Zehirsiz Bir Bahar

Baharla birlikte tarlada işler de başladı. Ama ne yazık ki dünyada tarım alanlarına her yıl yüz binlerce ton pestisit veriliyor, topraklar verimlilik adına zehirleniyor. Oysa kimyasallar yerine ekolojik yöntemleri kullanarak sonuç almak mümkün.

Atlas - - İçİndekİler -

Soba başında geçen dondurucu kış günlerinden sonra kuşlar, kelebekler, akrepler, yılanlar gibi biz de rehavetimizden sıyrılıp bahar hazırlıkları için araziye çıkıyoruz. Ağaçları tomurcuklanmadan budamak, aşılarını yapmak, hastalıkları ve bitkiler için zararlı olabilecek böcekleri uzaklaştırmak için doğal ilaçlar hazırlamak, bahar yağmurları başlamadan toprağı gübrelemek, yazlık sebze tohumlarını seraya ekmek gibi işler, bedenimizdeki uyuşukluğu alıp götürüyor.

Bütün bu işleri yaparken zaman zaman çiftçi komşularımız bize el veriyor. Bahar yağmurları başlarken toprağın ihtiyaç duyduğu azot için araziye köklerinde azot bağlayan bakla ve fiğ ekiyoruz. Ekim sırasında komşumuz Ersan’dan yardım alıyorum. Çalışırken Ersan’ın parmaklarındaki yaralar dikkatimi çekiyor. Tırnakları kırılmış, parmak uçları şiş, mosmor... “Ne oldu?” diyorum. “Alerji” deyip geçiştiriyor. “Doktora gittin mi?” diye sorunca anlatıyor: “Üç doktora gittim. İlkinin verdiği ilaçlar işe yaramadı. Yine gittim. Bu kez başka kremler verdi. Onlar da fayda etmedi. Ben de başka doktora gitim. Ellerimi görür görmez çiftçi olduğumu anladı, ilaç atarken neden eldiven kullanmadığımı sordu. Meğer zirai ilaçtan olmuş bu yaralar. Eldiven kullanmamı söyledi, birkaç ilaç verdi. Şimdi onları kullanıyorum. Bu iyileşmiş hali; çok daha kötüydü.”

O tohum atmaya devam ederken, Ersan’ın parmaklarında yaralara yol açan tarım ilaçlarının, gıdalar yoluyla bedenimize ne tür zararlar verdiğini düşünüyorum.

Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre her yıl yaklaşık 3 milyon kişi sentetik tarım ilaçları (pestisit) zehirlenmesine maruz kalıyor; 250 bin kişi pestisitler nedeniyle zehirlenerek yaşamını yitiriyor.

Pestisitlerin hastalık yapıcı etkileri konusunda pek çok araştırma var. Örneğin, Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu, Türkiye’de de yaygın olarak kullanılan ot ilacı etken maddesi “glifosat”ın, insanlarda muhtemelen kanser yaptığını açıkladı. “Muhtemelen kanser yapar” ifadesinin nedeni, hayvanlarda bu sonuca ulaşılmış olması, ama insanlarda deney yapılamaması. Tarımda kullanılan kimyasallar konusunda araştırmaları bulunan Prof. Dr. Nafiz Delen, Türkiye’de yoğun olarak kullanılan bazı mantar ilaçlarının parçalandığında ortaya çıkan maddelerin, tiroid kanseri yapabildiğini belirtiyor. Uzun yıllardır gıda kimyasalları üzerine çalışan Dr. Bülent Şık ise Türkiye’de böcek ilacı olarak kullanılan Klorpirifos’un (Chlorpyrifos), beyin, omurilik, motor gelişim ve bilişsel yetenekler üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söylüyor. Bu ilaç AB ülkelerinden sonra 2016 Nisan’ında Türkiye’de de yasaklandı, ancak Dr. Şık’ın araştırmaları, ilacın Türkiye’de hâlâ kullanıldığını kanıtlıyor. Klorpirifos içerdiği için Türkiye’ye geri gönderilen ihraç gıda ürünleri kayıtlarında, 2016 Mayıs ile 2017 Şubat arasında armut, biber ve limonun bulunduğu 38 ürün var.

