Lüks sınıfta yeni zirve

Bu sınıfta güçten lükse, görünümden prestije her şey zirve için. Bakalım 7 Serisi bunu başarabilecek mi?

Auto Show - - BAŞ SAYFA -

Bir bakan veya petrol şeyhi olduğunuzu ve yeni bir lüks otomobil seçmek için Frankfurt’a geldiğinizi hayal edin. Her konuda öncüsünden biraz daha iyi olan ve Mercedes S Serisi’ni yeni ekstra donanımlarla yenmeyi hedefleyen yeni BMW 7 Serisi Frankfurt Fuarı’nda görücüye çıkmış durumda. İşte o zaman aracı gerçekten yakından incelemenizi veya bu yazıyı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz.

Çünkü otomobil dünyasının zirvesinde durum çok, hem de çok karışık. Buna rağmen BMW’nin, çok sayıda ufak ilerleme ile yepyeni bir 7 Serisi yaratabilmiş olması ve seviyeyi bu kadar ileriye taşıyabilmesi gerçekten şaşırtıcı. Ancak şeyhlerin burada unutmaması gereken bir şey daha var: 7 Serisi’ndeki teknolojilerin birçoğu zamanla BMW’nin 3 ve 1 serileri gibi “halk” otomobillerinde de görev yapmaya başlayacak.

Mercedes’in gösterişi abartmadan yarattığı egemen ve prestijli hava özellikle Amerika ve Asya kıtalarında çok taktir görüyor. Benzer bir strateji kullanan BMW de amiral gemisini aynı ağırbaşlılıkla baharatlandırmış.

Karoserin altındaki yenilikle 4 disiplinde odaklanmış: Mercedes’ten daha dinamik olmak, Mercedes’in konforunu sunmak, tutumlu olmak ve çok sayıda elektronik donanımla desteklenmek.

Şu anda otonom sürüş

teknolojileri hazır olsa da BMW, sürüşü sürücüye bırakmaya ve ön seri bir yeni 7 Serisi ile bizlerin yaptığı gibi, teknolojik ilerlemeleri sürücünün bizzat tecrübe etmesine karar vermiş. Uygulanan sert diyet sayesinde 750i xDrive’ın ağırlığı 1945’a düşürülmüş: Kabinde karbonfiber parçalar, alüminyum bagaj kapağı ve süspansiyon parçaları, izolasyon ve koltuklarda yapılan ince işçilik, 130 kg ağırlık tasarrufu sağlamış. Eşdeğer bir S 500 4Matic’in ağırlığı ise 2 ton sınırının üzerinde.

Ağırlıktaki tasarrufun da katkısıyla yeni 7 Serisi, en azından yeni süspansiyon teknolojisine sahip olduğunda, en az bir 5 Serisi kadar kıvrak ve dinamik bir kullanım sunuyor. Standart havalı süspansiyonu (artık iki aksta da) adaptif amortisörleri ve orta konsoldaki süspansiyon ayar düğmesini zaten tanıyorduk. Yeni 7’de bunlara, aracın virajlarda yana yatma eğilimi azaltan Executive Drive Pro adlı elektro-mekanik stabilizatör kontrol sistemi eklenmiş.

Sistem gayet iyi çalışıyor ve BMW’nin imajını destekliyor: S Serisi gibi konfora odaklanmak yerine, lüks sınıfta bir sürüş makinesi sunmak. Bunun dışında BMW, M-Sport versiyonunu da aracın piyasaya çıkışına yetiştirecek.

Lüks sınıfa dahil olduğu için 7 Serisi konforlu olmak ve sürücüsünü rahat ettirmek de zorunda. Bunun için uzunluğu 17 cm artırılmış L versiyon hazırlanmış. Arka koltuklarında lüks bir kulübün rahat ve elit atmosferini sunan L versiyon,

Zirvede görsel olarak sükunet hakim: Sakin hatlar ve abartılardan kaçınılmış ağırbaşlı bir prestij.

Mercedes’ten de tanıdığımız birçok özelliğe sahip: Yatak haline gelebilen masaj fonksiyonlu koltuklar, kontrol amaçlı kullanılan 7 inçlik tablet… Spor stüdyosu ise gerçek bir yenilik: Bir uygulama, sağ arka koltukta oturan patrona, bir sonraki randevu öncesinde kendisini rahatlatabilecek hareketler tavsiye ediyor.

