Terzi işi detaylar üzerine

Betonart - - Detay - Söyleşi | Cem İlhan-İhsan İlhan

Cem İlhan | Ne zaman mimarlığın kendi “detayları” içinde yorulsam, çok yakınımda hayatı boyunca detaylarla uğraşmış bir kişinin daha olduğunu hatırlarım. Bu kişi bir erkek terzisi olan babam. Mimarlık ile terzilik arasındaki ilişkiler aile içinde hep konuşulmuş olsa da, konuya detay temasına odaklanmış bir şekilde yaklaşmamıştık. Detayın kendisi ile ilgili, özellikle de etimolojik kökenleri ile ilgili kısa bir araştırma iki mesleğin yöntem açısından birbirine olan yakınlıklarını da ortaya çıkarıyor. Detay kelimesinin tarihi oldukça ilginç. Kökeni taliare. Geç dönem Ortaçağ Latincesinden geliyor. Fiilin mastar hali kökeni taliõ, “çentik açmak, yarmak” anlamını taşıyor. “Taliare”den türeyen İtalyanca tagliare, ve tailler fiileri de “kesmek” anlamına geliyor. Fransızcada terzinin karşılığı tailleur, yani “kesimci” manasında. Aşina olduğumuz birçok kelimenin kökeni de aynı yerden geliyor. Örneğin tayyör bunlardan ilk akla gelen. Kelimenin başına bir de “de” eklendiğinde bir bütünden kesip ayırma anlamına gelen kelimeyi üretmiş oluyoruz: détailler. Dolayısı ile detay kelimesinin uzun bir zamana yayılmış kısa hikâyesi böyle. Tekrar kişisel hikâyeme dönersek, bir “detailler” olan babamla mimar oğlunun bu diyaloğu gerçekleştiriyor olması hoş bir tesadüf. Detaydan hareketle, terzilik ve mimarlığın kesişimleri, iki mesleğin birbirlerine açabileceği kapılar, yöntemindeki farklılıklar neler olabilir? İşte bunları tartıştık İhsan İlhan’la.

Cİ | Öncelikle davetimizi kabul ettiğin ve bu söyleşiye katıldığın için çok teşekkür ederim. Bu söyleşi, mimar bir oğul ile terzi babanın arasında geçmek gibi özel bir durum içeriyor. Bu sayede, şimdiye kadar kendi aramızda mesleğe ve zanaate dair pek çok defa tekrarlanmış ama dağınık biçimde duran sohbetleri toparlamış olacağız, çeki düzen verip netleştirebileceğiz. İstersen söyleşmeye mimarlık ürünü ve terziliğin ürününün benzeşen veya ayrılan noktaları olup olmadığını düşünerek başlayabiliriz. Terziliğin karakteristik yönleri nelerdir?

İhsan İlhan | Terzilik kişiye özel bir iştir. Kişiye ve isteklere göre farklı dikiş yapılır. Mimarlık gibi terzilik de göze hitap etmeye çalışır. Mimarlık gibi terzilikte de çizimi kullanırız. Her ikisi de geometri ürünüdür. Ama sanırım ısmarlama terziliğin en önemli özelliği kişiye özel olmasıdır.

Cİ | Mimarlıkta her yeni siparişte arazinin, konunun değişmesi gibi bir durum bu. Burada hemen “tailor-made/terzi işi” tabiri aklıma geliyor. Durumun kendisine has çözüm ve ölçülerle çalışmak anlamında.

İİ | Güzel! Yerinde bir tabir…

Cİ | Bir terzi işini nasıl yapar? Örneğin bir takım elbise nasıl ortaya çıkar?

