KUTSO

Nafi Güral

Bölge Ekleri - - ANASAYFA - Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Normal havalarda, tedbirli olmak anlamında, kış şartlarında olduğu gibi küçük ve yavaş adımlarla yürürseniz hedeflerinize ulaşamazsınız. 2014 için oluşturulan sancı varsayımlarını dikkate almadan, gerektiğinde kullanılmak üzere yapılacak alternatif planlarla firmalarımız yeni yılda başarı odaklı hedeflerine ilerlemeli.

Normal havalarda, tedbirli olmak anlamında, kış şartlarında olduğu gibi küçük ve yavaş adımlarla yürürseniz hedeflerinize ulaşamazsınız. 2014 için oluşturulan sancı varsayımlarını dikkate almadan, gerektiğinde kullanılmak üzere yapılacak alternatif planlarla firmalarımız yeni yılda başarı odaklı hedeflerine ilerlemeli

Her

yeni yıl yeni umutlar, taze başlangıçlar olarak kabul edildiğine göre, 2014 için iyimser ve başarı odaklı hedefler belirlemeliyiz. 2014 sancılı geçecek diyenlere inanmayın. İki yıl içinde üç önemli seçim olması demokrasinin gücü olarak kabul edilmelidir. Seçimleri bahane ederek oluşturulan sancı varsayımları, firmalarımızın frenlenmesinden başka bir şey değildir. Türkiye bugüne kadar ne sancılar çekti. Ama günümüzde sancılı dönemlerin tekrarlanması, beklenmeyen bir durumdur.

Bunları söylerken, her firmamızın 2014 planlamasını yaparken, gerektiğinde kullanmak üzere mutlaka alternatif plan yapması gerektiğini de unutmamak lazım. Basit bir örnek vereyim, şimdi mevsim kış, yollarda buzlanma olması olağan. Buzlu havalarda normal hava şartlarında olduğu gibi büyük, sık ve hızlı adımlarla yürüyemezsiniz, yürürseniz, düşebilirsiniz. Normal havalarda, tedbirli olmak anlamında, kış şartlarında olduğu gibi küçük ve yavaş adımlarla yürürseniz hedeflerinize ulaşamazsınız. 2014 için mutlaka büyüme hedefleri belirleyip, büyümekten vazgeçmemeliyiz, vazgeçersek, küçülürüz. Büyümenin, hedefe ulaşmanın temel faktörlerinden birisi, harcama kültürü edinmektir. Mutlaka bütçe yapmalıyız, gücümüzün üzerinde harcama yapmamalıyız. Bütçe, hesapsız kitapsız harcama yapmayı, gelir eksikliğinden doğacak zararları engelleyen en önemli araçtır. Unutmayın ki, gerekli altyapıyı hazırlamadan büyümek zordur, hatta sancılı ve zararlı sonuçlar bile verebilir. Büyüme kararı ile birlikte, yol, yöntem belirlenmesi olmazsa olmaz ihtiyaçtır.

Fiyat odaklı ürün satma anlayışını bırakmalıyız

Yeni yıl itibarıyla firmalarımız sürümden kazanma anlayışına da bir kenara bırakmalı. Çünkü ucuz ürünler çok satılır fakat kârlılığı olmadığı için bereketi olmaz. Unutmayalım ki, fiyat odaklı ürün, kalite fukarasıdır. Kalitesizlik üretici ve satıcıya zarar olarak geri dönecektir. Kalitesizliğin temelinde merdivenaltı tabir edilen ürün merkezleri vardır. Bunlar kalitesizi üretip ucuza sattıklarından, kaliteli üretim yapanları mal satamaz duruma getiriyorlar. Kalite üretenler de kalitesizliğe yönlendirildiğinde, bildiğiniz vahim durumlar ortaya çıkıyor. Kalitesizliği sahiplenmek bir tarafa, savaşmanız gerekir. Bu sözlerim yanlış yorumlanmamalı. Ucuza mal etmek için kalitesiz, eksik malzeme kullanılmasını kastediyorum. Elbette rekabet gücümüz olmalı, elbette ucuza mal edip, ürünümüzü hak ettiği kâr marjıyla satmalıyız. Ancak kalitesizliğin zararını çekmemeliyiz, çektirmemeliyiz.

İyimserlerin dünyası başarı doludur

Dikkat edilirse, yazımı, kendi hayat felsefem olan iyim- ser anlayış üzerine kaleme alıyorum. İyimserlerin dünyasının başarı dolu, kötümserlerin dünyasının ise problem dolu olması, olağan bir sonuçtur. İyimser olmalıyız, beynimizden, kendimize güvensizlik, karamsarlık, çaresizlik, korkaklık, umutsuzluk, yorgunluk ve bıkkınlık duygularını söküp atmalıyız. Negatif düşüncelere itibar etmeyip, pozitif düşünceler üretmeli ve çevremizde rol model olarak kabul edilmeyi hedeflemeliyiz. Sevgi, saygı, hoşgörü ve yardımlaşma gibi konularda cömert olmalıyız. Buna ilave saygısızlık, kabalık, kıskançlık ve böbürlenme gibi konularda ise cimri olmalıyız.

