Roma’da gastronomi tatili

Roma, bütün tarihsel dokusuyla birlikte aynı zamanda bir lezzetler dünyasıdır. Tarihi mekânlarla modern lokantalar İtalyan mutfağının bütün zamanlarını yaşatıyor...

Atlas - - İçİndekİler -

Roma, anlatmakla bitirilemeyecek bir kenttir. Tam bitti derken, bir başka hikâye çıkıverir karşınıza. Onun için Roma’yı keşfedeceğim diyerek pek yormayın kendinizi. Bir şeyin peşine takılın, onun etrafında fırfır dönün.

İtalya’nın başkenti Roma 2 bin 800 yıllık geçmişe sahip, Roma Forumu, Trevi Çeşmesi, Colosseum, Pantheon, Navona Meydanı... Tüm bunları görseniz de görmüş sayılmazsınız Roma’yı. Çünkü o kadar çok öykü yüklüdürler ki, şöyle bir bakışta hiçbirini göremezsiniz. Sizin gördüğünüz, geçmişten bugüne kalan duvarlar, sütunlar, kapılar ve yıkıntılardır.

Onun için size, benim gibi yapmanızı öneririm. Yani, Roma’da yemeğin peşine takılmanızı. Son gittiğimde, Campo Fiori Meydanı’na bakan bir evde kalıyordum. Penceremden baktığımda, engizisyon mahkemesinin yaktırdığı filozof Giordano Bruno’nun heykelini görüyordum her sabah. “Her yol Roma’ya çıkar” derler, doğru mudur bilemem. Ama Roma’daki her sokağın lezzetli bir lokantaya çıktığını biliyorum. Ama bu sokaklar, yüksek topuklu ayakkabılarla yürünecek cinsten değil. Çünkü parke taşlar, yılların verdiği yorgunlukla birbirlerinden ayrılmış, aralarında topukları yutacak ayrılıklar oluşmuş.

Bir de Roma’nın bir “yürüme kenti” olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Öyle zırt pırt taksi bulmak pek kolay değil. Araba kesinlikle kiralamayın, park yeri bulamazsınız. Gelelim yediklerime.

Eğer lezzetli bir pizza yemek istiyorsanız, Sforno’yu deneyin. Buranın pizzalarının kenarları kalın. Lezzeti bizim pideleri andırıyor. Sadece kenarları yeseniz bile olur. Ortası ise ince tabanlı. Cacio Eppe’yi öneririm. Bu özel pizzayı beklerken, içinde didiklenmiş gerdan eti bulunan kızarmış pirinç toplarının tadına bakmanızda yarar var.

Antico Forno Roscioli, tarihi bir fırın. Pizzası kadar ekmeği ile de çok ünlü. Pizzanın hamuru, ramazan pidesine benziyor. İçi yumuşacık, dışı ise kıtır kıtır. Beyaz pizza, fırının en bilinen pizzası. Sade ve basit. Pidenin üstüne bol zeytinyağı dökülüyor, üstüne de biberiye serpiliyor.

La Gatta Mangiona’da pizzanızdan alacağınız ilk ısırıktan sonra, bu mekânın ne kadar doğru bir adres olduğunu anlayacaksınız. Pizza mönüsü oldukça zengin.

Roma’nın en turistik mekânı Colosseum’un birkaç sokak ötesindeki Li Rioni’de yer bulmak oldukça zor. Küçük odun fırınında her akşam pişen yüzlerce pizzanın tadına bakabilmek için insanlar kuyrukta beklemeye razı. Roma’da tabii ki hep pizza yemedim, İtalyan mutfağının diğer lezzetlerinden de nasiplendim. Bunları da şöyle sıralayabilirim.

Trattoria al Moro’nun camlı kapılarını açıp içeri girdiğinizde kendinizi birden 1920’li yılların içinde buluyorsunuz. Lokanta, bir zamanlar hemen yanı başındaki Quirino Tiyatrosu’ndan çıkan sanatçıların buluşma noktası olmakla övünüyor.

Checchino dal 1887’nin mönüsünde ilginç yemekler yer alıyor. Bunlardan biri de sığır gözü yuvası ile yapılan Garafato. Dana gözü yuvası, sarımsak, kereviz sapı, havuç, soğan ve domatesle kırmızı şarap içinde kısık ateşte pişiriliyor.

Trattoria da Cesare’nin şefi yemekleri için, “bugünün ve geçmişin birlikte oluşturduğu lezzetler” tanımını kullanıyor. Lokantanın politikası, Roma mutfağına ait lezzetlerin unutulup gitmesini önlemek. Lokantanın en sevilen yemeği ise Minestra di Broccoli e Arzilla. Fenerbalığı ve brokoli ile yapılan bu çorbanın içinde yok yok. Roma mutfağının lezzetli temsilcilerinden biri de Mordi e Vai. Mönüde et yemekleri özellikle de sakatat ağırlıkta.

Settimo Alla’Arancio, küçük bir gastronomi cenneti, 30 yıldan fazla zamandır Roma mutfağının önemli adreslerinden birisi. Lor peyniri ile sunulan ançuez, kekik ve limon suyu içinde bekletilmiş jambon, Roma usulü pişirilmiş enginar, zeytinli ve kaparili Hindistan krepi en sevilen yemekler arasında. Lokantanın en özel yiyeceği ise kurutulmuş at eti.

Kış ortasındaki Roma tatilinin lezzet raporu böyledir. İsimler aklınızda bulunsun.

Roma’daki Colosseum’un yapımına Roma imparator Vespasianus döneminde İS 72 yılında başlandı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.