İİ | Siparişi ile birlikte müşterinin ölçüsü alınır. Model üzerinde konuşulur. Tabii modeli konuşabilmek için ya var olan kumaşa göre model belirlenir ya da istenen modele göre kumaş seçilir. Her modelin kumaşı ayrıdır. Takım elbise ile spor ceketin kumaşı aynı olmaz. Detaylar üzerinde konuşulur. Ardından elbise ilk provaya hazırlanır. Ismarlama dikişin en önemli özelliği prova ile hazırlanmasıdır. İlk provada müşterinin vücudu iyice tanınır, kıyafet vücuda göre oturtulur, isteğe göre boyu, darlığı, bolluğu ayarlanır. Yaka genişliği, paça genişliği, ilk provanın konularıdır. İkinci prova kol provası olup aynı zamanda son provadır. Pantolon ve ceket natamam biçimde giydirilip müşteri uygun buluyorsa teslimata geçilir, bitirilir.

Cİ | Bir takım elbiseyle ilgili hangi detaylar konuşulur?

İİ | Boy ölçüsü, ceketin bolluğu, darlığı, cepleri, düğmeleri detaylarıdır. Bir malzeme seçimi gibi görünse de ceketin astarı bir detaydır. İsteğe bağlı olarak sağ tarafa fazladan, İngilizlerin bilet cebi dediği bir cep koymak ek bir detaydır. Örneğin yırtmaç, tek yırtmaç, çift yırtmaç ya da yırtmaçsız dikmek karar verilmesi gereken detaylardır. İlikler önemli detaylardır. Çok kişi, gömleğinin manşetinin ceketten çıkmasını ister ki normali odur, şık durur. Ama, bazı kimseler manşetin görünmesini istemez. Bu durumda, kol boyu da artık bir detaydır. Yine aynı şekilde pantolonun plili veya plisiz oluşu, düz veya duble paça oluşu, paça genişliği yine görüştüğümüz detaylardır. Spor tweed ceketlerde deri veya süet dirseklik olabilir. Düğmeleri deri olabilir ve çok yapılmasa da cep kapağında da deri kullanılabilir. Hatta aşırı detay olsa da, ilikler de deri olabilir.

Cİ | Detay kıyafete ne getirir, ne götürür?

İİ | Terzilikte bazı klasik detaylar vardır ki onlar mutlaka uygulanır. Belli modellerin örneğin smokin gibi, kendine has özellikleri vardır. Şal yaka veya klasik sivri yaka dediğimiz yaka mutlak saten kaplanarak ve pantolon yanlarına da şerit konarak dikilir. Şimdilerde, pek çok kişi kuşak kullanmıyor. Buna ben de taraftarım. Kuşak güzel durmadığı gibi kayıyor, kullanımı kolay olmuyor. Bu nedenle kuşak yerine pantolonun kemerini yaka ile aynı satenden yapıyoruz. Kuşağın göre-

vini yerine getiriyor ve şık duruyor. Ayrıca smokinin düğmeleri de satenden hazırlanır.

Cİ | Demek ki, detaylar pratik sebeplerle değişime uğrayabiliyor, zamana göre farklılaşabiliyor.

İİ | Kesinlikle! Modanın hakim olduğu ve klasik dışına çıkarttığı detaylar vardır. Onlar zamana göre uygulanır, klasik detaylardan vazgeçilebilir.

Cİ | Klasik kurallar zorlansa da değiştirilemeyecek olan nedir? Örneğin smokinde?

İİ | Yaka muhakkak saten kaplanmalıdır. Bunun dışında kalan her türlü detayda değişikliğe gidilebilir. Smokin aslen siyahtır ama düz lacivert, çizgili kumaş hatta mevsime göre smokin ceketi beyaz da olabilir ama yaka daima saten kaplanmalıdır.

Cİ | Mimarlıkta, öyle işler vardır ki detayı düşünmeden bütünü kuramayız. Genel işleyiş aslında bütünden başlayıp detaya doğru ilerlemektir ama çözüme detayın kendisinden başlayıp bütünü kurduğumuz da olur, tasarımı bu yolla da oluşturabiliriz. Bu bir malzeme kararı ile ilgili olabilir, tekrar eden bir doku ile ilgili olabilir. Terzilikte ise neredeyse hep detaydan başlanıyor gibi geldi bana…

İİ | Terzilikte model, malzeme yani kumaş hep birbirini tamamlar. Detaylar da modele göre uygulanır. Örneğin çok fazla tercih edilmeyen kruvazenin kendine has özellikleri vardır. Önde kapalı durması gerekir. Daha önce bahsettiğimiz bilet cebi kruvazede çok şık durur.

