CITROEN C4 CACTUS 1.2

Fransız otomobil üreticisi Citroen, C4 Cactus tarzında bir aracı yaratıp satışa sunarken, bence büyük bir maceraya atıldı. Ayrıca Crossover tarzındaki bu araç, farklı olmaktan hoşlanan dar bir hedef kitleye sesleniyor.

Auto Show - - AUTO SHOW HAFTASI -

Büyük macera

Citroen, Crossover segmentinde C4 Cactus’ü ortaya çıkartarak, farklılık arayanlara hitap eden bir otomobil yaratmış oldu. Tasarım konusunda radikal bir otomobil olan Cactus’ün, sadece görsel olarak değil, diğer özellikleri açısından da yenilikçi bir çizgisi var. Ben bu tip yenilikleri seviyorum. Bu nedenle bu otomobil test parkından içeri girdiği andan itibaren büyük bir heyecan duydum.

Ülkemizde 56 bin 200 TL’den başlayan ve 72 bin 100 TL’ye kadar çıkan bir fiyat etiketine sahip olan C4 Cactus, bence bu fiyatıyla, daha başlangıçta büyük yara alarak yola çıktı. Kesinlikle başlangıç fiyatı açısından çok daha düşük bir bedel belirlenmeliydi ve belirlenebilirdi gibi de görünüyor. Mesela C3 46 bin 350 TL’den başlarken, C4’ün başlangıç fiyatı olaraksa 47 bin 600 TL belirlenmiş. Cactus için de bu seviyede bir başlangıç fiyatı çok daha iyi olurdu. Test otomobilinde olduğu gibi 1.2 lt benzinli ünite ve otomatikleştirilmiş manuel şanzımanla fiyatı 59 bin 300 TL oluyor. Bu tabloya baktığım zaman ben gözümü farklı yerlere çevirme konusunda tereddüt bile etmezdim.

Çok farklı bir araç

Tasarım konusunda ise C4 Cactus kesinlikle farklı bir araç ve ilgi çekmeyi biliyor. Özellikle motor kaputunun farklı tasarımı, onu bambaşka bir kulvara tek başına rahatlıkla sokmaya yetiyor. Kaputun içine yerleştirilmiş izlenimi uyandıran büyük aydınlatma elemanları ve düz, keskin çizgilere sahip ışık grubu da onu farklı kılıyor. Ama burada da yapılacak küçük ama etkili dokunuşlarla biraz daha agresif görünebilse daha iyi olurdu.

Elbette onun en önemli özelliklerinden biri marka tarafından geliştirilen AirBump teknolojisi.

Citroen Cactus farklılık arayanlar için yaratılmış bir otomobil. Alışkın olduğumuz tarzların dışına çıkan bu model başarılı sonuçlara ulaşabilecek mi bilemiyorum ama benim gibi değişiklikleri seven bir sürücüyü mutlu etti. Kullanım karakteri açısından rahat bir sürüş sunuyor olması bu aracın içinde bulunanları mutlu etmeye yetecek bir özellik. Ayrıca farklılıkların alışkanlık süresi istediğini unutmamak gerekiyor.

Bu tip yumuşak malzemelerin kullanılmasıyla, park sırasında kapı çarpması gibi küçük temaslarda ortaya çıkabilecek küçük çizik ve eziklerin önüne geçilebildiği belirtiliyor. Fakat burada da, bazı araçlarda yaptığım denemelerde, kapıların AirBump yerine karosere isabet ettiğini gördüm. Durum ne olursa olsun akılcı bir çözüm olduklarını düşünüyorum. Tasarım konusunda da bu detaylar C4 Cactus’ün farklı görünmesini sağlıyor.

