Muhteşem atlet

Güç ve zarafetin birlikteliğini sergileyen atların verimliliği bilimsel araştırmalara konu olmayı sürdürüyor. Şaşırtıcı toynak ve kemik yapılarıyla da bilim insanlarının ilgisini çekiyorlar.

Atlas - - İçİndekİler -

At, dünyanın en hızlı koşan hayvanı değil ama, uzun süreler hızlı bir şekilde koşabiliyor. Yakın bir geçmişte, İtalya’da bulunan Istituto Tecnologie Biomediche Avanzate’den Dr. Alberto Minetti ve meslektaşlarının çalışmaları enerjiyi ne kadar verimli kullandıklarını göstermişti. Koşu bandıyla deneyler yapan araştırma ekibi, saniyede yedi metre hızla koşarken tükettikleri enerjinin, bunun yaklaşık yarısı hızla koşarken tükettiklerinden fazla olmadığını tespit etti. Yani, aynı mesafeyi daha fazla enerji harcamadan daha hızlı koşabiliyorlardı. Atlara ilişkin araştırması, 2016 yılında Sci

entific Reports adlı akademik dergide yayımlanan Londra Queen Mary Üniversitesi’nden Dr. Chavaunne Thorpe, “bir at koştuğunda kasları muazzam miktarda enerji üretir, bu enerji bacak tendonlarında tutulup salınır” diyor. Dr. Thorpe, Atın bacak tendonlarını, gerildikçe enerjiyi tutan büyük lastik bantlara benzetiyor ve “tendonları oluşturan liflerin birbirlerinin yanından kayarak hareket edebilme özellikleri olduğunu” söylüyor. İnsan tendonlarında da enerji depolanıyor ama, bu atlarınkine kıyasla oldukça az. Koşan bir atın bacaklarında her adımda 6 joule/kg kadar enerji depolanırken, koşan bir insanın aşil tendonunda ve ayak kavisinde her adımda 0,75 joule/kg enerji tutulduğu belirtiliyor.

Dörtnala koşan bir atı ve toynaklarını yere vururken çıkardığı sesleri düşünün. Atların toynakları vücutlarına kıyasla nispeten küçük. Ancak, toynağın dış kısmı bilinen en sağlam biyolojik malzemelerden biri. Kanada’nın British Columbia Üniversitesi’nden Prof. John Gosline, yüksek lisans öğrencisi Mario Kasapi ile birlikte toynağın üstün nitelikli çatlak saptırma mekanizması olduğunu keşfetti. Journal of Expermental Biology’de yayımlanan araştırmalarına göre, toynağın yapısı ilerleyen bir çatlağı önce doksan derece döndürüp, daha sonra yetmiş beş derece daha çevirerek çatlağın toynağı yarıp atı topal bırakmasını önleyebiliyor. Gosline, “yanlış yönde ilerleyen bir çatlak, atın enfeksiyon kapmasına ve ölmesine neden olabilir” diyor.

Florida Üniversitesi mühendisleri de, at hareket ettikçe bacağına binen yükün çoğunu taşıyan, bir yüzünde damarın kemiğe girdiği yerde küçük bir deliği olan üçüncü metakarp kemiğini inceleyerek ilginç bulgular elde etmişti. Florida Üniversitesi’nden yapılan basın açıklamasında şu sözlere yer verildi: “Delikler doğal olarak yapıları güçsüzleştirir. Basınç uygulandığında, deliksiz yapılara kıyasla daha kolay kırılmalarına neden olur. Üçüncü metakarp kemiği kırılabiliyor, bu özellikle yarış atlarında olabiliyor. Ancak kırılma deliğin yakınında olmuyor. Kemik laboratuarda yapılan basınç testlerine maruz bırakıldığında bile...” NASA’dan aldıkları fonla araştırmalar yapan ve bu konuda bir çok makale yayımlayan makina mühendisi Dr. Andrew Rapoff ve ekibi, deliğin çevresinin mikroskobik bileşimini ayrıntılarıyla inceledi. Bilim insanları deliğin, etrafındaki basıncı daha güçlü bölgeye yöneltecek şekilde yapılandırıldığını tespit etti. Rapoff şöyle söylüyor: “Biz, minimum ağırlık, maksimum dayanıklılık için deliklerin çevresinin nasıl tasarlanması gerektiğini dünyaya ilan ettik. Artık bu yöntemi kullanarak üretim yapmak tasarımcılara ve imalatçılara kalmış bir iş.”

Londra Queen Mary Üniversitesi’nden Dr. C. Thorpe ve ekibi, atın bacak tendonlarını, gerildikçe enerjiyi tutan büyük lastik bantlara benzetiyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.