TRAKUŞ Türkiye’ye kuşlarını tanıtıyor

Hepsi farklı mesleklerden olmasına rağmen, hayatlarını “bir kuşun peşinde” geçiriyorlar. Yeni türler tespit ediyor, kayıt altına alınmasını sağlıyorlar. En fazla sayıda türü fotoğraflamak, ya da bir türün “en iyi” fotoğraflarını çekme konusunda aralarında

Atlas - - Panorama - GÖKHAN TAN

“Sabah 7’de uçağa yer ayırtıp, Rize’ye uçup, öğle uçağıyla geri dönüp, o arada şehre 150 yılda bir gelen bir martıyı fotoğraflayan arkadaşlarımız var.”

Türkiye’nin Anonim Kuşları (TRAKUŞ) sitesinin editörü Ömer Furtun, kuş fotoğrafçılarının yaptıkları işe duyduğu tutkuyu anlatırken bu örneğe başvuruyor. trakus.org, 5 bin 600 kadar kuş fotoğrafçısının üye olduğu ve fotoğraflarını paylaştığı bir platform. Ancak bu tanım TRAKUŞ’un üstlendiği misyonu anlatmak için yeterli değil. Çünkü adeta bir sivil toplum kuruluşu gibi çalışan bu site, yayına başladığı 2007’den bugüne, herhangi bir alanda belki de Türkiye’nin en güncel ve güvenilir veri

tabanını oluşturdu ve karşılık beklemeksizin kamuya sundu. Türkiye’de tespit edilen toplam 571 kuş türünün birçoğu ilk kez TRAKUŞ üyeleri tarafından belgelendi ve tanımlandı.

İlerleyen sayfalarda karşılaşacağınız “Türkiye’nin Baykuşları” konusunun sahibi TRAKUŞ’u tanımak için site kurucusu Serhat Tigrel ve Ömer Furtun’la söyleştik.

Kuş fotoğrafçılığı, yüksek kalitede ve değerde ekipman gerektirdiği için zaman zaman diğer fotoğrafçılar tarafından eleştirilen, sanki tüm hüner kullanılan ekipmandaymış gibi davranılan bir disiplin. Gerçekten de TRAKUŞ üyeleri arasında holding yöneticilerden sanayicilere, maddi durumu çok iyi fotoğrafçılar mevcut. Peki sadece onlar mı? “Maddi durumu çok iyi olmamasına rağmen bu uğurda bütün lüksünü bu işe ayıranlar da var” diye cevaplıyor Ömer Furtun. “Beyoğlu’nda döner büfesi işleten bir arkadaş da kuş fotoğrafçılığına sevdalanabiliyor” diye ekliyor Serhat Tigrel: “Ağır ceza reisinden benzinciye, ilkokul öğrencisinden marangoza yayılan bir üye profilimiz var. Zaten işin güzelliği de, 7 yaşla 70 yaşı el ele arazide görebilmemiz.”

Ancak TRAKUŞ’un başarısında en önemli faktörlerden biri, sitenin kurucuları arasında teknolojiye hâkim bir ekibin olması. Site için yaratılan ve sürekli güncellenen yazılım, fotoğrafçıların yüksek çözünürlükte fotoğraflarını yüklemelerine imkân sağlıyor. Ancak bu fotoğraflar, üye sayısı 18 kişiye ulaşan ve aralarında akademisyenlerin de olduğu Tür Tanım Heyeti tarafından onaylanmadıkça yayına çıkmıyor. trakus. org’un kendisinden önce (ya da sonra) var olan ve fotoğraf paylaşılan diğer sitelerden farkı, sağlamasını yapmadığı bir bilgiyi paylaşmaması. Ortaya çıkan sonuç, bu alana yönelmek isteyen fotoğraf meraklıları için teşvik edici bir ortam sunarken, fotoğrafçılar arasındaki rekabeti de körüklüyor. Peki TRAKUŞ üyesi olmak için ne yapmak lazım?

“Doğaya saygılı olmak yeterli” diyor Serhat Tigril: “Avcılık yapan, doğayı tahrip eden kişileri kabul edemiyoruz. Üye İşleri diye ayrı bir bölümümüz var. Başvurular, belli kriterlere göre denetlendikten sonra kabul ediliyor.” Başvurular site üzerinden alınıyor. Ömer Furtuna, tüm titizliklerine rağmen zaman zaman aralarına avcıların

da sızabildiğini söylüyor: “Sonuçta doğayla ilgili bir paragraf yazmasını istiyoruz. Ona bakıp ‘evet bu adam bizim adamımız’ diyebiliyoruz. Ama gözümüzden kaçtığı olmuyor mu? Bir avcı burnunu sokmuyor mu? Oluyor, ama bu türde insanlar da zamanla ortaya çıkıyor ve dışarıda bırakılıyor. Üyelik biraz meşakkatli bir süreç ama herhangi bir parasal yükümlülük gerektirmiyor.”