Kapısını açıp sürücü koltuğuna geçtiğimde, beni yekpare bir koltuk grubu karşıladı. Sürücü ve yolcu koltuğunun arasındaki boşluk yok edilmiş ve bu bölüm tek parça bir koltuğa dönüştürülmüş. İlk başta şunu söylemem gerek, bu durum kesinlikle çok rahat. Ama önde üç kişinin yolculuk etmesinin mümkün olmadığını düşündüğümde ise birden gereksiz bir çözüm gibi geldi. Bu bölümde bulunması gereken vites konsolu ise kokpitin ortasına, sadece birer buton olacak şekilde alınmış. Vites değiştirmek için D, R ve N düğmelerinin dışında başka bir şey bulunmuyor. Cam tavan ile ferahlık hissi çok yüksek ama bu tavanın kapatılamaması, yaz mevsiminde, parlak güneş ışınlarının kullanıcıları rahatsız etmesini kaçınılmaz kılıyor. Fiyat konusunda zaten Cactus’ü eleştirdim ve bir de buna, kendiliğinden kararan dikiz aynasının bile olmamasını ekliyorum. Cactus’tekine benzer bir dikiz aynasını görmeyeli uzun yıllar olmuştu. Benzer şekilde yan aynalar da tasarım açısından iyi görünmezken, aynı zamanda kullanışsızlar. Arka camların ticari araçlar gibi mandallı olarak açılmasına ise anlam veremedim. Neden?

Sürüş karakteri söz konusu olduğunda ilk olarak tek parça olarak tasarlanmış koltuğun performanslı kullanımlar sırasında yan destekleriyle sınıfta kaldığını dile getirmem gerekiyor. Tamam, belki çok rahatlar ama vücudu tutma konusunda başarısızlar. Motor kaputunun altında yatan ve 82 HP güç üreten 1.2 lt benzinli motordan, performans

adına çok fazla bir beklentiniz olmasın. Ortalama hızları karşılayabilen bir kapasiteye sahip. Fakat bu motorla birlikte kullanılan ve ETG5 adı verilen otomatikleştirilmiş manuel şanzımanı, ben olsam satın almazdım. Çünkü istenen vitesi bulma konusunda çok yavaş ve vites değişimleri son derece sarsıntılı. Ayrıca hızlanma istekleri sırasında çok tereddüt yaşatıyor. Yumuşak yapılı süspansiyon sisteminin kullanılmış olması ise onu, rahat sürüşler için ideal bir araç haline getiriyor. Tüketim konusunda cimri dediğim değerlere imza atmasıysa, onun asıl amacının ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Fakat benim gibi, bu tarz araçlarda daha güçlü motor seçeneklerini görmek isteyenlerin, sanıyorum biraz daha beklemesi gerekiyor.

Bu motor seçeneği ve şanzımanla performans konusunda ondan çok fazla bir beklentinizin olmaması gerekiyor. Yol ortalamalarını yakalıyor ama hızlı değil. Sanıyorum çok yakın bir zamanda daha güçlü bir motora ihtiyacı olduğu firma cephesinde de daha sık konuşulmaya başlayacaktır. Farklı tarzı olan aracın yüksek performans sunan seçeneği olması daha çok iş yapabilir.

AirBump adı verilen kaplamalar görünümü farklılaştırırken küçük darbeleri engelleyebiliyor.

Tek parça koltuk mantıklı bir düşünce ama önde 3 kişinin yolculuk yapması yasak! Sadece park halinde işe yarar.

Bagaj eşiği oldukça yüksek. Bu nedenle yükleme yaparken sıkıntı yaşanabilir.

Arka tarafta yeterli bir kullanım alanı sunuluyor.

Dijital göstergeler artık çok daha sık bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Yandan bakıldığında

AirBump’ları çıkardığımız anda sıradan bir crossover

gibi görünüyor.

Vites aramayın çünkü tüm kumanda elemanları işte bunlar.

Dokunmatik ekran kullanımı konusunda

önemli bir sıkıntı yaşamadım.

Bu tip el fren kolu tasarımına alışamadım.

Dikdörtgen formlu aydınlatma elemanları arka tarafın dikkat çekeni.

Tavan barları görünümün daha

dinamik olması konusunda etkin

bir rol oynuyor. AirBump çok mantıklı bir uygulama. Fakat yaptığım denemelerde diğer araçların kapılarına çok engel olamadı. Bu bölüm alışkın olduklarımızdan uzun. Sanki burada da cam varmış gibi. Sivri far tasarımını birçok firma kullanmaya başladı. Bu sayede otomobiller artık daha çekici bakışlara sahip.

Murat Tosun

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.