Güçlü yarışçılar

Çok hızlı, çok pahalı ve çok elit: Yeni Aston Martin DB11, AMG GT R ve Bentley Continental’e meydan okuyor. Ruh olarak kardeş olsalar da karakterleri çok farklı.

Auto Show - - EDİTÖR -

Çok hızlı, çok pahalı ve çok elit: Yeni Aston Martin DB11, AMG GT R ve Bentley Continental’e meydan okuyor. Ruh olarak kardeş olsalar da karakterleri çok farklı. .

Yeni bir Aston Martin, en az İngilizlerin penaltı mücadelesi galibiyetleri kadar enderdir. Ancak şimdi, sonunda, işte böyle bir yeniliğin zamanı: DB11, yaşlı DB9’un yerini aldı. DB11’den bu küçük premium markayı geleceğe taşıması bekleniyor. Ancak buradaki iki rakibi de çok iyi genlere sahip: VW Grubu’nun premium markası Bentley’in 2.3 tonluk güç abidesi Continen- tal Supersports’u ve Mercedes-AMG’nin GT R’ı. AMG GT R, Green Hell Mango (yeşil cehennem mangosu) adlı rengiyle bile “yeşil cehennem” olarak da adlandırılan Nürburgring Nordschleife Pisti’ne gönderme yapıyor.

AMG yetkililerinin “yeşil cehennem mangosu” adlı renk tercihi abartılı değil: Cehennem kaçkını gibi gidiyor.

Geniş ve basık yapısı, bir canavar ağzını andıran büyük ızgarası, devasa hava girişleri, büyük seramik frenleri, karbon tavanı ve yere tutkal gibi yapışan Michelin Sport Cup 2 lastikleri (önde 19, arkada 20 inç) AMG’nin savaşlarda kaybetmeyi sevmediğini gözler önüne seriyor. Aslında ona otomobil yerine mermi demek daha doğru bile olabilir.

İç mekan biraz küçük. Birçok düğme ve şalter içeren büyük orta konsol, rahat edebilmek için hem pilotun hem de yolcusunun ince yapılı olmasını gerektiriyor. Ayrıca bu ikilinin çıkacakları yolculuk hakkında iyice düşünmeleri gerekiyor. Yarış tipi iki koltuktaki oturma yüksekliği neredeyse asfalt seviyesinde ve yolculuk gayet zorlayıcı. Bir süre sonra doğrudan asfaltın üzerinde oturduğunuzu bile düşünmeye başlayabilirsiniz.

585 HP güç ve 700 Nm tork üreten çift turbo beslemeli 4.0 lt’lik V8, aracın ön-orta kısmında (ön/arka ağırlık dağılımı: 48/52) konumlandırılmış ve gücü arka aksa aktaran 7 ileri çift debriyajla kombine edilmiş.

AMG, bu yeşil rengin ismini seçerken kesinlikle abartılı davranmamış: GT R resmen cehennem kaçkını gibi gidiyor. V8’den önce karanlık ve tehdit edici bir homurtu yükseliyor, ardından sesler derin ve boğuk bir hale geliyor. 0’dan 100 km/s’ye hızlanma için 3.7 sn yeterli. 0-200 km/s hızlanma ise daha çılgınca: 10.5 sn. Ancak bunlar sadece basit yani AMG’nin dizginlenmemiş yarış karakterini tanımlamaktan çok uzak sayılar!

Yıkıcı bir V8, temiz bir denge, aşırı direkt bir direksiyon, aşırı rijit bir karoser, çok geniş iz açıklıkları, yönlendirmeye katkı yapan arka tekerlekler ve hassas müdahaleler yapan asistan sistemler, sürücü, otomobil ve asfaltın yekvücut olduğu benzersiz bir deneyim yaratıyor. AMG’nin yıldırım hızıyla bir sonraki viraja girmesini sağlamak için sürücünün sadece bunu düşünmesi yeterli. Continental lastiklerinin test pisti Contidrom’da GT R, birkaç hafta önce pist rekorunu kırmış ve liderliği Porsche GT3 RS’ten (991) almıştı.

Eğer niyetiniz pist rekoru kırmaksa, süspansiyonun Race (yarış) modunu seçmenizi, arka tekerleklerin patinaj seviyesini ise 5 ya da 6’ya (1: patinaj yok – 9: çok patinaj) ayarlamanızı tavsiye ederiz. Hemen ardından ise hem yanal hem de doğrusal ivmelenmelerde inanılmaz bir keyif almanız kaçınılmaz. Aynı şey negatif ivme için de geçerli: Aşırı güçlü Brembo frenler, 100 km/s hızla ilerleyen GT R’ı sadece 31.4 m’de durdurabiliyor.

