MHP'li Günal: 'AKP'nin hukuku adaleti yok etti'

Akdeniz Haber - - Gündem -

dalet Bakanlýðý'nýn 2014 Yýlý Bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapýlan görüþmeleri esnasýnda söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet Günal; hukukun meþru savunma hakkýný savunma suçu haline getirdiðini belirtti ve "adalet mülkün temelidir" sözündeki mülkün mal deðil, devlet olduðunu söyledi. Henüz soruþturma aþamasýndaki iddianame bilgilerinin medyada yer aldýðýný ve savcýlarýn görevinin yapmadýðýný belirten Günal, UYAP sisteminde sýzýntý olup olmadýðýný sordu. HSYK'yý yeniden yapýlandýran ve siyasileþtiren AKP hükümetinin, iþine gelmeyince yeniden bölmeye çalýþtýðýný ve hakimlik sýnavlarýnda da yandaþlarý kayýrdýðýný söyledi. Günal ayrýca, YSK'nýn oy pusulalarýný ihalesiz bastýrmasýný eleþtirdi ve geçen seçimlerde fazla bastýrýlan pusulalarýn ve kayýp seçmenlerin hesabýný vermeyen YSK'ya artýk güven kalmadýðýný söyledi.

"ADALET MÜLKÜN TEMELÝDÝR!" AMA MÜLK MAL DEÐÝL, DEVLETTÝR! Günal'ýn konuþmasýnýn özeti þöyle: Maalesef, sözün bittiði yere geldik. Adalet Bakanlýðý olarak önünüzde çok ciddi sorunlar var ama ben iþin esasýndan baþlayacaðým. Frederic Bastiat'ýn "Hukuk" adlý kitabýnýn baþýnda bir deðerlendirme var. Diyor ki: "Hukuk, doðal bir meþru müdafaa hakkýnýn organizasyonudur, ortak bir gücü bireysel güçlerin yerine geçirme organizasyonudur. Söz konusu ortak gücün amacý, sadece bireysel güçlerin doðal ve meþru olarak yapmaya hakký olduðu þeyleri yapmakla sýnýrlanmýþtýr yani kiþilik, özgürlük, mülkiyet haklarýný korumak ve adaletin hepimize hükmetmesini saðlamak." Aþaðýda hukukun yozlaþmasýyla ilgili bir kýsým var, orada diyor ki: "Maalesef, hukuk, kendi özel iþlevinin çizdiði çerçevede tutunmak bir yana, temel amacýndan tamamen ters istikametlere saptýrýlmýþ ve hatta kendisini yok etmek için kullanýlmýþtýr. Bu yüzdendir ki hukuk, kendisinden korumasýný beklediðimiz adaleti yok etmeye, saygýlý olmasý gereken haklarý da sýnýrlamaya, hatta tahrip etmeye yöneltilmiþtir. Hukuk, kolektif gücü, hiçbir risk ve sorumluluk yüklenmeden baþkalarýnýn kiþilik, özgürlük ve mülkiyet haklarýný istismar edenlerin eline terk etmiþtir. Hukuk, yaðmacýlýðý önleme iþlevini yaðmalama hakkýna dönüþtürürken, meþru savunma hakkýný da savunma suçu hâline getirmiþtir." Yani, hukuktaki yozlaþmayý söylüyor. Ne zaman? 1800'lerde söylüyor. Ben bunu okuduðum zaman, bir anda bu günümüz Türkiye'sinde zannettim. Biz diyoruz ki: "Et kokarsa tuz." Peki, tuz kokarsa ne yapacaðýz? Yani, bunun çaresi var mý? "Adalet mülkün temelidir." diyoruz ama garip bir þekilde "mülk" deyince bunu mal mülk olarak anlýyoruz. Bakanlýðýn getirdiði kitaplara bakýyorum, maþallah "Adalet Saraylarý" yeni yapýlmýþ ama peki içi ne olacak? Hâkimlerin durumu ne olacak? Burada da mal anlamýndaki mülk kýsmý ön plana çýkmýþ. Oysa mülk devletin, temel haklarýn, kiþisel haklarýn temeli olarak görülmesi lazým. UYAP'TA BÝR DELÝK MÝ VAR? ÝDDÝANAMELER NASIL MEDYADA YER

