MERCEDES CLS 350 BT 4MATIC

Tutkular burada başlar

Auto Show - - CONTENTS - Fotoğraflar: Barış Hasan Bedir

Otomobil tutkusu… Bu iki kelime birçoğumuz için çok önemli. En ucuzundan en lüksüne kadar bu tutkuyu doya doya yaşıyoruz. Çok paramız varsa hayalimize sahip oluyor, yoksa bütçemize uyan otomobil bizler için tutkuya dönüşüyor. Hatta onlara isimler bile veriyoruz, kimimiz kadın kimimiz erkek olarak onlara sesleniyoruz. Fakat bazı otomobiller sadece hayal bile olsalar, her zaman tutku olmaya devam ediyor. Elbette ben işimin getirdiği artıyla hepinizden biraz daha şanslıyım: Bu tutkuları kısıtlı bir süre için de olsa yaşama şansım oluyor.

İşte bu hafta bu otomobillerden biriyle birlikteyim: Mercedes CLS 350 BlueTEC 4MATIC… Bu otomobilin sadece tasarımına bakmak bile bana iyi geliyor. Tasarımcıların elinden büyük bir titizlikle çıktığı her halinden belli. Metalin en iyi şekil almış hallerinden biri olduğunu sanıyorum kimse inkar etmez. Bulunduğu her ortamda bakışları hiç zorlanmadan üzerine çekiyor. Benim için en çok dikkat çeken özelliklerinden biri de park halinde bile hareket ediyormuş gibi bir izlenim yaratması. Çizgiler o kadar iyi bir şekilde bir araya getirilmiş ki, birkaç saniye gözünüzü ayırmadan baktığınız zaman, özellikle arka tarafa doğru bir hareket başlıyormuş gibi hissettiriyor.

Bir başyapıt

Şunu rahatça söyleyebilirim: Tasarım konusunda tam bir başyapıt. Fakat kapısını açıp iç mekana geçtiğim zaman bu başyapıt benim için sıradan bir hal aldı. Düşünsenize, 500 bin TL ödeyerek bu otomobili satın alıyorsunuz ama yaşam alanına geçtiğinizde çok daha ucu-

za satın alabileceğiniz bir Mercedes ile aynı özelliklerle karşılaşıyorsunuz. Bu özgünlük eksikliği şimdilik markaların başına önemli bir iş açmadı ama yakın gelecekte çok ciddi bir sıkıntı olacağını düşünüyorum. Özellikle bu kadar ciddi fiyatlara satılan araçların yaşam alanlarının da daha farklı ve daha karakteristik olması gerekiyor. Hele hele o orta konsolun üzerinde duran ve bu tip bir detayı Mercedes tasarımcılarının neden yarattığını anlayamadığım o büyük ekran yok mu? İlk olarak onu yerinden çıkarmak istiyorum… Elbette bu araçta farklılıklar mevcut ama diğer modellerden farkını ilk bakışta ortaya koyacak o büyüleyici karoser tasarımın karşılığı iç mekanda maalesef yok. Kullanım açısından da kumanda kalabalığına bir çözüm bulun- ması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar çok kumanda elemanının hem kullanımı zor hem de kafa karıştırıyor.

Özgünlük eksikliğini bir kenara bırakırsamk, kalite konusunda üst seviyede bir araç olduğunu söyleyebilirim. Özellikle her detayda rastlanabilen yüksek kaliteli malzemeler iyi hissetmenizi sağlıyor. Bu arada direksiyon simidinin tasarımına bayıldım. AMG modellerine gönderme yapan bu direksiyon simidi “yüksek güce hükmedeceğim” anlamına geliyor.

Böyle bir otomobilde kim arka koltukta oturmak ister bilemem. Ancak ikinci sıranın çok rahat olmadığını söyleyebilirim. Çünkü özellikle baş mesafeleri kısıtlı. Alçalan tasarım ve karizmatik görünüm için hem baş mesa-

felerinden hem de görüş rahatlığından bayağı ödün verilmiş.

Sürüş karakteri söz konusu olduğunda ise araç, dış tasarımının büyüsünü yaşatmaya başlıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi her zaman önemli bir güç aktarımı artısı sağlar. Bu sistemin adı 4Matic olduğunda ise bu artı, tadından yenmeyecek avantaja dönüşüyor. Örneğin her türlü kullanım şartında boyutlarından çok daha küçük, çok daha kıvrak bir otomobil kullanıyormuş hissi uyandırıyor ve virajlar arasında dans ederken sürücüsüne büyük bir keyif veriyor. Sanki lastiklerin değil de onun için yapılmış rayların üzerinde gidiyormuş gibi hissettiriyor.

7G-Tronic adlı otomatik şanzıman da aracın sevdiğim özelliklerinden biri oldu. Motorun ürettiği gücü son damlasına kadar yola yansıtıyor, neredeyse hiç kayıp yaşatmıyor ve özellikle esneklik beklediğiniz zamanlarda neredeyse şov yapıyor. Ara hızlanmalar ve ani sollamalar sırasında ona sonsuz bir güven duydum.

Elbette bunu yapan tek başına şanzıman değil. Ön kaputunun altında yatan 252 HP’lik etkileyici dizel motor gerçek bir usta. Bu motor henüz 1600 d/d’de tam tamına 620 Nm tork üretiyor. Motorun alt devirlerde sunduğu çok yüksek tork sayesinde araç, 1915 kg’lık göreceli yüksek ağırlığına rağmen neredeyse rüzgarlar dans ediyor.

Tasarım konusunda üzerinde çok çalışıldığı her halinden belli olan ve muhteşem çekiciliğe sahip bir araç.

3.0 LT, 252 HP, 462.946 TL

Bu ekranı neden kullanmaya başladıklarını bir türlü anlam veremedim.

Göstergeler beyaz zeminleriyle sportif.

Bu kadar çok para verdikten sonra daha düşük fiyata satılan araçlarla aynı iç mekana sahip olmak mı?

Arka taraf dar olsa bile ayrıcalıklı bir alan sunuyor.

Güçlü motor performans

konusunda usta.

Kameralar son derece iyi çalışıyor.

Sürüş karakteri açısından kendine ait rayların üzerinde gidiyormuş gibi başarılı.

Far tasarımı da keskin hatlara sahip detaylar arasında.

Aynaların üzerindeki bu küçük

detay bile iyi görünüyor.

İşte bu. CLS’nin bu kısmında olmak çok iyi.

Arka tarafta uzun boylular için baş mesafesi kısıtlı.

Sportif karakterli olmasına

rağmen bagajı iyi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.