Bentley Continental’de “demir atıp” durmak biraz daha uzun sürüyor: Supersports aynı hızda durabilmek için 38.4 m’ye ihtiyaç duydu. Bentley için Ettore Bugatti bir zamanlar hoş bir benzetme yapmıştı: “Dünyanın en hızlı kamyonu.” Tamam, bunu 1930’larda söylemişti ama (sakın alınma sayın Bentley) bu benzetme bir şekilde günümüze de uyuyor!

Bentley Continental, bunun haricinde de süper sporculardan beklenenlerin dışına çıkıyor: 4.82 m’lik devasa uzunluk, 1.94 m’lik genişlik, 2.3 tonluk ağırlık... Supersports’un heybetli görünümü, ön ve arkadaki spoylerler, karbon difüzör, parlak siyah renkli egzoz çıkışları, koyu renkli 21 inçlik jantları (lastikler Pirelli P Zero) ve benzer dokunuşlarla daha da etkileyici hale getirilmiş.

AMG ve Aston Martin ile karşılaştırıldığında Continental, krallara layık iç genişlikler sunuyor: İki kişi lüks ön koltuklarda çok rahat oturuyor. Hatta arkada da iki adet rahat koltuk var. Lüks kokpitte ise pahalı ve iyi olan

Ettore Bugatti’nin “Bentley dünyanın en hızlı kamyonudur” sözü bugün bile bir şekilde geçerli.

her şey var: Karbon, kaliteli deri, tek parçadan frezlenmiş klima düğmeleri... Uzun zamandır böyle bir zenginlik görmemiştik.

Supersports, 2003’ten beri piyasada olan Continental’in son türevi: Halefi sonbaharda Frankfurt Fuarı’nda sergilenecek. Test aracımızda 6.0 lt’lik bir W12 motor (aslında birleştirilmiş iki adet VR6 motor) görev yapıyor. Bu ilginç makine 710 HP güç ve 1017 Nm’lik inanılmaz bir tork üretiyor. Güç aktarımı görevi ise hızlı çalışan 8 ileri oranlı ZF otomatik şanzımana ve 4 tekerlekten çekiş sistemine verilmiş.

W12 hala alışılmadık seslerle çalışıyor: Hışırdıyor, ıslık çalıyor ve üst devirlerde tehditkar şekilde kükrüyor. Aracı hareket ettirme tarzı da inanılmaz. Neticede 1017 Nm, kesinlikle abartılı bir tork değeri. 4x4 sistemi sayesinde Bentley, birinci sınıf bir güç aktarma yeteneğine sahip: Gaza sonuna kadar bastığınızda resmen yumruk yemiş gibi hissediyorsunuz, tüm iç organlarınız hatta kanınız bile koltuğa doğru harekete geçiyor. Evet, bu 2.3 tonluk araç acımasız bir güce sahip ve 100 km/s’ye 3.5 sn, 200 km/s’ye ise 12.0 sn’de ulaşıyor.

Burada düz ivmelenmeden söz ettiğimizi anlamışsınızdır. Çünkü ilk viraj yaklaştığında keyif sona eriveriyor: Ağırlığının büyük kısmı ön tekerleklere binen bu 2.3 tonluk kütle, şiddetli bir önden

Bu Bentley’de gaza sonuna kadar bastığınızda gerçek anlamda yumruk yemiş gibi oluyorsunuz.

kayma eğilimi gösteriyor. Hatta kontrol etmeye çalışırken karbon-seramik frenler bile limitlerine ulaşıyor.

Sürüş tarzını yat kullanmaya benzetmek mümkün: Direksiyona yönü söylüyorsunuz, dönüş ise bir süre sonra gerçekleşiyor. Ancak virajı aşmayı bir şekilde başardığınız anda, yani düzlüğe çıkıp gaza yüklendiğinizde mutlak keyif geri dönüyor ve arkanızdaki araç ufak bir siyah noktaya dönüşüveriyor.