ALIYOR? Adalet saraylarýyla övünelim, onlar da lazým, ekonomik, sosyal þartlarý olsun ama verilen kararlar da toplum vicdanýnda sorgulanmasýn istiyoruz. Henüz daha soruþturma aþamasýnda olan bir þeyin dosyalarý, sanýk avukatlarý istediðinde bile verilmeyen ekleri nasýl faþ edilip de basýnda yer alabilir? Hiçbir basýn savcýsý yok mu? Bunlarla ilgili bir soruþturma açýlýyor mu? Henüz daha hiç kimsenin bilmediði, savunma avukatlarýnýn eline geçmeyen, iddianamedeki þeyler, polis aþamasýnda ya da yargý aþamasýnda sýzýyor. "UYAP'ta bir delik mi var?" Soruþturma yapýldý mý hiç? Ne oluyor, birileri virüs sokup mu alýyor? Maalesef burada "Adalet mülkün temelidir." sözünü yanlýþ anladýðýmýz ortaya çýkýyor. HAKÝMLÝK SINAVLARINDA YANDAÞLAR KAYIRILIYOR! Bir taraftan Anayasa Mahkemesini, bir taraftan YSK'yý yeniden yapýlandýrdýnýz. Þimdi, iþinize gelmediði zaman þikâyet ediyorsunuz. Yok, hâkimler ayrý olsun, savcýlar ayrý olsun dediniz. Ne yapalým þimdi? Yani mesele bunlarý ayýrmak mý, yoksa aynen dershane meselesinde olduðu gibi kapatalým mý açalým mý meselesi mi? Peki, dershane ihtiyacý kalkmadan nasýl yapacaðýz? Benzer þekilde hâkimlerin karar verme yollarýný kolaylaþtýrmadan, ortamlarýný saðlamadan, dosya sayýlarýný azaltmadan, onlara uzmanlýk alaný belirlemeden nasýl birikmiþ dosyalarý eriteceðiz? Onun için de hâkim yetiþtirmemiz lazým. Ama çözümü avukatlýktan hakimliðe geçirmekte bulmuþ gibisiniz. Çünkü bir ilimizde olan sýnavda önceki sýnavda AKP il yöneticisi olduðu söylenen 40 puan alan birkaç tane hakim adayý sonraki sýnavda organize bir þekilde 90 küsur puan olarak hâkim olduðu söyleniyor. Adalet Bakaný'na soru önergesi ile bunun doðruluðunu sorduk ama tabiki cevap gelmedi! Þimdi soruyorum hakim alýmýna da mý bir þey karýþtý? ÖSYM'nin sýnavlarýnda alýþtýk; sürekli olarak akrabalar giriyor, bir örgütlenme yapýyorlar. YSK KAYIP SEÇMENLERÝN

VE KAYIP OY PUSULALARININ HESABINI VERSÝN! Öyle bir hâle gelmiþiz ki sadece burada deðil, daha önemli olan bir husus var. Ýçiþleri Bakanýmýza sordum, tatmin edici bir þey alamadým. Adalet Bakanýný ilgilendiren kýsmý daha aðýr çünkü YSK bir seçim yargýsý. Seçimler var önümüzde ama orada da güvenirliliðimiz kaybolmuþ durumda. "Niye öyle söylüyorsun?" diyeceksiniz. Ayrýntýlý bir araþtýrma yaptým, raporunu da yakýnda kamuoyuna açýklayacaðým ama bütün seçmen ve nüfus artýþlarýna Cumhuriyet tarihinden bu tarafa baktýk; normal nüfus trendleri belli, TÜÝK'in açýklamalarý belli. Enteresan bir þekilde, bunlar konuþulmasýna raðmen yurt dýþý seçimleriyle ilgili karar alýndý yani elçiliklerde oy kullanmayla ilgili. Artý, geçtiðimiz hafta güya Kamu Ýhale Kanunu'nda deðiþiklik yaparak oy pusulalarýnýn ihalesiz basýmýyla ilgili YSK yeniden yetki aldý. Þimdi, ortada milyonlarca kayýp oy pusulasý konuþulurken, bu konularda açýklýk gelmezken yurt dýþýndaki büyükelçiliklerde bu seçim nasýl yapýlacak? Bir hafta boyunca o sandýklardaki oylarý kime emanet edeceðiz? Biz parti olarak nasýl müþahit oraya göndereceðiz? Bunlarýn hiçbirisi düþünülmeden hareket ediliyor! SEÇÝMLERÝ GÜVENLÝ OLMAYAN ÜLKEDE DEMOKRASÝ OLMAZ! Ortada kayýp oy pusulalarý da var, ortada kayýp seçmen var, ortada kayýp nüfus var. Þimdi dikkatinize enteresan bir þey sunuyorum: 2007'de nüfus ADNKS göre 70,5 milyon , Nüfus Vatandaþlýk Ýþlerinde 2006'da 75 milyon, MERNÝS'te 74,5 milyon. 22 Temmuz 2007 seçiminde 18 yaþ üstü toplam kayýtlý seçmen nüfusu YSK'nýn 42 milyon 800 bin, Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi'nin 47 milyon. Yani vatandaþýnýn ölüsünü, dirisini sayamayan, seçmenini tespit edemeyen bir devletle biz hâlâ ileri demokrasiden bahsediyoruz.

Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet

Günal

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.