YEŞİM NUR

Parkurlardaki kadın pilotlar

Auto Show - - IÇINDEKILER -

Onlar 20 yılı aşkın bir süredir gazetecilik yapan iki arkadaş. Ortak özellikleri kendilerinin ‘mesleki deformasyon’ olarak tanımladıkları ‘merak duyguları’. Bir ‘acaba’ sorusunun peşinden dünyanın öbür ucuna gidebilirler. İş gereği yurt içi ve yurt dışında pek çok etkinliğe katılıp, test sürüşüne katılıyorlar ama özel hayatlarında da yol yapmak onlar için vazgeçilmez. Çelikel, “Yol beni sakinleştiriyor” derken Nur en çok virajlı yollarda kullanmayı sevdiğini söylüyor: “Bir nevi meditasyon yapmak” gibi diye de ekliyor. Bir süredir çok sevdikleri otomobil kullanma işini şimdilerde, meselenin hız değil navigasyon olduğu Raid kategorisinde yarışmaya çevirmişler. Yakın zaman önce Fethiye’de düzenlenen BajaAnatolia Rallisi Raid’de Fiat 500 X’le zor bir parkuru 21 araç arasından 7’inci tamamlamışlar. Onlar için bu daha bir başlangıç. “2017’de adımızdan daha çok söz ettireceğiz” diyorlar.

Yarışmak ciddi iş. Nasıl cesaret ettiniz?

Pınar: İkimiz de kullanmaya bayılırız. Otomobile atlayıp gideriz uzak uzak. Hiç üşenmeyiz. Ben mesela yaz aylarında cuma akşam üzeri çıkıp Alaçatı’ya giderim hafta sonu için. Yeşim de öyledir. Üç yıl önce ilk kez Transanatolia’yı izlemek için davet edildik. Yoğunluktan gidemedik. Yeşim: Ertesi yıl için bu sefer tarihleri önceden ayarladık. Dacia bir Duster

araç ile destek oldu. Ve kendimizi Ankara, Erzincan, Kars, Tokat, Yozgat arasında bir maceranın içinde bulduk. Yarışa resmi olarak katılmadık ama tüm parkurları yaptık. İnanılmaz etkilendik. İşte o yarışta girdi kanımıza Raid tutkusu.

Aracı kim kullanıyor, dönüşümlü mü kullanıyorsunuz?

Yeşim: Aslında buna karar vermemiz biraz zaman aldı. Transanatolia’da ikimiz de kullandık. Ama o bir haftada ortaya çıktı ki, Pınar’ın yön bulma hissi çok iyi. Ben ise tam bir felaketim. O yüzden aracı ben kullanıyorum. Sanırım ondan başkasıyla yarışmam çok zor.

Pınar: İşte beni böyle kandırdı. Bence de Yeşim benden daha iyi kullanıyor. Mecburen yol notu okumayı öğrenmek zorunda kaldım. Bir çeşit bulmaca gibi olduğu için hoşuma da gitti. Ama bence en önemlisi çok uzun yıllardır arkadaş

olduğumuz için yolda hiç konuşmadan anlaşabiliyor olmamız. Son yarışa nasıl dahil oldunuz? Yeşim: Geçen yıl Transanatolia, ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle gerçekleştirilemedi. Aynı ekip Fethiye’de üç günlük BajaAnatolia isimli bir yarış yapmaya karar verdi. Biz de hemen listeye adımızı yazdırdık. Son ana kadar kimse gideceğimizi tahmin etmiyordu. Çünkü bu sefer bir aracımız bile yoktu.

Cidden zor bir durummuş. Peki yarış sizi çok zorladı mı? Neler oldu?

Yeşim: Yarış aracımız Fiat 500 X oldu. İyi konsantre olduğumuzu düşünüyorum. Parkurlar cidden zordu. Bazı bölümlerde, “Burası yol olamaz, galiba kaybolduk,” dediğimiz oldu. Ama hiç kaybolmadık, otomobilimiz inanılmaz bir performans gösterdi. İlk gün kampa altıncı olarak döndüğümüzde herkes çok şaşkındı. Biz olayın farkında değiliz tabii. Bir sürü araç yolda kalmış meğer o gün. İkinci gün destekçilerimiz artmıştı.

Otomobil kullanmak ve yol yapmak bizim için meditasyon yapmak gibi.”

Pınar Çelikel, Yesim Nur

“Fiat 500 X, kolay sayılmayacak bir parkurun üstesinden geldi. Yarışı bitiremez diye düşünenleri mahcup etti” diyor Pınar Çelikel.

Fethiye Saklıkent çevresindeki BajaAnatolia üç gün sürdü.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.