EGE KAHVALTISI

İzmir’in gevreği, Selanik’in kuluri’si, Ege’nin iki yakasının saymakla bitmeyen peynirleri, zeytinleri, reçelleri... Bir de üstüne menemeni, gözlemesi, otlu böreği... Hepsi Maria Ekmekçioğlu’nun kahvaltı sofrasında bir araya geliyor...

Breakfast - - Içindekiler - Yazı ve tarifler: Maria Ekmekçioğlu fotoğraflar Altan Aykan

— Ege kıyılarında bir köyde düşünün kendinizi… Bembeyaz lavanta kokulu bir masa örtüsü, papatyalarla dolu bir vazo, çiçekli seramik tabaklar ile süslenmiş bir sofra… Yanı başınızda masmavi bir deniz, bir taraftan dalgaların sesi bir taraftan uçuşan martılar. Çaydanlıkta demlenen çayın fokurtusu ve kahvaltı hazırlıkları… Ege’nin iki yakasında da yemek alışkanlıkları ve âdetler birbirine benzer, en önemli öğün kahvaltıdır.

Reçeller kahvaltının vazgeçilmezidir. Hele de ev yapımı reçeller kahvaltı sofralarımızın baş tacıdır. Çilek başta olmak üzere İzmir Tire’den gelen böğürtlen, Çeşme’nin kalın kabuklu limonu, Bodrum mandalinası, Bozcaada’nın üzümü, Alaçatı’nın Bardacık inciri, Sakız Adası’nın limon ve portakal çiçeği ile yapılan reçelleri sıcacık bir dilim ekmeğin üstünde ne kadar lezzet katar hayatımıza! İzmir’in çam ormanlarından gelen ballar taptaze kaymakla nasıl da keyifli ve besleyici bir kahvaltıya dönüşür.

Ege’nin lezzetli peynirleri

İki yakanın peynirleri de masamızı süsler. Bergama’nın tulumu, Tire’nin lor ve çamur peyniri, Seferihisar’ın inanılmaz lezzetli armola’sı, Edremit’in sepet, Kazdağları’nın keçi, Manisa’nın çayır peyniri… Ve en leziz tostların yapıldığı Mihaliç peyniri. Ege’nin bu yakasının lezzetli peynirlerinden sadece birkaçı… Gelelim karşı yakaya… Sakız ve Midilli Adası’ndan kopanisti ve ladotiri, feta ve kalathaki; Samos Adası’ndan armogalo, İkaria Adası’ndan kathoura, Naxos Adası’ndan arseniko, Mikonos Adası’ndan ksinotiro… Ege’nin iki yakasının peynirleri saymakla bitmez…

Çeşit çeşit hamur işi

Sıra geldi hamur işlerine… Her iki yakanın masalarında börek veya pitaların yeri ayrıdır. Bu yakada boyoz, pişi, börek; karşı yakada tiropita, buğaça, burekaki, kalçuni… Otlu, peynirli, pırasalı, kıymalı veya çıtır çıtır pişmiş bir talaş böreğini kahvaltı masasında görmek istemeyen var mı?

İzmir’in gevreği, İstanbul’un simidi Selanik’in kuluri’si… İsimler farklı olsa da tatlar aynı. Biri daha yumuşak, biri daha kıtır, biri tuzlu, biri biraz tatlı ama bol susamlı bir simidi yumurtaya batırıp ağzımıza götürdüğümüzde aynı hazzı yaşarız iki yakada da. Omlete; sucuklu, pastırmalı, kavurmalı yumurtaya, kış aylarında sıcacık bir tarhana çorbasına, yaz aylarında böğürtlen reçeli ile kaplı lor peynirine hayır diyecek var mı aranızda? Kahvaltının sonunda ağzımızı tatlandıracak bir dilim keki de unutmayalım.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.