Parçalanan suskunluk

Atlas - - İçİndekİler - FOTOĞRAF:HAKAN ÖGE

Kaldırıp başını, devasa harfleri anımsatan o kaya kütlelerine bakanlar tarihi bilinmez bir kent görürdü. Altı bini aşkın mağara evi, çıkmazları, çarşıları, vadileriyle bizi, mağara devri sakinlerinin başkenti olduğuna inandıran Hasankeyf’ti bu. Dicle Nehri’nin bu sayfasını okuyanlar der ki, bu kenti suyun baş edilmez gücünü anlayanlar kurdu. Saptanabilen tarihi İÖ 8’inci yüzyıl... Art arda gelenler buraya kaleler, su sistemleri, tapınaklar ve köprüler ekledi. Ancak o, başsız ve sonsuz bir zamanın kenti olarak muhlis bir ağırbaşlılıkla baktı bize. Ve... “buraya baraj yapıp elektrik üreteceğiz” diyenler geldi. İnsanlar mağara evlerden sürüldü, sonra kentin yapılarını, kapılarını, yani yüzünü yolup yüzsüz bıraktılar... Direndik. Salt o olduğu, İran’dan İç Asya’ya, Mezopotamya’dan Selçuklu’ya tarihin açıklayıcısı muazzam katmanları onda barındığı için “Hasankeyf’e Sadakat” dedik. Yenildik. Para kuvvetleri yere yıktığı kenti, saçlarından tutup son kez yüzüne baktı ve işine gelmeyen bölümlerini çelik ve ateşle parçaladı. Fotoğraf, Kâtip Çelebi’nin “Gülün Başı” dediği Hasankeyf’in 2000’li yıllarını gösteriyor. Tarihi sevmeyen hırçınlık, kenti koyu, kütlesel suskunluğa gömmeden önceki haline bir kez daha bakalım istedik. Göz göze gelelim bir kez daha göre görüle yitenle, yerini iç bulandıran o uğunmaya, sahilsiz boşluğa bırakmakta olanla...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.