Semtler ve zamanlar

Atlas - - İçİndekİler -

Çoğalan insan, daralan toprak, büyüyen yoksulluk… Söylenir elbet başka nedenler de, lakin doğdukları yerlerden göçenler, geçmişlerinden, hatırlarından koparak, değerlerini bilemedikleri kentlerin kapısından şair Gülten Akın’ın o dizesiyle söylersem “dul bir kadın sessizliğinde” girdiler. Kentlerin kenarlarında boy gösteren gecekondular barınma ve yaşama hakkının sert, yer yer kanlı bir mücadele sahası oldu. 1950’li yıllardan başlayarak politikanın, sosyolojinin, toplum psikolojisinin ve elbette rantın başat malzemelerinden birine dönüştü. Ankara’nın Altındağ semti, Anadolu’nun büyük göç hareketlerinin ilk örneği olarak 1930’lu yıllarda oluşmaya başladı. Yenidoğan Mahallesi’nde karlı akşam göğünün altında, tüten bacalar, buharlanmış camlar, esmer gri sessizliğe belenmiş ahşap ve briket dokusu 2000’li yılların ilk çeyreğinde de bize “köklü” bir gecekondu mahallesini gösteriyor... Karşıdaki TOKİ blokları, mimarinin ve yine Akın’ın “insanlar bir gülü bir senetle değiştirmeye alıştılar” dediği yeni ilişkiler ağının simgesi olarak yükseliyor. Kent sunduğu, ya da sunabileceğine inanılan farklılıklar, fırsatlar, fanteziler ve zenginliklerle yığılma ve parçalanmalarla durmaksızın değişiyor. Öyle ki katı saydamlıkta, gitmekle kalmak arasında sıkışmış bu sokakların yarın nice olacağını kimse söyleyemiyor kimseye...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.