Güney Amerika’nın “patates koruyucuları”

Beyaz, kırmızı, mor, turuncu, mavi, alacalı... Şekilleri, büyüklükleri, tatları, dokuları gibi besleyici değerleri de farklı. Bolivya ve Peru’da patates hem sofraların, hem de kültürün bir parçası.

Atlas - - İçİndekİler -

Geçen ay Güney Amerika’nın batısı boyunca uzanan And Dağları’nın yüksek platolarındaydım. Burada yaşayan Quechua ve Aymaraların yaşamının vazgeçilmezlerinden olan patates, eş bulmadan şifa bulmaya kadar yaşamın hemen her alanında kullanılan muhteşem bir kök... Örneğin, Quechua geleneklerine göre, genç kızların gelin olarak kabul edilebilmesi için, ananası andıran budaklı yapısı nedeniyle zor soyulan bir patates çeşidi olan “kunya çuyo papalista”yı, ziyan etmeden soyması gerekiyor.

Her patates çeşidinin farklı bir şifası olduğuna inanan Quechua ve Aymaralar, sahip oldukları bu zenginliği korumak için çaba gösteriyorlar. Peru’da bir Patates Araştırma Enstitüsü, Patates Müzesi, hatta Patates Parkı var. Patates Parkı, topraklarını, yerli patates çeşitlerini ve kültürünü korumaya adamış altı Quechua topluluğundan oluşuyor. Bu biyo-kültürel bölgede 1400 çeşit patates yetişiyor. Kendilerini “patates koruyucuları” olarak adlandıran gruplar, farklı çeşitlerin ekildiği yerleri sürekli izliyor ve ihtiyaç duyabilecekleri bakımı sağlıyorlar.

Binlerce yıldır koruyarak devam ettirdikleri bu çeşitlilik, And yerlilerini açlığa neden olabilecek felaketlerden de koruyor. Bu çeşitliliği kimyasallar kullanmadan devam ettirmeleri sayesinde, 19’uncu yüzyılda İrlanda’da yaşanan patates kıtlığına benzeyen bir tarım felaketi yaşamamışlar. 1845 yılında, İrlanda’da sadece tek çeşit patates yetişmesi nedeniyle hızla yayılan mildiyö hastalığı, bütün patates bitkilerini öldürmüş ve İrlanda’da 1 milyondan fazla insan açlıktan ölmüş.

Dünyada patatesin 4 binden fazla çeşidi var ve bu çeşitler tüm gezegene Güney Amerika’dan yayılmış. Anadolu patatesle 19’uncu yüzyılda tanışmış. Ancak And Dağları köylerinde binlerce yıldır kimyasallar kullanılmadan yetiştirilen patates, Türkiye’de pestisit ve sentetik gübrelerin en çok kullanıldığı bitkiler arasında. Bu nedenle doğal yöntemlerle yetiştirilmiş patates yemek için, kendiniz yetiştirmeniz, organik sertifikalı patates almanız, ya da tanıdığınız bir çiftçiye patates yetiştirmesi yolunda destek olmanız gerek.

Seyahatten köye döndüğümde komşumuz Nedret, yetiştirdiği patatesleri hasat etmişti. Nedret’in hayvan gübresi ile ilaç kullanmadan yetiştirdiği patatesleri, doğa dostu üretim yapan çiftliklerden alışveriş eden gıda topluluklarına da gönderiyoruz.

Böylece hem toprak ve su temiz kalıyor, hem daha fazla insan sağlıklı besleniyor, hem de Quechua yerlilerinin yaptığı gibi patatesini, mısırını, domatesini, kabağını her yıl ayırdığı tohumlardan üreten komşumuzun gelirine katkıda bulunuyoruz. Doğa dostu üretim yapan çiftçileri desteklemek, sağlıklı gıdaya ulaşmanın yollarından biri ve çiftçilere alım garantisi vererek gıdasını ürettiren grupların sayısı giderek artıyor. Bu yolda atılan her adım hem sağlığımızın ve doğal yaşamın korunmasına, hem de doğa dostu üretim ve yerel tohumların devamlılığının güvencesi olan küçük çiftçiye destek oluyor. Seçim bizim

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.