PORSCHE 911 TARGA 4S PDK

Auto Show - - BAŞ SAYFA -

Tavan sınavını nasıl geçecek?

Targa ününü korumak istiyor. Acaba yeni versiyon, ağır tavan konsepti nedeniyle, gerçek bir 911 olabilecek mi yoksa sadece bir, güzel hava yarışçısı mı?

Bazen gelecekle ilgili en iyi planları arşivinizde bulursunuz. En azından Porsche, heybetli arazi araçları ve dört kapılı binek otomobillerin ardından, zaferlerle dolu geçmişine tekrar bakmaya karar verdi ve Targa’yı hayata döndürdü. Öncüleri 993 ve 996 kasa versiyonunun aksine bu otomobil, büyük açılır tavanlı bir 911 değil, minik kumaş tavanı ve paslanmaz çelik görünümlü kalın takla barıyla gerçek bir Targa olmayı hedefliyor.

Ancak “güvenlik cabriosu” adıyla 1965’te tanıtılan dedesiyle aynı sorular sorulmaya devam ediyor: Targa kimler için doğru otomobil? Hala gerçek bir 911 mi yoksa her şeyi doğru yapmak istediği için hiç kimseyi memnun edemeyen bir otomobil mi?

Aşırı karmaşık tavan mekanizması, Porsche’nin son yıllarda gerçekleştirmek zorunda kaldığı kültür değişiminin bir göstergesi.

Yakından incelendiğinde ilk fark edilen, 911’in ne kadar büyük bir otomobil haline geldiği. Birkaç milimetre dışında ölçüleri, klasik 928’in seviyesine ulaşmış durumda. Ancak bunun bazı getirileri de var. Başarılı işçiliğiyle dikkat çeken kokpit iri yapılılar için bile yeterli iç mekanı sunuyor. Hatta arka koltuklarda çocuklar, kısa mesafelerde bile olsa, zarar görmeden yolculuk edebiliyor. Tabi ki büyük takla barı baş mesafelerini iyice kısıtlıyor.

Porsche’nin son birkaç on yıl içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini tavan tasarımından görmek mümkün. Örneğin ilk Targa’da tavanın orta kısmı sürücüyü rahatsız ediyordu. Karosere fermuarla bağlanan plastik arka cam, monte edi-

lirken insanın canını sıkıyor ve bayağı uğraştırıyordu. Bugünse bu büyük şov küçük motorlar, hidrolik silindirler ve tavan eklemleriyle sadece 19 saniyede gerçekleşiyor. Targa sürücüsü bu şovu kokpit perspektifinden veya uzaktan kumanda ile aracının dışından izleyebiliyor.

Ne yazık ki bu çekici konsepti mühendisler, tam olarak mükemmelleştirememiş. Brandanın yerleştiği kutu iyice geriye doğru kayarak açıldığından, arka kısımda bir duvar veya başka bir otomobil varsa buraya çarpabiliyor.

Diğer taraftan bu, Targa’da eleştirilebilecek tek nokta. 1642 kg ile bir hafif sıklet olmasa da Targa, fiziksel olarak mümkün görünenden çok daha fazlasını yapabiliyor. “Sport Plus” düğmesine basıldığında virajları çok daha küçük ve hafif bir spor otomobilmiş gibi dönüyor. Boxer motorun çığlıkları ise tavan tarafından biraz izole edilse de harika bir akustik şov yapıyor.

Targa’nın burada verdiği mesaj gayet açık: Konforlu bir 911 olmasına rağmen yarış pistine yapılacak kaçamaklar da çok eğlenceli olabiliyor. Ancak

bu, Porsche’nin sadece bir yüzü. Çünkü “Normal” modda yeni 911, gayet konforlu ve başarılı bir süspansiyona sahip. Ayrıca motor sesleri arka planda kalıyor ve rüzgar sesleri iç mekana yumuşak bir şekilde ulaşıyor.

İki karakter arasındaki bu denge spor otomobil dünyasında bir ilk ve Targa olsun ya da olmasın, onlarca yıldır 911’in karakteri.

Yanlamak her zaman mümkün: Standart 4x4 sistemi sayesinde 911, kontrollü driftleriyle Targa haliyle de tam bir keyif makinesi.

Şehir dışı hızlarında, kokpitte cabrio sahiplerinin çok sevdiği hoş bir rüzgar esintisi oluşuyor.

İlk 911 sahiplerini heyecanlandıran ıslak zemin yol tutuş problemleri yeni modellerde tamamen giderilmiş durumda.

21 Yüzyıl’ın Porsche’si: Yüksek kalite, bolca iç mekan ve orta konsolda şalter karmaşası...

Koreografi muhteşem: Açılma süresi sadece 19 sn. Umarız karmaşık mekanik aksam dayanıklıdır.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.