Özgürlüğe koşmak

Türkiye’nin dört bir yanında, halk arasında “yılkı” adı verilen başıboş atlar koşuyor. Bunların önemli bir bölümü Kapadokya’da, özellikle Kayseri’nin Hacılar ilçesinde. Bir zamanlar sayıları on binlerle ifade edilen bu özgür atlar ne yazık ki yaşam alanla

Atlas - - İçİndekİler - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: SERKAN OCAK

Türkiye’nin dört bir yanında, halk arasında “yılkı” adı verilen başıboş atlar koşuyor.

Hayatımda birkaç kez ata binmiştim ancak binicilik kariyerim kısa turlardan öteye geçmemişti. İlk kez dörtnala at sürdüm. Üstelik yanımda 400 özgür atla birlikte. Meğer dünyanın en muhteşem duygusuymuş… Kayseri’nin Hacılar ilçesi, Türkiye’de yılkı atlarının en çok bulunduğu yerlerden biri. Çünkü artık burada bir çiftlik kurulmuş. “Yılkı”, gece gündüz doğada bulunmak anlamına geliyor. Yılda belirli bir dönem kullanılıp doğaya tekrar salınan atlara verilen genel bir ad. Köylüler kimi zaman maddi nedenlerle, kimi zaman da iş göremezlikten dolayı bırakıyor atları doğaya. Bir süre sonra bu atlar doğaya tam olarak uyum sağlamaya, vahşileşmeye başlıyor. Bir anlamda özgürleşiyorlar.

Türkiye’nin birçok yerinde yılkı atları var. Manisa Spil Dağı, Afyon Sorgun, Karaman, Sinop, Sivas... En yaygın olduğu yerlerin başındaysa Nevşehir ve Kayseri çevresi, “güzel atlar diyarı” anlamına geldiği söylenen Kapadokya geliyor. Burada turistlik amaçlı bazı girişimler mevcut. Özellikle çiftliklerden biri, Türkiye’de

at sayısı bakımından önemli bir noktada. Kayseri Hacılar’a bağlı Hürmetçi Mahallesi’nde “Ali Dayı” olarak tanınan Ali Kemer’in çiftliği... Burada yaklaşık 400 at bulunuyor.

Atları çoğaltmaya çalıştıklarını ancak doğanın tersini yaptığını söyleyen Ali Dayı, bu işi çok sevdiğini ve 30 yıldır sürdürdüğünü ancak, hak ettikleri desteği alamadıklarını anlatıyor: “Hayvanların sayısı her yıl azalıyor. Çünkü sanayi buralara kadar geldi. Doğada yaşam alanı bulamıyor atlar. Biz bakmaya çalışıyoruz, ancak sevgi bir yere kadar. Desteğe ihtiyacımız var. Su içecek yeri bile yok bu atların. Elimizle su içiriyoruz.

Buradaki dereye fabrikalar atık bırakıyor. Devletten destek bekliyoruz.”

Kayseri Rahvan Atları Derneği’nden Soner Demir ise bölgede nalbantlık yapıyor. Yılkı atları konusunda da oldukça bilgi sahibi. Demir’in anlattığına göre, Kapadokya bölgesinde 10 bin dolayında yılkı atı var. “Daha önce sayı çok daha fazlaydı. Sanayileşme, kentleşme nedeniyle atların yaşam alanları her geçen gün daraldı. Üstelik zorlu kış şartları da atların yok olmasına yol açtı.”

Demir’in söylediği şu sözlerse son derece önemli: “At sırtında doğup ölen nesillerin torunlarıyız. Atlara ilgi artıyor, ancak çok bilinçli bir planlama yapılmıyor. Avrupa’da atçılık bilimi bölümleri var. Bizim de aslında her türlü olanağımız var, ancak harekete geçmemiz gerekiyor.”

HEPSİ YABANİ DEĞİL

WWF Türkiye Yaban Hayatı Danışmanı Ahmet Emre Kütükçü yılkı atlarının yaşadığı güçlükleri şöyle anlatıyor: “Yılkı atlarının tümü yaban hayvanı değil. Sadece bir türü var, onun dışındaki tüm atlar yabani statüsüne girmiyor. Çoğu yerde bu atlara araçlar çarpıyor. Kuşadası Dilek Yarımadası’nda geyik yerleştirdikleri için oradaki atların çoğu öldürüldü. Kurtlar da bu atların doğal düşmanı. Arazide çoğalıp büyüse de belli bir yaşam alanına ihtiyaç duyuyorlar. Sayıları azalıyor. Kış şartlarına karşı doğada birkaç nesil direnen hayvanlar araziye uyum sağlayabiliyor. Vücut aktivitelerini düşürüp kışı atlatabiliyorlar. Ancak çoğu da kış şartlarının üstesinden gelemiyor. Sert geçen kış dönemleri yılkı atlarının ölümüne neden oluyor.”

Atları doğal ortamlarında yakalamak çok zor. Çünkü hayvanlar insanları yanına yaklaştırmıyor. En iyi alternatif çiftlikler. Son yıllarda yılkı atlarına turistlerin ilgisi arttı. Özellikle fotoğraf grupları bu atları çekmeye gidiyor. Fotoğraf turları rehberi Faruk Akbaş, 1980’lerden bu yana yılkı atlarının fotoğraflarını çektiğini belirterek, özellikle bu konunun turizme kazandırılması gerektiğini anlatıyor: “Eskiden fotoğraf çeken kimse bulamıyorduk ancak şu anda çok fazla talep var. Türkiye bu konuda çok şanslı. Avrupa’da bu kadar yaygın değil. Fransa’da Roman ailelerin işlettiği bu tür yerler var. Bizim gibi bir de Asya ülkeleri var. Türkiye’de bu kadar organize başka yer yok. Dağlarda küçük sürüler görebilirsiniz ancak yanına gidemediğiniz için buradaki gibi güzel fotoğraflar çekemeyebilirsiniz…”

Türkiye’de bu kadar yüksek sayıda yılkı atını Kayseri’ye bağlı Hacılar’daki Ali Kemer’in çiftliğinden başka bir yerde görmek mümkün değil.

Yılkı atlarına turistlerin ilgisi her yıl artıyor, ama atların sayıları her yıl azalıyor. Fotoğrafçılar için atları doğal ortamlarında yakalamak çok zor. Çünkü hayvanlar insanları yanına yaklaştırmıyor.

Sürüdeki bir günlük taylar bile annelerinin yanından ayrılmadan yetişkin atlara ayak uyduruyor (üstte). Yılkı atları, doğaya bırakıldıktan sonra zaman içinde yabani bir kimliği benimsiyor. Bir anlamda özgürleşiyor (altta).

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.