere başkan ve meclis üyeleri...

O büyük propagandalar, o büyük vatandaş ilgisi de olmuyor buralarda. Acaba nedendir? Yani biz aylarca çöpleri toplanmayan kentlerde yaşadık, bir kaç yıl içinde belediyenin gelecek otuz yılını ipotek altına alındığını gördük ....

Dahası kapısına kilit vurulan, başkanı istifa etmiş belediyelerimiz var ....

Öyle istihdam, borçlanma, iktidar tarafından kayırılma, buralarda sıradan işler...

Alıştık artık... Onun için mi ilgi sıfır... Adayların ziyaretleri medyada çıkmasa, seçim olduğundan vatandaşın haberi bile olmayacak.

Çıkan da vaadler, yuvarlak laflar, sloganlar...

Yerel seçim olabilir, küçük toplumun “rengini belli etmeme” hastalığından muzdarip olabiliriz ama, bu kadar da ruhsuz bir seçim dönemi görmedim şimdiye kadar.

Sanki adaylar bile, mecburiyetten bu yola girmiş gibiler.

Bir kaçını dışta bırakırım. Ortaya koyduklarıyla ibresi az veya çok yukarı doğru olanlarla, ağzını açtığı anda konuya vakıf olduğunu, samimi olduğunu anladıklarımız...

Onun dışında, dişe dokunur proje bile gördüğümüz yok.

Konuşulanlar, ufku dar, vizyonu pek yok, gündelik işler...

Batmış, bitmiş bir belediyeye başkan olmaya aday çıkan birinin bile, elle tutulur bir kurtarma planı yok.

Tabii çok da fazla eleştiremiyoruz. Çünkü para yok... Bir aya yakın süredir her gün bir adayla program yaptık. Vatandaşın çoğundan fazla bilgi sahibi olduk. Bana öyle geliyor ki, bu seçimlerde adaylar sadece seçmen tarafından değil, partileri tarafından da yalnız bırakıldılar...

Bir kaç köyde toplantılara katılım dışında, Genel Merkezler ne propaganda, ne söylem, ne proje konusunda adayların çok da yanında değil. Öyle olunca da, herşey adayın kapasitesine kalıyor.

Bir parti biliyorum, “Seçimden yeni çıktık, paramız yok, adaylar kendi masraflarını kendileri karşılayacak” demekte...

Her neyse, toplum olarak buradakini bıraktık, Türkiye’deki seçimlere kilitlendik.

Ama be kardeşim, kilitlenmeyecek gibi de değil hani.

Arkalarında birer ordu halinde ekipleri var. Birbirlerini yakın markaja aldıkları gibi, proje de üretiyorlar, laf da üretiyorlar. Herkes birbirinin eksiğini, yanlışını hem güncelden, hem de tarihten örneklerle açık açık ortaya seriyor. Bir inanç var, bir kararlılık var...

Vatandaşın da bu yoğun propaganda karşısında ilgisiz kalması mümkün değil.

Ve bir tespitim daha var, siyasi partilerin bizim burada tek derdi, iktidar olmak.

Oysa Türkiye’de muhalefet de en az iktidar kadar çalışıyor...

Sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman.

Gündemi belirliyorlar, yapılan her yanlışın üstüne kanıtlarıyla gidiyorlar, ses getiriyorlar. Diyeceğim şu... Kıbrıs’ın kuzeyinde siyaset artık can sıkar hale geldi.

Sanki halk için, devletin iyiliği için değil de, birilerinin çıkarı için yapılıyor algısı yaygınlaştı.

İşte bakın, Meclis’in nisap meselesi. Tam bir fırsatçılık.

İktidar partileri çaresiz, verdikleri sözlerin altında ezilirken; muhalefet, iktidar partilerini sırf kötü göstermek adına Meclis’in toplanmasını engelliyor...

Sormak ayıp ama, siz kimin için siyaset yapıyorsunuz..?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.