İlk sırada oturan sürücü de yeni hareketlerle tanışacak: Merkezi kontrol düğmesini BMW, sürücünün örneğin klimayı kontrol edebileceği dokunmatik paneller ve hareket algılama sistemiyle desteklemiş. Sistemin 3 boyutlu sensörü, sürücünün el hareketlerini algılıyor ve örneğin elini sağa ya da sola doğru hareket ettirdiğinde mönüdeki bir sonraki programa geçebiliyor.

El hareketleri, konuşma, dokunma, bastırma, çevirme... Yeni 7 Serisi’ndeki

kumanda olanaklarının sayısı kesinlikle çok zengin. Aynı şey, tamamı bir ağ üzerinden birbiriyle etkileşim içinde olan gövde elektroniğinin yetenekleri için de geçerli. Örneğin Driving Assistant sistemi artık arkadaki radar sensörlerini de kullanıyor: Yanda akan trafik varken park yerinden kendi kendine çıkabiliyor veya arkadan gelen bir aracın size çarpma riski doğduğunda sürücüyü uyarıyor. Helikopter görüş sistemi ise artık aracın çevresini 3 boyutlu olarak gösterebiliyor.

Yeni 7 Serisi dünyanın uzaktan kumandayla park edilebilen ve park yerinden çıkabilen ilk otomobili olabiliyor: Sürücü otoparkın dışında dururken aracı, bir zamanlar James Bond’un yaptığı gibi, uzaktan kumanda ile kontrol edebiliyor. Ancak BMW, genel olarak bu tür oyuncaklardan kaçınma eğiliminde. Bunun nedeni ise Münihli firmanın, aracın insan tarafından kullanılmasını iyileştirmeyi, idealize etmeyi tercih etmesi. Bunun için BMW, 3.0 lt’lik 6 silindirli motorunun iyileştirilmiş versiyonlarını kullanmış. Modellerden 740i 326 HP güce sahip ve 100 km’de 6.6 lt yakıtla yetinebiliyor. 265 HP’lik 730d ise daha da tasarruflu: 4.5 lt/100 km. Bu da 119 gr/km gibi çok düşük bir karbondioksit salınımı anlamına geliyor.

Bu konuda S 350 d’nin (5.5 lt) 730d’nin yanında hiç şansı yok. Diğer taraftan bu iki elit marka arasındaki asıl sert mücadele, prestijli 8 silindirli motorlar ve hibrid sistem cephelerinde gerçekleşecek. 7 Serisi’nin başlangıçtaki üst motor seçeneği 450 HP’lik 750i olacak. Hibrid 740e ise 40 km’lik elektrikli menzil ve 2.1 lt/100 km’lik norm tüketim sunacak.

Bu iki seçenek uzun kasa ve 4 tekerlekten çekişli olarak da satın alınabilecek. Buradaki satış stratejisi ise gayet basit: Üst sınıfta her şey mümkün mesajını vermek. Dünyanın farklı pazarlarındaki diğer farklı müşteri taleplerini ise BMW, Individiual adlı program ile karşılayacak. Yeni 7 Serisi’nde, lüks sedanların üzerinde sadece gökyüzünün (veya Rolls-Royce gibi egzotiklerin) olduğunu gösteren bir opsiyon daha olacak: Yıldızlı bir gökyüzü şeklinde aydınlatılabilen ve yolculara zirvede olduklarını hatırlatan Sky Lounge adlı panoramik cam tavan.

BMW 7 SERİSİ

Burun alçalmış, böbrekler büyümüş... Yeni ile güncel 7 Serisi arasındaki görsel farklar nüanslarla sınırlı.

BMW 7

HP : 326-450 BENZINLI

HP DIZEL: 265

MERCEDES S SERİSİ İki sene önce piyasaya çıktı ve o günden beri en çok satan lüks otomobil: Mercedes hala 7 Serisi’nin rol modeli.

KUMANDA MERKEZİ 7 Serisi’nde sürücüyü hoş bir atmosfer bekliyor: Sportif göstergeler, küçük bir ekran ve Mercedes’i aratmayan çok yüksek bir detay işçiliği.

BÜYÜK ŞOV Kendine özgü bir direksiyona sahip olan S Serisi’nde iki büyük monitör ve daha ışıltılı bir dekorasyon kullanılmış.

PRESTİJLİ ARKA TASARIM S Serisi’nin Avrupalı tüketicinin beğenisini kazanmayacak tek kısmı arka tasarım. Ancak bu yuvarlak ve çıkıntılı hatlar ABD’lilerin hoşuna gidecektir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.