Yüzen orman

Samsun’da Kızılırmak Deltası’nın bereketine sığınmış bir özel ormandır Galeriç Longozu. Dört mevsim su içindedir, her dem ağaç, çiçek, yaprak kokar. İbibik, akbalıkçıl, alaca ağaçkakanın, çeşit çeşit kurbağa ve allı pullu böceğin yurdudur. Zemine yayılan

Atlas - - Içindekiler - YAZI VE FOTOĞRAFLAR: BARIŞ KOCA

Samsun’da Kızılırmak Deltası’nın bereketine sığınmış bir özel ormandır Galeriç Longozu. Dört mevsim su içindedir.

Doğada en iyi duygularla hatırladığım anılarımdan biri longoz, diğer deyişle su basar ormanında yaşamaktı. Evet, “yaşamak” diyorum, çünkü böyle bir doğal alanın ne kadar özel olduğunu anlayabilmek için onu gerçekten yaşamak gerek. Sularla kaplı bir zemin ve yapraklardan oluşan bir çatıya sahip bu ormanı hakkını vererek tanımak için biraz sabırlı olmalı, sakinleriyle tanışıp ağaçları arasında dolaşmalı. Longozu gerçekten yaşamaya başlayınca insanı doğada yaşayabileceği en iyi duygular sarıyor. Orman, asla unutulmayacak bir anıya dönüşüyor…

Samsun’un batısında, Ondokuzmayıs ilçesindeydim. Samsun’u Sinop’a bağlayan karayolunun üzerindeki ilçe, o harikulade Bafra Ovası’nın doğu ucunda bulunuyordu. İleride göz alabildiğine Canik Dağları uzanıyordu. Ondokuzmayıs ilçesine bağlı Yörükler Mahallesi’nin sınırları içinde yer alan Galeriç Longozu, rengârenk yapraklardan oluşan dokusuyla çarpıcı bir güzelliğe sahipti. Yol kenarından bile rahatça görünen, çeşit çeşit kuş türlerinin eşlik ettiği yolculuğumun sonunda vardım longoza. Bulutların bir filtre gibi süzdüğü yumuşak ışığın da etkisiyle, yeşilin tonları en ince ayrıntısına kadar görülebiliyordu. Bir an ufuk çizgisinin olmadığı ve tamamen yansımalardan oluşan sonsuz bir evrende olduğumu düşledim. Longozun bu masalsı hali, aslında günümüze çok küçük bir bölümünün ulaşabildiği gerçeğini de gizliyordu.

Longozda bir küçük akbalıkçılın suda bir ritüeli andıran hareketleri dikkatimi çekti. Etrafa hâkim yeşil ve kahverengi tonların içinde süt

Yeraltı su miktarına, zeminin su tutma kapasitesine ve yağış düzenine bağlı olarak longozun zemini suyla kaplanıyor.

kadar beyaz tüyleriyle ve derin sessizliği bozan çığlığıyla fark edilmemesi imkânsızdı. Sanki basacağı yeri kontrol etmek istermiş gibi suyun altındaki çamuru ayağıyla yokluyor, böylece avını rahatsız ederek saklandığı yerden çıkmaya zorluyordu. Onun oyunlarını daha yakından takip etmek için balıkçı tulumumu giyip yavaşça suya girdim. Balıkçılın peşinde ne kadar zaman geçirdiğimi hatırlamıyorum, ama bir süre sonra, fazla uzaktan gelmediği anlaşılan sıçrama sesleri duyunca bu nadide oluşumun başka sakinlerinin de olduğunu hatırladım.

Olduğum yerde bekleyip sessizce etrafı izledim. Sulak zeminde dağınık halde duran kütüklerin üzerinden suya atlayan tatlı su kaplumbağalarını görmem fazla uzun sürmedi. Beni fark etmeleriyle suya dalmaları bir oldu. Bir ara gözüme, ilerideki bir tümseğin üzerindeki yarım düzine kadar kaplumbağa çarptı. Bulutların arasından kendine yol bulmaya çalışan güneş ışınlarının yoğun yaprak dokusunu da aşıp, soğukkanlı vücutlarını ısıtacağını umarak öylece bekliyorlardı. Güvenlik mesafesini aşmamış olacağım ki, beni fark etmelerine rağmen ürküp kaçmadılar. Ben de metabolizmaları için yaşamsal öneme sahip güneş ışıklarından faydalanmaya çalışan bu canlıları daha fazla rahatsız etmeden yavaşça oradan uzaklaştım. Çok geçmeden longoza karanlık çökmeye başladı. Ertesi gün buraya yeniden gelmek için sabırsızlanıyordum...

