Açlıktan öldü

İnsanlığın yaşam alanlarını yok ettiği, nesli tehlike altında olan yavru Akdeniz Fok’u yaşama tutunmak için Kıbrıs kıyılarına sığındı ancak sonu hüsran oldu

Havadis Gazetesi - - FRONT PAGE - Eniz ORAKCIOĞLU

SAYILARI AZALIYOR:

Akdeniz Foklarının nesli tükenmek üzere. Lefke Turizm Derneği Başkanı Karlıtaş ve Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Sarpten, tüm Akdeniz’de sayıları 700 civarında olan fokların Kıbrıs açıklarında ise birkaç fok ailesinin kaldığına dikkati çekti

“MÜDAHALEYE İZİN VERİLMEDİ”:

Yaban Hayat Rehabilitasyon Uzmanı Basat: Avrupa’ya örnek olan bir kurtarma ve rehabilitasyon merkezimiz var ama yardım bekleyen küçük foka müdahalemize izin verilmedi. Büyük ihtimalle açlıktan öldü

SAYILARI AZALIYOR: Akdeniz Foklarının nesli tükenmek üzere. Lefke Turizm Derneği Başkanı Karlıtaş ve Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Sarpten, tüm Akdeniz’de sayıları 700 civarında olan fokların Kıbrıs açıklarında ise birkaç fok ailesinin kaldığına dikkati çekti

Yeşilırmak ve Karpaz sahillerinde olduğu bilinen ve araştırmalarla da ispatlanan az sayıdaki fok ailesinin yavrularından biri geçtiğimiz gün hayatını kaybetti. Seyrek de olsa sahillerde görülebilen fokların bir tanesi Cuma günü Gemikonağı kıyılarında görüldü ve objektiflere yansıdı. Birkaç gün sonra ise aynı yavru fokun ölü bedeni kıyıya vurdu.

Karlıtaş: Her şeye rağmen varlıklarını devam ettiriyorlar

Lefke Turizm Derneği Başkanı Hasan Karlıtaş, Akdeniz Foklarının sayıları az da olsa Yeşilırmak, Yedidalga ve Gemikonağı sahillerinde zaman zaman göründüğünün altını çizerek, geçtiğimiz günlerde ve Gemikonağı sahiline göründüğünü ve objektiflere yakalandığını belirtti.

Küçük fokun kendilerine umut olduğunu çünkü her şeye rağmen varlıklarını devam ettirdiklerini söyleyen Karlıtaş, 10-15 sene önce 3-4 tane fokun Yeşilırmak’ta bir mağara içerisinde tespit edildiğini anımsattı.

“Foklar koruma altına alınmalı”

Karlıtaş, Karpaz Sahillerinde de çok az sayıda fok yaşadığının altını çizerek, Gemikonağı’nda görülen fokun ise muhtemelen yıllar önce görülen fok ailesinin yavrusu olduğunu aktardı.

Fok’u gördükten birkaç gün sonra bir arkadaşının kendisine Gemikonağı Sahiline vuran ölmüş bir fok resmi attığını da aktaran Karlıtaş, fokların az sayıda olmasından dolayı koruma altına alınması gerektiğini de belirtti.

Basat: Coğrafyamızda en korunması gereken hayvan foklar

Taşkent Doğa Park Direktörü, Yaban Hayat Rehabilitasyon Uzmanı Kemal Basat, Foklardan bütün Akdeniz’de 700 civarı kaldığının altını çizerek, bizim coğrafyamızın en tehlike altında kalan ve en korunması gereken hayvanın ise foklar olduğu belirtti.

2017 ve 2018 yılında toplam 700-800 yaban hayvanına bilimsel müdahalede bulunduklarını söyleyen Basat, bu hayvanları kurtarıp, rehabilite ettiklerini ve tekrardan doğaya bıraktıklarını aktardı. Fokun Gemikonağı’nda kıyıya vurduğunda, Çevre Koruma Dairesine ve kendilerine bildirilmediğini söyleyen Basat, derneğin birinin sahile gelen foka müdahale etmeye çalıştığı bilgisini aldıklarını kaydetti.

Haberi alır almaz yetkili kurum olarak müdahalede bulunmak istediklerini belirten Basat, müdahale etmelerine engel olunmaya çalışıldığını vurguladı.

Çevre Koruma Dairesi ile bütün hayvanlarla ilgili yetkilendirme anlaşmaları olduğunu sözlerine ekleyen Basat, olay yerine giderek insanlarla görüştük-

lerini söyledi.

“Bir hastalıkta tüm fok popülasyonunu kaybetme tehlikesi var”

Gemikonağı’nda olayın gerçekleştiği yer olan limanda hasta bir köpek tespit ettiklerini belirten Basat, köpeğin yüzde 92 oranında öldürücü olan distemper olduğunu tespit ettiklerini ifade etti.

Bu hastalığın köpekten foka da bulaşabileceğini vurgulayan Basat, o limanda fokun 2 kez görüldüğünün tespit edildiğini aktararak, bunun ciddi bir müdahale sebebi olduğu üzerinde durduklarını kaydetti.

Fok yavrusuna distemper bulaşmış olma ihtimalinde, yavrudan annesine ve diğer foklara da bulaşabileceğini söyleyerek, bununda adadaki fok popülasyonunu tamamen kaybetme anlamına geldiğini vurguladı. Bunun üzerinde durduklarını, köpeğe yapılan testlerin pozitif çıktığını söyleyen Basat, fokun göründüğü limandaki bütün balıkçıların, köpeğe ve foka müdahale etiklerini belirtti.

“Fok acı çeke çeke açlıktan öldü”

Fokun büyük ihtimalle açlıktan öldüğünü söyleyen Basat, yaptıkları araştırmalarda fokun annesi ile görülmediğini, yavrunun ve annesi olduğu düşünülen bir fokun ayrı ayrı görüldüğünü aktardı.

Bu hayvanın aç olduğunu yetkili kurumlara bildirdiğini, onların ise aç olmuş olsaydı 4 gün yaşamazdı şeklinde cevap verdiğini sözlerine ekleyen Basat, fokun açlıktan öldüğünü kaydetti. Bir hayvanın aç olup olmadığını tespit edemeyecek kadar aciz bir şekilde hiçbir şey yapmadıklarını ve hayvanın acı çekerek ölmesine izin verildiğini vurgulayan Basat, müdahalede bulunmayı çok istediklerini, bilgi ve belgelerle Tarım Bakanlığı müsteşarı ile de görüştüklerini ifade etti. Tarım Bakanlığı Müsteşarının yıllardır foklar üzerine araştırma yaptıklarını söylediğini aktaran Basat, bu işin bir araştırma işi olmadığını ve kurtarma ile rehabilitasyon işi olduğunu belirtti.

“Müdahale etmemize izin verilmiyor”

Şu anda yaban hayvan kurtarma veya fokları koruma anlamında bir eksiklikleri olmadığının altını çizen Basat, ülkemizde sadece KKTC’de değil bütün Avrupa’ya örnek olan bir kurtarma ve rehabilitasyon merkezimiz olduğunu ama adada kurtarılması gereken bir hayvan varken, bu hayvana gerekli müdahalenin yapılmamasına izin verilmemesinin olayı anlamsız kıldığını vurguladı.

İnsanlığın yaşam alanlarını yok ettiği, nesli tehlike altında olan yavru Akdeniz Fok’u yaşama tutunmak için Kıbrıs kıyılarına sığındı ancak sonu hüsran oldu

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.