Cumhurbaşkanlığı kazanı kaynamaya başladı

Havadis Gazetesi - - ÖN SAYFA - Başaran Düzgün yazdı /

Bugünlerde sıkça söylenen şudur;

“Kudret Özersay hükümeti bozacak, UBP ile koalisyon kuracak ve sağın ortak adayı olarak cumhurbaşkanlığına yürüyecek…”

Bu iddiayı öne sürenler Özersay’ın “hükümet yerinde ve görevindedir, hiçbir sorun yoktur” dememesini bir kanıt olarak ileri sürüyorlar.

“Niyet okuma” babında, Özersay’ın son günlerde yaptığı açıklamalarda, net bir şekilde böylesi bir cümle kullanmaması bu tartışmalara yol açmış olabilir.

Bu köşenin yazarının “niyet okuyucu” olmadığını bu köşenin okurları çok iyi bilirler.

Fakat, Özersay’ın Hüseyin Özgürgünsüz bir UBP ile ortak cumhurbaşkanı adayı olması için flört etmesi kulağa hoş geliyor.

Geri kalanları bilemem ama HP’li kurmayların ve bizatihi Özersay’ın kendisinin kulağına hoş geldiği aşikardır.

Son yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Özersay’ın aldığı oy oranı kuşkusuz ki kendisi için teşvik edicidir.

Ekstra teşvik ise şu anda Başbakan Yardımcısı olması ve hükümetin akıbetini belirleyecek konumda bulunmasıdır.

Dolayısı ile bu konu

sanırım önümüzdeki dönemde üzerinde tartışma kaldırır vaziyettedir.

Fakat bilinmelidir ki UBP’nin yeni başkanı Ersin Tatar ve Kudret Özersay belirleyici olamayacaklardır.

Çünkü başka güçlü aktörler de vardır.

Peki kimdir bu aktörler?

*** Birincisi, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CTP’nin adayı olan Sibel Siber.

Sibel Siber’in milletvekilliğini bırakmasına rağmen politikada elinieteğini çekmedi.

Kıbrıs sorunuyla ilgili sık sık açıklamalar yaparak Rum yönetimini eleştirmenin yanında Cumhurbaşkanı Akıncı’ya da eleştirilerini sakınmamaktadır.

Daya dün yaptığı açıklamada Akıncı’ya yönelik olarak “Federasyondan başka birşey görüşmem” demek aslında sadece bu statükoya hizmet etmektir” şeklinde ağır bir ithamda bulundu.

Sibel Siber belli ki Kudret Özersay’ın da alanına giren, federasyon karşıtı sağ oylara göz kırpıyor.

Aynı kitleden oy devşirmeye çalışıyor.

***

Peki, tüm bunlar yeni dönem cumhurbaşkanını belirleyecek unsurlar mıdır? Kesinlikle hayır.

Bir kere UBP “hükümet bazmosuyla” kandırılacak bir parti değildir.

Kudret Özersay’dan önce Serdar Denktaş çoktan UBP tabanını “bazmoladı.”

İkincisi, Hüseyin Özgürgün’ün gitmesiyle üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun UBP üstündeki eli güçlendi.

Elbette söyleyeceği söz, vereceği karar etkili olacaktır.

Belki de yeniden aday olmak isteyecektir.

Bunlardan daha önemlisi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tavrıdır.

Gördüğüm kadarıyla Cumhurbaşkanı Akıncı bir dönem daha devam etmek arzusundadır.

Ve bu arzusu belirleyici olacaktır.

*** Benim son öngörüm; Mehmet Ali Talat hiç birinin fark etmediği bir şekilde eskilerin deyimi ile “sessiz ve derinden” çalışmaktadır.

Sorulduğunda mütevazı bir şekilde “yok yahu” demektedir ama Tufan Erhürman başkanlığındaki CTP’nin tam destek vereceği bir aday olarak ortaya çıkabilir.

Çıkabilir ve tüm dengeleri değiştirebilir.

Bu da benim naçizane “niyet okumamdır.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.