İŞTE BELEDİYELERİMİZİN GELECEKTEKİ SAHİPLERİ

Havadis Gazetesi - - HABER -

İnsanı “kuruntularla umutsuzluklar” yer bitirir! Bir tahta kurdu gibi beyinleri kemirirlerken, iflah olmaz can sıkıntılarında çıkar canınız! İnsanın doğasında vardır, sevinmek kadar üzülmek, gülmek kadar ağlamak!

“Umutsuzlukları” çok yaşadık hâlâ yaşarken! Fakat ne diyordu o İngiliz atasözü? “Gecenin en karanlık anı güneş doğmadan öncesi an’dır!”

günlerde işte bu karanlık anı delen güneş huzmeleri gibi beyin hücrelerime giren aydınlık ferahlığı hissediyorum..

Nitekim bu kadar genç insanı, gencecik kızlarımızı bir arada görmedimdi. Hatta çocukları bile!

gündür yeni adaylar olarak belediye seçimlerinin propaganda maratonunda koşuşturuyorlar. Hepsi dal gibi üniversite mezunu genç kız ve erkekler… Ellerinde tomar tomar seçim bildirgeleri, tanıtım broşürleri, resimleri… Aralarında tek bir “suratsız, meymenetsiz, yaşlı insan yok… Kalantor enseli burjuva bozuntusu politikacı da yok…

en güzeli ne bilir misiniz? Bu genç insanlar geleceğin Mağusa’sına kentlerine Mağusa’ya sahiplik koyuyorlar. “Biz yaparız, başarırız” diyorlar. Mahalle mahalle, kapı kapı dolaşıyorlar..

İşte “yarınlarımız” diyorum. Umutlanıyor, tüm “karaları” silkip atıyorum kafamdan.. Ki bugünün KKTC’sini yaratan da dünün böylesi genç insanlarıydı.. 1960’lardan sonra Türkiye üniversitelerinden mezun olup küme küme geliyorlardı memlekete.. Ve devleti kuruyorlardı hem de İngiliz’e ve Rum’a karşı!

o yılların heyecanını görüyorum. “Memleketi kentlerimizi biz aydınlatacak biz hazırlayacağız yarınlara” diyen bir genç kuşak yetişmiş.. Hem de bu kez kendi üniversitelerimizden.. Bunun ne büyük bir toplumsal devinim olduğunu, bir varoluş mücadelesi olduğunu kesinlikle görmemiz alkışlamamız, kutlamamız gerekir…

*** “yerel yönetimler” seçimlerine. 190 bin 754 seçmen oy kullanacakmış. Bu sayı ayni zamanda nüfus artışımızın da ispatı. 500 yüz bin kişilik bir “ulusal halk” oluyoruz. Rum tarafı bu nüfus artışını görmek istemese de biz görmek zorundayız. Çünkü diğer tüm sorunlarda olduğu gibi bu nüfus artışına uygun bir makro ekonomik plan program henüz yapılmadı. “Kader kısmet” tevekküllünde “yaratan Allah rızkını da verir” diyoruz! Sanki mevcutlara vermiş gibi!

bu yönden de önemlidirler. Çünkü bu artan nüfusa “yaşanabilir,” altyapı yönünden güvenilir dolayısıyla huzurlu “yerleşim olanakları sunmak zorundadırlar. “Temiz ve tertipli… Aydınlık ve düzenli… Güzel ve faydalı…” Oysa belediyelerin asli işleri olan bu hizmetler gitgide “hayalhanelerde” bile yaşatılması mümkün olmayan uzak erişimler haline geldiler.. Ve maalesef artık belediyelerimiz (Allah bundan da razı olsun dediğimizce) haftanın rutin günlerinde kapı önlerinden çöplerimizi toplayan “çöpçülere” dönüştüler!

göreve gelecekler yahut göreve devam edecekler gitgide artan ihtiyaçların nasıl üstesinden gelecekler bilmiyorum... Ancak yeni kuşak bu gençlere güveniyorum…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.