Kendimize güvenmeliyiz. Risk almaktan korkmamalıyız, ama alacağınız riskler, hesabı yapılmış riskler olmalı. Unutmayalım ki ticaret risktir. Risk denildiğinde, ilk akla gelen unsurlardan birisi kredidir. Kredi kullanırken çok dikkatli olmalıyız. Kredi, işletme sermayesi değildir. Makul bir süre içinde kapatılmalıdır. Kabul etmek gerekir ki iş hayatında bankalar, olmazsa olmaz kurumlardır. Doğru kullanılırsa, yarar sağlar, doğru kullanılmazsa, zarar verir ve hatta batırır. Banka reklamlarında gördüğünüz kredi öne- rilerini iyi değerlendirmek lazım. Hep tüketiciler ile mikro işletmelere, küçük işletmelere ‘KOBİ’ adı altında reklam yapıyorlar. Bunların maliyetlerini ve geri dönüşlerini incelemeden, banka kredilerine müracaat edilmemesine özen göstermeliyiz. Bir mukayese yapmak gerekirse küçük işletmeler, büyük işletmelerin kredi maliyetinin çok üzerinde, bazı işletmeler için iki katı kadar fazla maliyete katlanmak zorunda bırakılıyor. Dolayısıyla bu işletmeler büyüyemiyor hatta batanları bile oluyor. Uygun şartlarla kredi temin etmenin kriterlerinin temeli firmalarımız reytingidir. Reytingimizin yüksek olmasını sağlamalıyız.

Global sistemde daha çok Türk firması olmalı

Global yatırımcılar Avrupa’dan uzaklaşıyor, yeni adres arıyor. Aradıkları kriterlerin başında, güven veren siyasi yapı, büyüyen nüfus, disiplinli bütçe, yeterli reyting, nitelikli iş gücü, yeterli enerji ve güvenilir partnerler bulunması, ayrıca Avrupa’nın içinde veya çok yakınında olması kriterleri geliyor. Yani akıllarına Türkiye geliyor. Bu fırsatı değerlendirelim, global sistemin içinde daha çok Türk firması olmasını sağlamalıyız.

Tüm bu saydıklarıma ilave kurumsallaşmaya da önem verelim. Kurumsallaşmak çok önemlidir. Hem ailemizi hem de şirketimizi mutlaka kurumsallaştıralım. Şirketimizin ana sözleşmesini, ailemizin ve şirketimizin ihtiyaçlarına göre ayrıntılı biçimde kaleme almalıyız. Şirketimiz aile şirketi ise aile bağları ne kadar güçlü olursa olsun, bu gücü korumak adına bile, en ince ayrıntıları ana sözleşmemize yazalım ve mutlaka aile anayasası yazalım. Aile anayasası yazmak için alim olmaya gerek yok. Ortaklar bir araya gelir, öncelikle şirketin liderinin belirlenmesi kurallarını yazarlar, sonrasında şirketlerinde neler olsun, neler olmasın, kim nasıl davransın, ortakların şirketten nasıl yararlanacakları, şirkete karşı yükümlülükleri ve oluşabilecek anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği belirlenir. Bunlar metin haline getirilir, anayasa ortaya çıkar. Benzer çalışma, aile anayasası için de yapılır. Şirket aile şirketi ise şirket anayasası da aile anayasasına eklenir, bir bütün olur. Ailelerimizin kadınlarının yaratıcı ve yönlendirici güçlerinden yararlanmayı önemsemeliyiz. Onlara değer vermeliyiz, tercihen tam zamanlı, tam zamanlı olmasa bile zaman zaman şirketimize katkı sağlamasına fırsat vermeliyiz, onları desteklemeliyiz.

Spor, siyaset, güncel konular hakkında bilgi ve fikir sahibi olmalıyız. Dost arkadaş, iş sohbetleri esnasında bu konular gündeme gelecektir ve fikir sahibi olanlar, birikimleri ile hemen ön plana çıkacak, çevresinde olumlu etki bırakacaktır. Bu konularda gazetenin tamamını dolduracak kadar fikirler eklemek mümkün, ama biz bu kadarı ile yetinelim. Yolunuz açık. Sağlığınızın, aile düzeninizin, itibarınızın, moralinizin, mükemmel, kazancınız bol, çalışanlarınızın mutlu olacakları 2014 yılı diliyorum.

Banka reklamlarında gördüğünüz kredi önerilerini iyi değerlendirmek lazım. Hep tüketiciler ile mikro işletmelere, küçük işletmelere ‘KOBİ’ adı altında reklam yapıyorlar. Bir mukayese yapmak gerekirse küçük işletmeler, büyük işletmelerin kredi...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.