Cİ | Malzemeyi atlamayalım. Mimarlıkta seçtiğimiz malzemenin davranışı onunla yapabileceğimiz şeyleri daha tasarımın başında tarif edebilir. Örneğin tuğla ile ahşabın çok temel farklılıkları vardır. Yük altında, farklı termal koşullar altında bambaşka davranırlar. Malzeme seçiminiz sizi koşullar. Peki terzilikte malzeme detayı nasıl etkiler?

İİ | Öncelikle, iyi bir elbise için iyi kalite kumaş gerektiğini belirteyim. Keten ve kaşmir gibi iki ayrı kumaş düşünelim. İkisi de çalışması apayrı kumaşlardır. Keten daha makineleşmiş şekilde dikilir. Makine dikişi ile daha gösterişli ve güzel olur ama kaşmire bu yöntem uygulanmaz. Kaşmir hassastır, ısmarlamada mutlak el dikişi, ponto dikişler vs. gerektirir. Kaşmirin bu şekilde işlenmesi mecburidir. Kumaşın kalitesi gibi, kareli, desenli, çizgili veya düz olması da farklı çalışmayı gerektirir. Kareli kumaşta en ufak kayma çirkin durur, rahatsız eder. Kareli kumaşla çalışırken, kesimde oluşan hatanın telafisi yoktur. Yine çizgili kumaşlarda, örneğin yakada çizgilerin ip gibi düzgün gelmesi gerekir. Kumaşın içine seçilen malzeme de ince tela veya kalın tela kumaşına göre seçilir.

Cİ | Bu tela konusundan anlaşıldığına göre, elbisenin bir görünen, havasını veren detayları var, bir de dışarıdan bakanın fark edemediği, kullanım konforunu artıran ama görünmeyen detaylar var. Satıh altında kalan katmanlar, bunların bir araya getiriliş biçimleri, sabitlenme yöntemleri gibi. İşte tam da bu noktada standartlaşma meselesine girmek istiyorum. Bizim işimizde endüstrileşmiş paket çözümlerin cirit attığı ve yapılan işi aynılaştırdığı bir dönem yaşıyoruz. Aynılaşma sizin işinizde tipleştirme ve seri üretim gibi kavramları merkezine oturtan konfeksiyon olgusunu akla getiriyor doğal olarak. Terziliği konfeksiyon ürünlerinden ayıran detaylar nelerdir?

İİ | Ismarlamada konfeksiyonda bulunmayan detaylar vardır. Pantolon belindeki astarlar, saat cebi vs. Örneğin pantolon kemerine, gömlek üzerinden aşağı kaymasın diye içeriden bir lastik konur. Kilolu kimselerde pantolon belde zor durur. Duruşu sağlamak için lastik kullanılır. Astarın üzerine geçirilen lastik pantolonun belinin yerinde durmasına yardımcı olur. Görünmeyen bir başka detay, pantolon kemerden aşağı kaymasın diye kemer diline yapılacak küçük bir brittir. Bunlar ısmarlamanın olmazsa olmazlarıdır. Talebe göre, bu detaylar artırılabilir, çeşitlenebilir. Örneğin, eskiden seyahate gidenlere parayı güvenle taşımaları için küçük bir iç cebi de yapılırdı.

Cİ | Öyle görünüyor ki, detayların da detayları var (sanki bizim nokta detaylarımız gibi). Peki malzemelerin bir araya gelişlerinde uygulanan detaylar var mı? Farklı dikiş çeşitleri uygulamak gibi?

İİ | Biz makine dikişi kullandığımız için onun detayı olmaz. Ama ince iplik, kalın iplik fark eder. Ceketin görünen bir detayı iliklerdir. İliklerin elde, ipek kordonet iplikle yapılması gerekir. İlik, yerine göre renkli de olabilir.

