Doğada anne baba olmak

Olağanüstü fedakârlıklar yaparak yavrularına bakan anne babalar var doğada; 53 ay boyunca yumurtalarıyla ilgilenen ahtapot anne, buna verilecek en güzel örneklerden biri...

Atlas - - Içindekiler -

Bekâr bir erkek palyaço balığına başkasının yumurtaları verilse, onları yemek yerine kendi yumurtalarıymış gibi ilgileneceğini belirtiyor araştırmacılar. Palyaço balıkları ( Amphiprion

ocellaris), Büyük Okyanus’un ve Hint Okayanusu’nun sıcak bölgelerinde, deniz şakayıklarının (anemon) üstünde yaşıyor. Eşleriyle birlikte deniz şakayıklarını özenle temizleyip yumurtalar için yuva hazırlıyorlar.

Dişi yumurtaları bıraktıktan sonra ikisi de, ama daha çok erkek, yüzgeçlerini yelpaze gibi kullanarak yumurtalara daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Yumurtaları sık sık ağzıyla temizleyerek tortudan ve mantardan arınmalarını sağlıyor. Dişi palyaço balıkları ise daha çok yuvanın güvenliğiyle ilgileniyorlar.

ABD’deki Illinois Üniversitesi’nden Prof. Justin Rhodes ve ekibinin bu yıl

Hormones and Behavior adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaları, hormonların, müthiş babalıklarını nasıl etkilediklerini gösterdi. Bilim insanları, erkek palyaço balıklarında izotosin adlı hormonun etkisini engellediklerinde, yuvada geçirdikleri sürede ve babalık faaliyetlerinde çarpıcı bir azalma oldu. Vazotosin adlı başka bir hormonun etkisini engellediklerinde ise, zaten çok iyi babalık yapan bu hayvanlar daha da özenli babalar haline geldiler!

Güney Amerika’nın tropik ormanlarında yaşayan

Allobates femoralis türü kurbağaların dişileri yumurtalarını erkekler tarafından korunan alanlarda, yere düşmüş yaprakların arasına bırakıyor. Üç haftalık gelişimden sonra erkek kurbağalar yumurtadan çıkan yavruları sırtlarında taşıyarak ormandaki su birikintilerine götürüyor. (Ancak doğru zamanda suya taşınırlarsa yavruların hayatta kalacakları belirtiliyor.)

Viyana Veterinerlik Üniversitesi’nden Dr. Eva Ringler ve ekibinin, sonuçları 2016 yılında yayımlanan deneyleri, erkeklerin çoğunun kendi yavruları olmasalar bile, kendi bölgelerinde yumurtadan çıkan yavruları

suya taşıdıklarını göstermişti. Aralarında Harvard Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü’nden bilim insanlarının da bulunduğu bir başka araştırma ekibinin kısa süre önce Journal of Experimental

Biology’de yayımlanan deneyleri şaşırtıcı sonuçlar ortaya koydu. Bilim insanları, dişi ve erkek Allobates femoralis türü kurbağaların sırtlarına başkalarının yavrularını yerleştirdiler. Sadece erkekler değil, dişi kurbağalar bile sırtlarına konulan yavruları ormandaki su birikintilerine götürdü!

Anne timsahlar da yumurtadan çıkan yavrularını ağızlarıyla nazikçe alıp suya taşıyor. Fransa’nın Lyon Üniversitesi’nden hayvan davranışı profesörü Nicolas Mathevon’un uzun yıllar süren araştırmaları, bu soğukkanlı hayvanların ne kadar ilgili anneler olduklarını gösterdi. Timsah yavruları yumurtadan çıkmadan kısa süre önce sesler çıkarmaya başlıyorlar. Prof. Mathevon ve doktora öğrencisi Amelie Vergne, annelerin bu seslere tepki verdiklerini deneylerle göstermek için on dişi timsaha yumurtalarının yerlerine gömdükleri hoparlörlerden yavruların seslerini dinletti. Bütün anneler seslere tepki verdi, ancak sekiz tanesi hızla gelerek daha önce yumurtaların bulunduğu yerleri kazmaya başladı. Vergne şöyle söylüyor: “Annelerin o kadar hızlı gelerek gömülü hoparlörleri çıkarmalarını görmek çok şaşırtıcıydı. Timsahlar genelde çok hareketsizdirler, onları harekete geçirmek de çok zordur.”

Anne ahtapotların gösterdikleri fedakârlıklar da hayret uyandırıyor. ABD’deki Monterey Körfezi Akvaryumu Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Bruce Robinson, hemen hemen bütün anne ahtapotların çok adanmış, çok fedakâr olduklarını söylüyor. Robinson’un ekibiyle birlikte, 2007 yılında keşfettiği Graneledone boreopacifica türü ahtapot bunun en güzel örneği belki de. Bu ahtapotu, insansız sualtı aracı (ROV) ile yaklaşık 1400 metre derinlikte, büyük bir kanyonunun dibinde keşfetti araştırmacılar. Dört buçuk yıl içinde on sekiz defa gözlemlenen anne ahtapot yerini değiştirmeden aynı yumurtaların başında “nöbet tutuyordu.” Üstelik, etrafında bol av bulunmasına rağmen avlanmıyordu. Yengeçler, karidesler çevresinde dolanıyor, ama o, sadece çok yaklaştıklarında onları hafifçe kenara itiyordu. Zamanını yumurtaların temiz kalmalarını, bol oksijen almalarını sağlayarak ve onları koruyarak geçiriyordu.

Dr. Robinson ve meslektaşları, 2014 yılında PLOS ONE’da yayımladıkları makalelerinde yüzey sularında yaşayan ahtapot türlerinin çoğunun kuluçka döneminin 1-3 ay sürdüğünü belirtiyorlar. Derinlerde yaşayan bu ahtapotun ise 53 ay süren kuluçka süresinin, tüm hayvan türlerinde bildirilen en uzun süre olduğunu da ifade ediyorlar. Peki ama, anne ahtapot bu kadar uzun süre beslenmediyse nasıl hayatta kalabildi? Derin suların düşük sıcaklığının ve ahtapotun aktif olmamasının metabolik ihtiyacı düşük tutmada etkili olduğunu belirtiyor Robinson ve ekibi. Araştırma ekibi, anneyi en son 2011’in eylül ayında gördü. Ekimde döndüklerinde yalnızca yavru ahtapotların geride bıraktıkları boş kapsüller kalmıştı. Yumurtaları büyürken yıllar içinde rengi solan, gözleri matlaşan, zayıflayan anne muhtemelen görevini tamamlamış ve ölmüştü

California’nın Morro Körfezi’nde bir susamuru ve yavrusu (solda). Erkek palyaço balıkları müthiş bir babalık yapıyor. Anne ise daha çok yuvanın güvenliğiyle meşgul. Köpekbalıklarına bile kafa tutabiliyor (en üstte). Anne ahtapotların gösterdikleri fedakârlıklar hayret uyandırıyor. Graneledone boreopacifica türü bir derin deniz ahtapotunun 53 ay süren kuluçka dönemi tüm hayvan türlerinde bildirilen en uzun süre olarak kayıtlara geçti (üstte).

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.