ALFA ROMEO MÜZESİ İtalyan güzellerine yeni yuva

105 yılı geride bırakan İtalyan Alfa Romeo, bir asrı aşan tarihini Temmuz ayından itibaren Milano-Arese’de ziyaretçilere açtı. Alfa Romeo’nun zaferlerle dolu renkli ve sıra dışı tarihini yansıtan yeni müze, markanın adeta kalbi niteliğini taşıyor. Müzede,

Auto Show - - CONTENTS -

Otomotiv dünyasının en eski markalarından İtalyan Alfa Romeo, geride bıraktığı 105 yıllık tarihini halka açıyor. 1910 yılında Milano’da temelleri atılan, 1986 yılında da otomotiv devi Fiat Grubu’na katılan Alfa Romeo’nun Milano-Arese’de bulunan ve tamamen yenilenen müzesi, Temmuz ayından itibaren ziyaretçilerini kabul etmeye başladı. Alfa Romeo otomobillerinin ilk üretildiği fabrikaya ev sahipliği yapması nedeniyle şirket tarihinde sembolik bir değeri olan Arese’de yeniden canlandırılan müze, markanın 1960’ların başından bugüne kadar bir araya getirdiği tarihi koleksiyonunun en önemli parçalarına ev sahipliği yapıyor.

69 tarihi model yeni müzede!

Müzede, birçoğu yalnızca markanın gelişimini değil, otomobilin kendi tarihini de gösteren 69 model sergileniyor. 24 HP gücüne sahip ilk A.L.F.A aracından Tazio Nuvolari'nin kullandığı 6C 1750 Gran Sport’a, 8C ve dünya Formula 1 şampiyonu Juan Manuel Fangio’nun kullandığı Gran Premio 159 ‘Alfetta 159’ gibi efsanevi Mille Miglia şampiyonlarına; 1950lerin ikonik otomobili Giulietta’dan Champi-

onship 33 TT 12’ye kadar birçok model bulunuyor. Müze bünyesinde ayrıca bir kitapçı, kafe, belgelendirme merkezi, test sürüşü pisti, etkinlik mekânları ve müşteri teslimat bölgesine sahip bir showroom yer alıyor.

Yeniden açılışın hikâyesi

1976’da resmi açılışı yapılan müze, o dönemde yalnızca rezervasyonla ziyaretçi kabul ediyordu. Arese’nin üretim merkezi olarak hizmete son vermesinin ardından 2009 yılında kapanan müze, Alfa Romeo’nun yeniden doğuşunu müjdeleyen süreçte bir kez daha kapılarını açmak üzere büyük bir değişim sürecine girdi. Mimar Benedetto Camerana liderliğinde 2013 yılında başlayan çalışmalar, müzenin yeniden açılmasının yanı sıra tarihi dokuyu da koruyacak bir tasarımı merkezine aldı. Tesisi bütünsel bir deneyim yaşatmak amacıyla ele alan büyük restorasyon projesi 2014 yazında başladı ve 12 aydan daha kısa bir sürede tamamlandı.

Yeni müze tasarımının temel öğesi ise çıkıntılı tavandan ziyaretçi girişine, giriş kapısından yeni merdivenin mimari özelliğiyle sergi alanına kadar tüm binayı çevreleyen kırmızı yapı oldu. Parlak ‘Alfa kırmızısı’ rengi sebebiyle otoyoldan rahatça görülebilen bu son mimari eklenti müzenin tekrar doğuşunun sembolü olurken, geçmiş ve gelecek arasındaki gerekli bağlantıyı sağlıyor. Bu ayrıntı, 1970’lerin mimari şartlarını korurken aslıyla uyumlu modern bir özellik olarak öne çıkıyor.

Müzede markanın özü üç ayrı bölümde ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor: Endüstriyel devamlılığı temsil eden Zaman Tüneli; stil ve tasarımı bir araya getiren Güzellik; teknoloji ve hafifliği özetleyen Hız. Her prensip için müzede ayrı bir bölüm ayrılması ise bir başka dikkat çekici unsur olarak ön plana çıkıyor.

Alfa Romeo’nun

MilanoArese’deki tamamen yenilenen müzesi, Temmuz ayından itibaren ziyaretçi kabul etmeye

başladı

2009’da kapanan ve bu yıl yenilenerek tekrar açılan müze, Alfa’nın yeniden doğuşunu simgeliyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.