İstanbul’da Ioniq ile sürüş izlenimi Kia Niro ile 500 km

Auto Show - - DOSYA -

Hyundai

Ioniq’in tanıtımı Temmuz ayı başında, İstanbul’un yoğun trafikli bir bölgesinde yapıldı. Aracı şehir içi koşullarında 26 km’lik bir parkurda kullanma fırsatı bulduk. Hyundai markası, Ioniq için basın mensupları arasında, düşük yakıt tüketimi yarışması düzenlediği için aracı az tüketim sağlayacak şekilde, normalden daha yavaş ve hibrit sistemin özelliklerini de maksimum verimliliğe odaklanarak kullandık ve bu denemede 3.2 lt/100 km’ye varan tüketim rakamlarına ulaştık. Ama burada şunu da belirtmemiz gerekiyor; normal şartlarda hiçbir kullanıcı bizim yaptığımız şekilde kullanmayacaktır, ayrıca trafik şartları ve etraftaki sabırsız sürücüler de bu şekilde yavaş kullanıma izin vermeyecekler. Gerçek kullanım şartlarında ulaşılacak ortalama tüketim rakamları da 100 km’de 5 lt civarında olacaktır (fabrika verisi 3,9 lt/100 km).

Hyundai Ioniq’in normal performansla yaşatacağı sürüş izlenimlerini daha sonraki detaylı sürüşlerimizde sizlere aktaracağız. İlk izlenim olarak Ioniq, dış tasarımda fütüristik detaylara sahip. Gövdede kullanılan mavi konturlar da aracın elektrikle olan ilişkisini çağrıştırıyor. Arkadaki yüksek bagaj kapağından dolayı iki parçalı bir arka cam kullanılmış ve arasına da bir spoyler yerleştirilmiş. Aerodinamik su damlası formundan dolayı biraz basık ve uzun bir tasarıma sahip olan araçta, iç mekan önde ve arkada yeterli ancak tavan yüksekliği o kadar da fazla değil. Dijital gösterge paneli ilk anda biraz karmaşık geliyor ama daha sonra, enerji akışı, benzin depo seviyesi ve batarya doluluk seviyesi gibi göstergelere alışkanlık kazanılıyor. 8 inçlik LCD merkezi ekran ise Apple Car Play ve Android Auto uygulamaları ile uyumlu. Ayrıca telefonlar için kablosuz şarj özelliği de var. Üretici verilerine göre 0-100 km/s hızlanma 11,1 sn, son sürat ise 185 km/s. 1,6 lt motorlu ve 100 km’de ortalama 3,9 lt tüketen bir araç için yeterli performans değerleri sunabiliyor. Ayrıca Li-Ion bataryası tam dolu haldeyken, 8-9 km boyunca elektrikli sürüş sunabiliyor ama bu mesafeyi sadece elektrikle gidebilmek için düz bir yolda çok yavaş sürmeniz gerekiyor ki bu da pratikte imkansız bir durum ama yine de Li-Ion bataryalar Toyota’nın hibrit sistemlerinde kullandığı Ni-Mh bataryalardan daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip yani daha fazla enerji depolayabiliyor. Hepsinden önemlisi Ioniq kolay kullanılabilen ve kendi kendini şarj eden bir yapıya sahip. Türkiye’ye gelmeyen diğer Ioniq versiyonları prizden şarj edilebiliyorken, hibrit Ioniq sürüş sırasında (yokuş aşağı giderken, yavaşlarken, frene basıldığında) kendi kendisini şarj edebiliyor.

Kia’nın hibrit Crossover modeli Niro’yu Almanya otoyollarında ve şehir içi parkurlarda 500 km boyunca deneme fırsatı bulduk. Öncelikle Niro’nun doğuştan hibrit bir model olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Yani ilk çizimden itibaren hibrit olmak üzere tasarlanmış bir model ve yıl sonunda Plug-in Hybrid versiyonu da olacak. Niro’nun, yerden yüksek bir gövdeye sahip olduğunu belirtmeliyiz, yani Prius veya Ioniq gibi basık ve aerodinamik formları yok. Bu durum rüzgar direncini bir miktar artırsa da, geniş ve ferah bir iç mekan sağlıyor. Dış tasarımı oldukça albenili ve tüketicinin son dönemde talep ettiği SUV formlarına yakın.

Dış tasarımda kaplan burnu ön ızgara, yüksek kaput, agresif yüz ifadesi cazibesini artırıyor. Dışta ve içteki parlak siyah boyalı bölümler de kalite algısını güçlendiriyor. İç mekan ise sakin ve yalın bir tasarıma sahip. Dijital gösterge paneli rahat algılanmak üzere tasarlanmış, şarj durumunu takip etmek kolay. Niro’nun Avrupa versiyonlarında büyük bir merkezi ekran var, Türkiye versiyonlarında ise, 5 inçlik daha küçük bir ekran kullanılmış.

Geniş iç mekan, yüksek tavan, açık renkli koltuk döşemeleri ferah bir kabin algısı yaratmış. Geniş cam alanı sayesinde görüş oldukça iyi. 427 lt’lik bagaj hacmi de bir ailenin seyahat ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Çünkü Niro’nun iç mekan hacim konsepti, konvansiyonel bir otomobilden farklı değil, yani bataryalar için bagajdan veya arka koltuk mesafelerinden ödün verilmemiş.

Niro’nun motor sistemi de Ioniq’le benzer bir altyapıyı paylaşıyor. 105 HP’lik 1,6 lt benzinli motora 43,5 HP’lik elektrik motoru eşlik ediyor ve iki motorun sinerjisinden 141 HP’lik bir sistem gücü elde ediliyor. Hızlanma ve son sürat performansı yeterli. Yüksek hızlı kullanımda 100 km’de 5,5 lt, sakin kullanımda ise 5 lt’nin altında tüketim ortalamaları mümkün. Fabrika değeri olan 3.8 lt/100 km’yi anlık olarak yakalamak mümkün ama uzun dönemli kullanımda tüketim biraz daha yüksek olacaktır. Test kullanımı boyunca elektrik bataryasının dolup tekrar boşalmasını izlemek ilginç, aslında bu da en verimli kullanım olsa gerek, çünkü sakin kullanımda elektrik enerjisi doluyor ve daha sonra bu enerji kullanıldığında tüketim ekonomisi sağlanabiliyor. Sonuçta da yakıt istasyonuna daha seyrek uğruyorsunuz.

Sürüş güvenliği konusunda da Niro modern teknoloji unsurlarını bünyesinde toplamış, adaptif hız sabitleyici, şerit takip yardımcısı, yaya tanımlamalı acil durum fren sistemi, kör nokta algılama gibi sistemler mevcut.

Hyundai Ioniq ile biraz dikkatli kullanımla 3.2 lt/100 km’lik tüketimler yakalamak mümkün.

SUV’ları andıran yüksek yapısıyla Niro, günümüz modasını yansıtan bir araç.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.