Cİ | Bu, çocukluğumdan beri, terzilikle ilgili hep en dikkatimi çeken konu oldu: bir ilikçinin varlığı. Bir ilikçi var ve sadece o noktayla ilgileniyor, sabırla sadece o noktayı işliyor.

İİ | Bu da ısmarlama dikişin en önemli özelliklerinden biridir. İlikler elde yapılır. İliği makinede yaptıran meslektaşlar da vardır ama doğrusu elde yapılmasıdır.

Cİ | Peki detaylar ne kadar zorlanabilir? Mimarlıkta da tipleşmiş detaylar olmakla birlikte tasarlanan yapıyı özgün kılacak yorumlar yapmak gerekiyor. Örneğin, binlerce yıldır bir tuğla duvarın nasıl inşa edileceğine dair klasikleşmiş örgü, derz gibi bilindik ‘klasik’ detaylar var. Bu klasik detayların içinden bir yorum çıkarmak, detaya özgünlük kazandırmak kimlikli bir yapı tasarlamanın önünü açıyor. Terzilikte de özellikle senin gibi klasik ekolde iş üreten bir erkek terzisinin ne kadar hareket imkânı var? Detayları ne kadar zorlayabiliyorsun? Ya da zorluyor musun? Örneğin cepsiz bir ceket istesem?

İİ | Cepsiz ceket olmaz. Cepsiz olursa, o zaman artık gömlek gibi bir şey olur.

Cİ | Kendine has, İhsan İlhan detayı diyebileceğimiz detayların var mı?

İİ | Bana gelen müşterinin ne alacağı bellidir ve diktiğim bir elbiseyi yakası, kolunun takılışı, vücuda oturuşundan kısaca kupundan tanıyabilirler. Konuyla ilgilenenler, bilenler benim diktiğim elbiseyi ayırt edebilirler.

Cİ | Tüm bu konuştuklarımıza baktığımda mimarlık ve terzilik arasında dikkat çekici, düşündürücü paralellikler görünüyor: Konuyla karşılaşmamız, kişiye/yere özel çözüm üretmek, geometri ile haşır neşir olmak, antropometri bilgisinin gerekliliği, dokunun önemi, birleşimlere hakimiyet, bütünsel ve parçacıl düşünme. Tümdengelimci ve tümevarımcı düşünme biçiminin tasarım süreci boyunca sürekli gündemde kalması, detayı düşünmeden bütüne varılamıyor olması en önemli ortak noktalardan birisi. Kendi başlarına anlamsız dursalar da, her detay bütüne dair bir bilgiyi barındırıyor. Hatta cepsiz ceketin artık gömlek olması gibi, detaysızlık bile bir detaya dönüşerek ileteceği mesajlar taşıyor. Bütünün üzerindeki gücüyle sıradan izleyiciyi hissettirmeden etkisi altına alan detaylar, ancak meraklısı tarafından fark edilebiliyor.

Mimarlıkta, bir yapı detayla başlayabiliyorsa da, her zaman böyle gelişmiyor. Terziler model ve malzemenin belirlenmesinin ardından çok daha erken bir aşamada detayı düşünmeye yönelirken mimarlar daima akıllarının bir köşesinde tuttukları bu konuyu telaffuz etmeyi erteleyebiliyorlar. Bu durumun ölçekle ilgili olduğu söylenebilir. Mimarlıkta önünüze gelen konunun ölçeği küçüldükçe detaydan başlanarak çalışılabiliyor yani tümevarımcı bir yöntem uygulanabiliyor. Bu bazen bir örtü strüktürü, bir küçük barınak olabilir. Kentsel ölçekten uzaklaşıp fonksiyonu azaltılıp sadece hacme indirgenmiş tekil yapıya yaklaştığımız oranda detaydan başlanabiliyor tasarıma. Ancak şu bir gerçek ki hangi aşamada ele alırsak alalım, ne ben ne de babam için detaydan kaçış yok.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.