LONGOZUN HİKÂYESİ

Kızılırmak Deltası’nda yer alan Galeriç Longozu’nun birkaç milyon yıl önce başlayan uzun bir hikâyesi var. Kıvrımlı yatağında yaklaşık 1355 kilometre boyunca bir yılan gibi dolanan Kızılırmak, Karadeniz’e dökülmeden önce kıyıya yığdığı malzemelerle Anadolu’nun en büyük deltalarından birini oluşturdu. Deltanın doğusunda ise özel bir orman oluşumu, longoz yeşerdi. Yeraltı su miktarına, zeminin su tutma kapasitesine

Kızılırmak doğusundaki Deltası’nın Galeriç Longozu’nun oluşumunu bilim çevreleri yaklaşık iki buçuk milyon yıl önceye tarihliyor.

ve yağış düzenine bağlı olarak ormanın zeminini su kaplıyor. Bu özellik, varlık yokluk meselesi denecek denli önemli. Kökleri yılın on ayı su içinde kalan dişbudak, kızılağaç, meşe ve söğütlerden oluşan orman, başlıca türleri saz, kamış ve goga olarak bilinen sulak alan bitkileri, yaşamları bu bitkilere ve suya bağlı çok sayıda hayvan için longozun sürekliliği büyük önem taşıyor.

Deltanın sulak ve bereketli yapısı burayı tarih boyunca insanlar için de cazip bir bölge kıldı. Ama bu durum, diğer örneklerde olduğu gibi doğal yapının bozulması demek. Araştırmalar İÖ 5000-3000 yılları arasına tarihlenen insanlı ilk dönemden itibaren barınma, ısınma, tarım alanı açma gibi sebeplerle longozu oluşturan orman dokusunun daha küçük parçalara ayrıldığını ve zamanla sadece yaklaşık bir buçuk kilometrekarelik bir alana sıkıştığını gösteriyor. Günümüzde longozla ilgili yapılan bilimsel çalışmalar ve öneriler sonuç vermiş olacak ki, geriye kalan bu küçük kısma dair bir koruma planı hazırlanmış. Plan bu özel alandaki mevcut ekolojik dengenin korunmasını amaçlıyor, yapılaşmaya da izin vermiyor.

Galeriç Longozu’na geldiğimde gözlemlediklerim, yapılan işlerin boşa gitmeyeceğini gösterir nitelikteydi. Alanda inşa edilen ziyaretçi merkezi, yürüyüş yolları gibi yapılar doğaya uyumluydu ve mobil tuvalet gibi doğa dostu bir hizmetle destekleniyordu. Ayrıca bu tesisler sayesinde yöre sakinleri yerel ürünleri satıp gelir elde edebilecekleri bir yere kavuşmuştu.

ORMAN SAKİNLERİ

Longoza tekrar geldiğimde ormanın zeminindeki suyu kaplayan, güneş ışığında parlayan binlerce çiçekten oluşan örtüden gözlerimi alamadım. Bu mevsimde en coşkulu dönemini

yaşayan düğün çiçekleri, beni onları daha yakından izlemeye davet eder gibiydi. Çiçeklere daha yakından bakmak için eğildiğimde yalnız olmadıklarını anladım. Suda oradan oraya yüzen birkaç ova kurbağasını izlemeye dalmıştım ki, göz ucuyla etrafımda uçuşan kız böceklerini fark ettim. Bir süre sonra başımı yukarı kaldırdığımda başka bir tanesini bir ağacın dalındaki serçenin gagasında gördüm.

Alanın alçalan güneşin yatay ışınları ormanın derinlerini aydınlatmaya başladığında bambaşka bir atmosfer çıktı ortaya. Alanın müdavimi küçük akbalıkçıl sahnedeydi. Bir dişbudak ağacının arkasına geçip bu güzel kuşu izlemeye başladım. Düğün çiçekleri arasında oradan oraya heyecanla gezinirken dikkatini benden başka şeylere yoğunlaştırdığı açıktı. Bir önceki gün gördüğüm hareketleri tekrarlıyor, yani avlanıyordu.

Uçarken kanatlarının parlaması sonucu dikkatimi çeken bir alaca ağaçkakan, ilerdeki bir dala kondu. Ağzında biriktirdiği börtü böcekten yuvasının yakında bir yerde olduğu belliydi. Aileye yeni bir birey katılmıştı anlaşılan. Bir başka ağaçta yavrusunu beslemeye çalışan diğer bir kuş türü ise ibibikti. Sağlıklı bir ekosistemin işaretleriydi bu gördüklerim. Galeriç Longozu binlerce yıllık döngüsüne ve güzelliğine şahit olanlarda unutulmaz anılar bırakmaya devam ediyordu.

Galeriç Longozu Ondokuzayıs ilçesinde, Yörükler Mahallesi sınırlarında bulunuyor. Bu özel doğa alanı su basar orman olarak da adlandırılıyor. Güneş ışığı, longozdaki dişbudak, kızılağaç gibi uzun boylu türlerin yoğun yaprakları arasından süzülüyor, ormanın zeminini kaplayan suya benzersiz manzaralar yansıyor.

Küçük akbalıkçıllar, longozun sığ sularında yiyecek arıyor. Galeriç, onlara da güvenli bir yaşama ve beslenme alanı sunuyor.

Longoz çevresinde kanalların kıyılarında ve orman alanında taban suyu seviyesinin yüksekliğine bağlı olarak yetişen goga ( Juncus

acutus), yöre sakinleri için ekonomik değeri yüksek bir bitki. Köklerinden sökülüp kurutulduktan sonra İstanbul, Ankara, Adana, Sivas gibi kentlere gönderiliyor ve çiçekçilikte buket yapmak gibi süslemecilik alanında kullanılıyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.