ALFA ROMEO STELVIO

Alfa’nın SUV’u Porsche avında

Auto Show - - IÇINDEKILER -

Sesi de gidişi de Giulia gibi

Alfa Romeo, marka tarihindeki ilk SUV modeli olan Stelvio ile yüksekleri hedefliyor. Adını Alpler’deki yüksek bir dağ geçidinden alan Stelvio’nun örtüsü ilk kez Los Angeles’ta Alfa Başkanı Roberto Fedeli tarafından açılmıştı. Aracın sıfır seri versiyonunu Modena’da kullanma fırsatı bulmuştuk: Geniş ve alçak yapılı Stelvio burada, bir BMW X3 ve Porsche Macan’ın yanında duruyordu. Macan ile aynı ligde mi? Başkan bu sorumuza “kesinlikle” diyerek cevap verdi ve ekledi: “Özellikle 510 HPlik QV, çok güçlü bir meydan okuyucu.”

İlk izlenimlerimiz iç mekanının Giu- lia’ya benzediği, sesinin Giulia’yı hatırlattığı ve Giulia gibi gittiği yönündeydi. Daha doğrusu bir Giulia Veloce gibi... Test aracımızda da Veloce’nin 280 HP’lik benzinli motoru görev yapıyordu. Bu 4 silindirli motor dumanlı bir sesle çalışıyor ve kaslarını göstermeyi seviyor. Yıldırım hızıyla gerçekleşen vites değişimleri ve yüksek torkun darbeleriyle araç, çok yüksek bir ivmeyi hiç zorlanmadan, neredeyse sürekli koruyor. Giulia’nın aksine Stelvio’da ne arkadan itiş ne de manuel şanzıman seçeneği var: Sadece 4x4 ve vitesleri sadece 150 milisaniyede değiştirebilen 8 ileri oranlı ZF otomatik şanzımanla kombine edilmiş.

Stelvio, hafif, kıvrak ve yumuşak karakterli bir araç. Virajları bir X3 kadar dinamik bir şekilde dönerken, Q5’e karşı en önemli kozu insanın ruhuna, duygularına hitap etmesi. Macan ile karşılaştırıldığında İtalyan SUV, daha iyi bir fiyat/ performans oranı sunuyor ve bunu gayet yüksek bir konfor ile harmanlıyor.

Buna bir de topmodeldeki 510 HP’lik güç ekleniyor. Diğer taraftan Stelvio’da da diğer Alfalardaki bir şeyler eksik: Modern asistan sistemlerden oluşan eksiksiz bir paket, konfor ekstraları ve piyasada dikkat çekmesini sağlayacak en ileri teknolojileri barındıran yenilikler. Diğer taraftan ise Stelvio, eşdeğer bir

BMW X3’ten neredeyse yüzde 10 daha ucuz. Ayrıca beyaz veya siyah gibi sıkıcı renklerin dışında Rosso Corsa gibi insanın içini gıcıklayan benzersiz bir renk seçeneği de sunuyor. Stelvio’nun oturma pozisyonu, kendisinden 20 cm daha alçak olan Giulia’dan sadece 4 santimetre daha yüksek. Bu sayede SUV yapısı, sürüş özellikleri, yol tutuş ve performans konularında herhangi bir dezavantaja neden olmuyor. Tam tersine: Virajları dinamik bir şekilde dönüyor, direksiyon hissi ve geri bildirimleri çok iyi, 19 inçlik jantlara rağmen süspansiyonu konforlu ve frenleri (standart versiyonlarda çelik, QV’de karbon-seramik) de güçlü ve güvenli.

Ayarlı süspansiyon dinamik modda konforla dinamizm arasında iyi bir denge sunuyor. İş çıkışı trafiğinde sıkıldınız ve önünüzdeki dönel kavşağı bir süre açık gördüğünüzü farz edelim: Aktarma sisteminin Torque-Vectoring efektini denemek için harika bir zaman demektir. Torque-Vectoring için ters ESP diyebiliriz: Araç burada frenleme yoluyla değil, tekerleklerin tek tek ve bağımsız olarak hızlandırılmasıyla doğru izde tutuluyor. Motor gücünün araç yönünde ve yanal olarak aşırı hızlı bir şekilde değişken olarak dağıtılması, bu sırada limitler hakkında bilgilendirme yapan hafif sav- rulmalar kesinlikle çok etkileyici. Motorlar ve şanzımanlar Giulia raflarından alınmış. 2.2 lt’lik iki dizel motor 180 HP ve 210 HP, 2.0 lt’lik benzinli motorlarsa 200 HP ve 280 HP güç üretiyor. Süspansiyon, motorlar ve kısmen alüminyumdan üretilen benzinli V6 ise Ferrari tarafından geliştirilmiş. Peki ya alternatif motor konseptleri? Başkan Fedeli: “Her şeyin zamanı var. Farklı alternatifler üzerinde çalışıyoruz ama elektrikli bir versiyon için henüz çok erken. Cassino’daki tesislerde üretilen Stelvio, 2017 başından itibaren Avrupa’daki Alfa Romeo bayilerinde boy göstermeye başladı. Türkiye’ye ise yılın ikinci yarısında gelmesi bekleniyor. Stelvio sınıfının en dinamiği olmasa da kesinlikle en sportif örneği. Ağırlık, boyutlar, ağırlık merkezi... Dinamik kullanımda hiçbiri bu “özel Giulia” için sorun teşkil etmiyor. Hatta iç mekanda da hafif iyileştirmeler var: Kaliteli yüzeyler, yeni tasarımlı göstergeler ve daha rahat koltuklar. Genişlikler ise rakiplerindeki gibi gayet iyi. Bu Stelvio yüksekleri hedeflemekte haklı.

Stelvio’nun en güzel kısmı olan burunda tek bir problem var: Plaka nereye takılacak?

Sıfır konumlarında ibreler aşağı bakıyor. Kontroller merkezi bir düğmeyle yapılıyor.

Dört silindirli alüminyum motorda elektrohidrolik supap ayar sistemi kullanılmış.

Coupeleri andıran arka kısmın mesajı: Hedef iç mekan değil sportiflik.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.