Kabaca, iki tür kuş fotoğrafçısı var. Birinci grup “mükemmel” fotoğraf peşinde olanlar; bir türün her zaman daha iyi fotoğrafını çekmeye çalışanlar. İkinci grup ise, fotoğraf kalitesi çok yüksek olmasa da en fazla sayıda türü fotoğraflamaya çalışanlar. Her hafta önemli bir vaktini bu yarışa ayıran bir ekip var. Yeni bir tür fotoğraflamak, kendi tabirleriyle “kertik atmak”. Sonuçta fotoğraf seviyesi ne olursa olsun, daha çok sayıda tür belgelemek hemen tüm fotoğrafçılar arasında süregelen bir yarış. Bu yarışın somut olarak görülebildiği yer sitenin “türminatör” bölümü. Genç fotoğrafçılar Emin Yoğurtçuoğlu toplam 429 ve Soner Bekir toplam 427 türle, Türkiye’de en çok sayıda tür fotoğraflayan isimler. Bu iki isim, diğer pek çok üyenin aksine kuş fotoğrafçılığıyla profesyonel olarak ilgileniyor, kuş rehberliği yapıyor.

Site, yayınlanan fotoğrafların izlenme ve beğeni oranını değerlendiren bir algoritma aracılığıyla, her gün dört fotoğrafı ön sayfaya yerleştiriyor. Bunun dışında bir de “ayın fotoğrafı” var. Ancak bu ikinci seçimde site editörü de gerekli durumlarda devreye girebiliyor.

TRAKUŞ, fotoğrafçılığı, kuşçuluğu, doğada çalışma etiğini öğretmek gibi misyonlar da yüklenmiş. Yılda en az iki kez, Türkiye’nin değişik yörelerinde 100’er kişinin katıldığı eğitim kampları organize ediyor. Serhat Tigril “Örneğin Urfa’ya gezi düzenliyoruz. Arazide nasıl dolaşılır, kuşa nasıl yaklaşılır, fotoğrafı nasıl çekilir gibi konuları anlatıyoruz. Bunları tek başınıza öğrenmeniz çok zor, birinin size göstermesi lazım. Ama bin kere araziye çıkmış biriyle gezdiğiniz zaman size ufuk açıyor. Kampların bir amacı da yöreyi tanıtmak. Çünkü Türkiye’de kuşların yoğun olduğu bölgeler bilinmiyor. Bunu düzenlerken de gidip o yörede iki ilkokulda eğitim veriyoruz.”

Söyleşinin sonunda bu eğitimlerden birinde TRAKUŞ’a katılan, en genç üyelerden dördüncü sınıf öğrencisi Ada Ulaş Karan görüntülü bağlantıyla bize katılıyor. Kuş gözlemeye Balıkesir Kepsut’ta yaşarken başlayan ve gözlemlediği türlerin adını TRAKUŞ’tan öğrenen Ada’ya bugüne dek kaç tür fotoğrafladığını soruyorum. Ada bu sorumu “hepsini değil de nadir türleri saysam olur mu” diye cevaplıyor. Çünkü 12 yaşındaki Ada bu kısacık hayata 200’den fazla kuşu sığdırmış.

Bu tek örnek bile TRAKUŞ’un neden ülkenin en başarılı sivil toplum kuruluşlarından biri olarak anılabileceğini açıklamıyor mu?

Fotoğrafçılar, kuşlara yaklaşabilmek için farklı kamuflaj yöntemlerine başvuruyor. Bu yöntemlerle ve hareketsiz durarak kuşa birkaç metreye dek yaklaşmak mümkün oluyor. Ömer Necipoğlu, Mersin’de Göksu Deltası’nda kızılbacak ( Tringa

totanus) çekerken saz görüntüsü verilmiş özel bir elbise giyiyor (üstte). Timur Türker ise İstanbul Riva’da yalıçapkına ( Alcedo atthis) yaklaşabilmek için kamuflaj örtüsü kullanmış (karşı sayfada).

TRAKUŞ üyeleri, Türkiye’de birçok kuş türünü ilk kez fotoğraflayarak kayıt altına alınmasını sağladı. Emin Yoğurtçuoğlu’nun 2011’de Mersin’de çektiği küçük pelikan ( Pelecanus rufescens) bu türün Türkiye’deki ilk kaydıydı (en üstte). Murat Saltık, Türkiye’de en son 1874’te kaydı bulunan kutup martısını ( Larus hyperboreus) 140 yıl sonra Rize’de fotoğrafladı (üstte, ortada). Sazak mukalliti ( Iduna rama) 2015’te Soner Bekir tarafından Hakkari Yüksekova’da fotoğraflandığında isminin Türkçe’de karşılığı yoktu. TRAKUŞ Kuş Tanım Heyeti, Türkiye’nin bu yeni türünü küçük ak mukallit olarak belirledi (üstte).

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.