Evet, bu aracı düzlüklerde Aston Martin bile takip edemiyor. 2004’ten beri üretilen DB9’un yerini alan DB11, selefinin çok şık tasarım dilini günümüze modern bir yorumla taşıyor. Bize göre bu yorum kesinlikle başarılı. stil sahibi ve çok modern. Tipik ızgara, devasa ön kaput, ince farlar ve basık siluetiyle DB11, mutlak bir ilgi mıknatısı. Yapılan aerodinamik iyileştirmeler de dikkat çekici: Ön çamurluklardaki hava çıkış solungaçları, C sütunlarındaki Aeroblade adlı hava yönlendirme (sütun hizasından giren hava, bagaj kapağı üzerinden tahliye ediliyor) kanalları... Aeroblade sistemi, bir normal spoylerin yaptığı gibi yere bastırma etkisi yaratıyor. Bunun dışında bagaj kapağında küçük bir entegre spoyler de bulunuyor.

Kokpit gayet minimalize edilmiş bir yapıya sahip olsa da, hala çok elit görünüyor. Merkezi gösterge olarak kokpitte 12 inçlik bir ekran görev yapıyor ve aydınlatma rengi sürüş moduna göre (GT: beyaz, Sport: kırmızı, Sport Plus: ateş kırmızı) değiştirilebiliyor. İç mekan genişlikleri bakımından Aston Martin, AMG ile Bentley’in arasında konumlanıyor: İniş-binişler dar GT R’dan daha rahat, genişlikler iyi, koltuklar ise sert ama yeterince konforlu.

5.2 lt hacimli yeni V12 (Aston tarihindeki ilk çift turbolu motor) 608 HP güç ve 700 Nm tork üretiyor. Bu harika mo- tor çok iyi ve yumuşak çalışıyor ama çok yüksek bir güç potansiyeline ve yıkıcı bir itiş gücüne sahip. Başlarda sakin ve hoş tınılar çıkaran motordan tam gazda tok homurtular ve yüksek notalar duyuluyor.

ZF üretimi 8 ileri otomatik şanzıman çok hızlı tepkiler veriyor ve istenildiğinde sert de olabiliyor. Böylece DB11, 100 km/s’ye 4.4 sn’de, 200 km/s’ye ise 12.6 sn’de ulaşıyor. Tamam, bu rakamlar onu karşılaştırmamızın en hızlısı yapmıyor ama DB11, burada iki karakteri aynı anda sunabilen tek rakip: Rahat gezintilerde süspansiyon şaşırtıcı bir konfor sunarken, bir düğmeye bastığınızda safkan bir sporcuya dönüşebiliyor. En sportif kullanımlarda bile rahatlığından ve dengesinden ödün vermemesi ise Aston Martin’in diğer bir etkileyici özelliği: Aşırı hızlı olsa da her zaman rahatça kontrol edilebiliyor ve bunu gayet yüksek bir konforla harmanlayabiliyor.

Brigdestone Test Tesisleri, maksimum hız ovali... Burada maksimum 250 km/s’ye izin veriliyor ama araçlarımız bundan çok daha hızlı.

Dev ızgara, büyük hava girişleri, elektrikli ayarlı spoyler... MERCEDES-AMG

V8 iyice arkaya, ön aksın arkasına konumlandırılmış. Öndeki plastik parça fonksiyonsuz.

AMG’nin ön jantları 19 inçlik, frenleri seramik. Michelin Pilot Sport Cup 2 lastikler yere resmen yapışıyor.

boya ve krom: İç mekanda her şey premium.

Kompakt boyutlu W12 motor iki VR6’nın birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Kaliteli deri,

Dar iç mekan, düğme ve şalterlerle kaplı devasa orta konsol ve keyifli bir ortam.

BENTLEY Continental çok heybetli görünüyor. Süpersports versiyonda spoylerlere yer verilmiş.

Kokpitte 12 inçlik bir ekrana yer verilmiş. Controller düğmesi de dahil navigasyon Mercedes’ten alınmış. V12 motor tam bir başyapıt ve öyle de görünüyor.

ASTON MARTIN Bu ızgaraya klasik diyebiliriz, değil mi? Ön tarafı tamamen kaplayan kaput özgün bir tasarım.

ASTON MARTIN DB11’in arka koltukları bagajlarınız için daha uygun: Yetişkinler için fazla küçükler.

BENTLEY Eğer ön koltuklar doluysa, yetişkinler arka koltuklarda da rahat yolculuk edebiliyor.

MERCEDES-AMG Bagaj mı? Tabi ki var! Kaliteli velurla kaplı bu küçük alanın hacmi 175 lt.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.