KÜÇÜK GTI’LAR Güçlü cüceler gokart pistinde

Tur başına 23 viraj için toplamda 792 HP... Hepsi keyifli ama içlerinden sadece biri kazanacak.

Auto Show - - ICINDEKILER -

Patlayıcı güçlere sahip bu ufaklıklar, kıvrak ve çok seriler... Peki ya bunların doğal yaşam alanları neresi? Evet, bol virajlı bölgeler. Yani, neredeyse sürekli dümdüz ilerleyen modern otoyollar değil kesinlikle.

Bunun için en doğru bölgeyi ararken aklımıza harika bir gokart pisti geldi. 1100 metre uzunluk, açık hava, birbirini takip eden virajlar ve dümdüz asfaltla kaplı bir zemin... Evet, Almanya/Bispingen’deki Ralf Schumacher Kartcenters Pisti’nden bahsediyoruz. Ayrıca pist yönetimi bizlere sadece araçları asfalta çıkarma izni değil, serbestçe “azabilme” izni de verdi. Sonuçta, test pilotlarımızın yüzüne kalıcı gülümseme ifadeleri kazı- tan harika bir karşılaştırmaya başladık.

Normalde burada tek silindirli, 4 zamanlı motorlara sahip gokartlar yarışıyor. Ancak güçlü test araçlarımız da bu bol virajlı piste rahatça alıştılar. Hızlı atılan iki veya üç turun ardından bu 4 metrelik araçlar, kendilerini evlerinde hissetmeye başladılar. Yakıcı kalkışlar için konuklarımızın hepsinde 200 HP civarında güçlere sahip motorlar görev yapıyor. Maksimum yanal ivme sağlama görevi ise spor süspansiyonlara (Mini ve VW’de ayarlı amortisörler de vardı) ve 215 mm’ye varan taban genişliklerine sahip lastiklere verilmiş. Piste ilk olarak bu ligin en yeni üyesini çıkarıp lastik yakmaya başlıyoruz.

Ford: Tertemiz bir güç

Fiesta ST200’deki ST harfleri, Sports Technology kelimelerinin kısaltması. Gerçekten de araçta bolca motorsporları teknolojisi görev yapıyor. 290 Nm’lik yüksek bir tork üreten 1.6 lt’lik motor, etkili ama abartılı olmayan bir turbo basıncına sahip. Bu da 2000 d/d’nin altında da yeterli çekiş sunabildiği anlamına geliyor. Böylece ST200 ile en dar virajları bile ikinci vitesle alt etmek mümkün. Ön tekerlekler yere iyi tutunuyor. Süspansiyon uyumlu bir sertlik sergiliyor, direksiyon hem hassas hem de direkt çalışıyor ve vitesler rahatça geçiyor. Canlı bir şekilde ilerleyen Fiesta, her zaman kontrol altında tutulabilir kalmayı da başarıyor. Bu

Ford’un küçük bir zayıflığı da var: Gaz ve fren pedalı arasında ayağınızı hızla hareket ettirmeniz, sürücü ince ayar yapmayı istemesine rağmen, fren asistanının acil durum moduna geçmesine ve aracın körlemesine fren yapmasına (hem de ABS devreye girene kadar) neden olabiliyor.

Peugeot: Kalplerin galibi

Peugeot Sport’un hazırladığı 208 GTi, ilginç karakterli bir araç. Virajları sivri, neredeyse köşeli bir şekilde dönüyor ve abartılı bir motivasyon sergiliyor. Brembo frenler pedala biraz bastığınızda bile güçlü bir etki yaratıyor, direksiyon ise bolca güç gerektiriyor. Sert direksiyon hareketlerine 208, arkasını şımarık şekilde savurarak cevap verirken, motor da eski turbo ekolünün bir temsilcisi. Önce zayıf olan güç, hemen sonrasında buharlı lokomotifleri aratmamaya başlıyor. Sonuç olarak bu aceleci karakter bolca keyif veriyor ve GTi’i kalplerin kazananı haline getiriyor. Pistteyken süspansiyonun (günlük kullanımda can sıkıyor) aşırı sert olduğunu unutuyorsunuz. Kötü görüş özellikleri önemsizleşirken, koltukların kötü dolgularını da unutuyorsunuz. Ne yazık bir konuyu o kadar rahat sindiremiyoruz: Tamam, GTi oldukça geniş bir donanıma sahip ama test aracının fiyatı hala çok yüksek. Almanya’da 28 bin Euro’dan başlayan fiyatı (Türkiye’de: 110.000 TL),

harika performansına rağmen bu karşılaştırmayı kazanmasını engelledi.

Mını: Burada biraz zorlandı

Cooper S, bir düğmeyle devreye sokulan “Gokart” fonksiyonuna sahip ve “Dynamik” mod (amortisörler sertleşiyor, direksiyon daha fazla güç gerektiriyor) seçildiğinde aracın bu oyuncaklı karakterinden maksimum ölçüde faydalanabiliyorsunuz. Buraya kadar anlatılanlar bu pist için ideal gibi görünse de sonuçlar öyle değil. Karşılaştırmanın en ağır otomobiliymiş gibi hissettiren Mini’yi pistte tutmak için bayağı çaba göstermek gerekiyor. Direksiyon hassasiyet eksikliği hissettiriyor. Ön lastikler de biraz daha iyi tutunabilse daha iyi olurmuş. Hızlı virajlarda ayağınızı gazdan çektiğinizde aracın arkasını savurma eğilimi göstermesi de faydalı bir özellik değil. Diğer taraftan fren sistemi hatasız çalışıyor, motor da hacim avantajını konuşturarak alt devirlerden itibaren yüksek çekiş sunabiliyor. Ne yazık ki bu 2.0 lt’lik motor, üst devirlerde canlılığını kaybediyor.

VW: Hızlı ama heyecansız

Polo da çok hızlı ama heyecan faktörü düşük: Karakteri rakiplerinin şamatacılığından çok uzak. “Normal” modda süspansiyon günlük kullanıma da uygun, stressiz sürüşler sağlıyor. Ancak hiçbir

Hıza uygun bir fotoğraf: Peugeot 208 GTi ve Ford Fiesta ST200, Polo GTI ve Mini Cooper S’in önünde.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.