EKOLOJİK TARIM TÜRKİYE’Yİ BESLER

Sentetik tarım ilaçları toprağı canlı tutan ve bitkiler için gerekli minerallerin azalmasına, yararlı mikroorganizmaların, böceklerin, kuşların ölümüne neden oluyor. Bu ilaçlar yeraltı ve yerüstü sularına karışarak su varlığını tehdit ediyor, kirliliğin yayılmasına yol açıyor.

Her yıl yeryüzüne yüz binlerce ton pestisit veriliyor. Üstelik kullanılan pestisitlerin bazıları, böcek ve yabancı otların bağışıklık kazanması nedeniyle artık işe de yaramıyor. Topraklar verimlilik adına giderek zehirleniyor, fakirleşiyor. Bereketini, canlılığını yitiren bu topraklarda kimyasalların desteğiyle yetişen gıdalar sunileşiyor, besleyiciliğini yitiriyor, hasta ediyor. Oysa tarımın binlerce yıllık tarihinde pestisitler son 70 yıldır varlık gösteriyor. Peki, sentetik kimyasal kullanmadan verim almak mümkün değil mi?

Yonca Demir ve Bulut Arslan’ın “Ekolojik tarım Türkiye’yi besler mi?” araştırması bu sorunun yanıtını veriyor. Araştırmaya göre Türkiye nüfusunu, zararlı hiçbir kimyasalın kullanılmadığı ekolojik tarım ürünleriyle beslemek

mümkün. Hatta bunun için Türkiye’deki ekilebilir alanların sadece yüzde 50’sini kullanmak yeterli. Meralar da hayvansal üretim için bırakılabiliyor.

Tohum ekimini tamamladıktan sonra Ersan’a soruyorum. “Bu ilaçları kullanmasan ne olur?” Biraz sıkılarak yanıtlıyor: “Eskiden bu kadar hastalık yoktu, otları da çapalardık. Şimdi ilaç kullanıyoruz ama hastalık arttı; ot yolacak adam da yok, zaman da. Alıştık bir kere kolaya...”

Buna karşın günümüzde kimyasalların zararlı etkilerini fark ederek doğanın ritmine uygun ekim ve hasat yapan çiftçilerin sayısı giderek artıyor. Doğa dostu tarım yöntemlerini kullanan çiftçiler, hastalık ve zararlılarla mücadele için sentetik ilaçlar yerine ısırgan otu suyu, kül, kireç gibi doğal preparatlar hazırlıyor; otlarla mücadele etmek yerine onları toprakta su tutan ya da sistemi besleyen destek mekanizmaları olarak kullanıyor, toprağı hayvan gübresi, kompost, ya da azot bağlayan bitkilerle zenginleştiriyor ve kimyasallar olmadan da yeterince gıda üretebiliyorlar.

Sentetik ilaç ve gübrelerin kullanıldığı konvansiyonel tarımın, gerçek gıdayı, canlı toprağı, temiz suyu ve sağlığımızı kaybetmek gibi ağır bedelleri olabiliyor. Bu bedeli ödememek elimizde ve tamamen seçimlerimize bağlı. Çevre ve sağlığa yönelik gerçek maliyetleri fark edenler, doğa dostu yöntemlerle yetiştirilmiş ürünleri tercih ediyor ve bu yöntemlerle tarım yapan çiftçileri destekliyorlar. İnsana ve doğal varlıklara zarar vermeden üretilen organik ürünlerin yanı sıra, mevsiminde yetişen gıdayı tercih ederek ya da nasıl üretildiği ve içeriğinden emin olamadığımız hazır gıdalar yerine, yoğurttan ekmeğe pek çok yiyeceği evimizde üreterek bu bedeli azaltmak mümkün. Çünkü tabağımızdaki yemek geleceğimizi belirliyor

Birçok çiftçi tarımda kimyasal kullanımını terk ederek ekolojik yöntemleri tercih ediyor. Ersöz ailesi Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesinde, Acıgöl’ün kıyısında geleneksel tarım yöntemlerini sürdürüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.