GÜVENLİK

Kadınların ayakkabı sorunsalı

Auto Show - - EDITÖR -

Birkaç metre önümde durup dergi için fotoğraf çeken arkadaşlarım kesinlikle çok cesur olmalı. Mitsubishi Space Star’ımın hız ibresi 110 km/s civarında titreşip duruyor. Bu sırada vücudum da sıkan ayakkabılarımın içindeki ayaklarıma yeterince kan pompalamaya çalışıyor. 12 cm’lik apartman topuklu ve leopar desenli ayakkabılar resmen akrobatik yetenekler gerektiriyor. Ayakkabı nı n katlanan derisi gaz verirken ayağımda garip bir his oluşmasına neden oluyor.

Yanımdaki meslektaşım Manfred bir anda “fren yap!” diye bağırıyor. Şimdiye kadar birkaç ayakkabıyla test yapmıştık ama Manfred ilk kez bu kadar bağırıyor. Neden acaba? Aynı anda ben de irkilerek çığlık atıyor ve ayağımı gaz pedalından çekiyorum.

Ancak bir şey fren yapmamı engelliyor. Ayakkabı fren pedalının arkasına sıkışıyor. Tüm gücümle ayağımı çekip kurtarıyorum ve fren pedalına tüm gücümle yükleniyorum. Ayakkabının 3 cm kalınlığındaki tabanı gücü pedala iletiyor ve sonunda duruyoruz.

Şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü pedal hissi olmadığından kendimi tehlikede hissediyorum. Pedalı ıskalama riskim çok yüksek. 100 km/s hızdaki fren mesafem 39.1 m olarak ölçülüyor. Bu da spor ayakkabılarla elde ettiğim 37.6 m’lik referans değerinden 1.5 m daha uzun. Bu fark yaşamla ölüm arasında belirleyici olabilecek kadar yüksek.

12 farklı ayakkabıyla gerçekleştirdiğimiz bu fren testinde apartman topuklu bu ayakkabılarla elde ettiğim sonuç, testin en kötü değeri değil. Evet, daha kötü sonuçlar aldığım ayakkabılar da oldu.

Bunların da topukları paspasa takıldı ve çok değerli zamanlar kaybetmeme neden oldu.

Ancak en kötü zamana, düz tabanlı sandaletlerle imza attım. Çünkü ayağım önce sandaletten, sonra da sandaletle beraber pedaldan kaydı. Sonuçsa, referans değerden 2.3 m uzun olan 39.9 m’ydi.

Manfred bu kez bana tahta ayakkabılar veriyor. Babaannemin çoraplarıyla korunmasına rağmen ayaklarım resmen eziyet çekiyor. Ayağımda herhangi bir his olmadan gaz pedalına basıyor ve “umarım fren pedalını bulabilirim” diye dua etmeye başlıyorum. Ayakkabı kaymadığı için 38.9 m gibi kısa sayılabilecek bir mesafede duruyorum. Manfred kuru bir ifadeyle lafa giriyor: “Ayağına bahçe hortumu dolansa bile daha iyi fren yapabilirdin.” Yalınayak yaptığımız testte bile 38.5 m’de durabildim. Fren asistanının bulunmadığı ve pedalların ince olduğu eski zamanlarda ve eski nesil araçlarda bu seviyede duruş mesafeleri kesinlikle mümkün olamazdı.

Otomobil kullanırken ne tür ayakkabılar giyilebileceğiyle ilgili olarak, trafik kanunlarında herhangi bir kural yok. Sadece profesyonel sürücülük yapanlar, ayağı iyice saran ayakkabılar giymekle yükümlü.

Buna rağmen pedal hissini yok eden, ayakları sıkan, pedallara veya paspasa takılan ayakkabılarla araç kullanılmamalı. Sonuç olarak: “Sevgili hanımlar! Otomobilinizde her zaman bir çift rahat ayakkabı bulundurun.

Tehlike anında saliseler bile

ölümle yaşam arasında belirleyici olabilir. Yüksek topuklu ayakkabılar büyük

risk yaratıyor.

Ünlü modacı Zolando’nun 12 çift ayakkabısı... Cennette gibiyim! Test uzmanımız Manfred neden hiç heyecanlanmadı acaba?

Şık ama çok tehlikeli: Modacı elinden çıkmış bu pahalı ayakkabılar sık sık paspasa takılıyor.

Çıplak ayakla da

kullanmayın.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.