300 HP’DEN DAHA GÜÇLÜ KOMPAKTLAR... İMKANSIZ

Auto Show - - TEST THE BEST -

Şimdi gaz pedalını zemine yapıştırma ve düzlüğe doğru dengeli bir şekilde ilerleme zamanı. Viraj çıkışından itibaren RS, boğuk kükremeler eşliğinde doğru çizgiye doğru hızlanıyor. Opsiyonel Recaro koltuklar vücudumu çok iyi kavrasa da, oturma pozisyonu biraz fazla yüksek.

Honda da canlı turbo sisteminin getirdiği ek güce güvenirken, 2.0 lt hacimle yetiniyor ve 310 HP güç üretiyor. Bu kadar yüksek güç ve önden çekişin iyi bir birliktelik olma ihtimali var mı? Hem de nasıl! Honda mühendisleri burada gerçekten çok iyi iş çıkarmışlar. Civic, başka hiçbir aşırı güçlü ve önden çekişli kompaktın başaramayacağı şekilde, izine sadık bir karakterle hızlanıyor. Virajlarda tam gazla ilerlerken sergilediği nötrlük de saygıyı hak ediyor.

Civic Type R, bu üçlü arasında açık ara farkla en radikal yarışçı ve bunu tasarımıyla da belli ediyor: Geniş çamurluklar, burunda, yanlarda ve arkada bolca kanat... İç mekanda da durum aynı: Oyuncaklı bir kokpit, yarış tipi koltuklar, bir düğmeye basılarak değiştirilen iç aydınlatma... Kırmızı renk burada da “tehlike” anlamına geliyor! İç aynadaki görüş ise, devasa çift spoyler nedeniyle ortadan ikiye bölünmüş durumda.

Honda, karşılaştırmamızın hem en uygun fiyatlı hem de 1400 kg ile en hafif sporcusu. Hafifliğin olumlu etkileri pistte hemen hissediliyor: Canlı ve agresif bir şekilde hızlanıyor ve virajlarda da çok dinamik. Direksiyon komutları anlık ve doğru yönlendirmelere dönüşürken, fren performansı harika, vites değişimleriyse çok temiz.

Type R’ı muhteşem yapansa mükemmel olmaması. Evet, Honda’nın eski usül turbo sisteminden bahsediyoruz: Alt

Peki ya “Avrupa’nın 1 Numarası” nasıl? Golf ailesinin en sportif modeli olmasına rağmen kesinlikle ağırbaşlı görünüyor. Büyük ön hava girişleri, difüzör ve 4 adet oval egzoz çıkışı olmasa, 86 HP’lik TSI motorlu kardeşinden ayırmak imkansız olurdu. Turbo devreye girdiğinde ise resmen kıyamet kopuyor. Türbinden gelen aşırı besleme sayesinde 2.0 lt’lik motor 300 HP güç üretiyor ama bunu başarılı bir çalışma karakteri ve dengeli bir güç dağılımıyla sunuyor. Yani asla Ford ya da Honda gibi “sivri” olmuyor. 4Motion adlı 4x4 sistemi sayesinde R da herhangi bir güç aktarım problemi yaşatmıyor.

Aslına bakılırsa Golf, problem nedir bilmeyen bir otomobil. Örneğin günlük kullanımla ilgili her talebi başarıyla karşılıyor: Hafta sonları piste çıkıp biraz azabiliyor, Pazartesi günü konforlu bir şekilde işinize gidebiliyor, ailenizle sorun yaşamadan yaz tatiline çıkabiliyorsunuz. Yani Focus ve Type R’ın aksine o, çok yönlü bir yetenek. Yarış pistindeki karşılaştırmadaysa durum değişiyor. Örneğin GTI’ın koltukları rahat ama yan destek konusunda kesinlikle çok iddialı değiller. Ayrıca Race modunda (sürüş programları opsiyonel) bile insan, direksiyondan daha fazla direktlik ve geri bildirim istiyor. Golf R dengeli sürüş özellikleriyle keyif veren bir otomobil ama insanın ruhunu ateşlediğini söyleyemeyiz.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.