“Olmaz olmaz diye bir şey yok. İnsan isteyince her şeyi başarıyor.” Avon’la nasıl tanıştınız? Nasıl GELIŞTI çevreniz?

Avon ‘Güzelliğe Değer Katan Kadınlar’ projesiyle kadınların sadece güzellikleriyle değil başarılarıyla da öne çıkmasını amaçlıyor. Bu ayki konuğumuz Avon’un başarılı satış liderlerinden Kadriye Çerçil.

Burda - - Ekstra -

Çok genç anne oldunuz…

Evet, liseyi bitirdikten hemen sonra, 19 yaşında evlendim. Eşim polis memuruydu. Doğu’da görev yapıyordu. 21 yaşında anne oldum. İki yıl Doğu’da çalıştıktan sonra İstanbul’a taşındık. İstanbul’da hayata yeniden başladık. Dokuz yıl önce eşimden ayrıldım. Kızımla birlikte yaşıyorum. Ben evliyken çalışmak, kendi gelirimi kazanmak istedim. Eşim izin vermedi. “Benim gelirim bize yeter.” diyordu. 2004’te İstanbul’da bir eve taşındık. Karşı komşumuz Avon bölge satış sorumlusuymuş. Kızıyla bize katalog gönderdi. İnceledim, baktım. Bir kaç gün sonra bize geldiğinde, ona ilk siparişlerimi verdim. Bir gün, eşimle dolaşırken, komşumuzun standını gördük. Konuşurken bana temsilcilik önerdi. “Çevrene göstererek, kazanç elde edebilirsin, kendi ürünlerini alabilirsin.” dedi. Ben de “Benim çevrem yok ki.” dedim. Burada hiç kimseyi tanımıyordum. Benim ailem zaten çok küçük. Şimdi bana “Hiç çevrem yok, ben nasıl Avon temsilciliği yapabilirim?” diyenlere kendi öykümü anlatıyorum. “Ben de çevresiz başlamıştım.” diyorum. İlk önce ev sahibimin gelinine gittim. “Yasemin, böyle bir şey varmış.” diye lafa başladım. Şansım rast gitti. “Görümcelerim Avon ürünleri kullanıyor, bundan sonra senden alırız.” dedi. İlk siparişimi verdim. Sonra işler iyi gitti. İlk senede bronz üye oldum. Yıldızlar Kulübüne girdim. Eşimle birlikte her ayın 15’inde polis lojmanlarına gidiyordum. Orada da bir çevre edindim. İkinci yıl gümüş üye, daha sonra satış lideri oldum.

EKIBINIZLE Ilişkileriniz nasıl?

Ben Avon’a güvendim. Yaptığım şeyi çok seviyorum. İsteyip de insanın başaramayacağı bir şey yok, ona inanıyorum. Olmaz olmaz diye bir şey yok. Her şey oldurulabiliyor insan isteyince. İnsanlar sizi gördükçe, örnek alıyorlar. Bana “Kadriye Hanım siz benim idolümsünüz.” dediklerinde çok hoşuma gidiyor. Demek ki insanlar benim bir şeyleri başardığımı gördüğü için, yapabileceklerini düşünüyorlar. O zaman siz de onların elinden tutuyorsunuz. Gidebilecekleri yere kadar götürüyorsunuz.

Ekip Büyüdükçe, siz DE yükseldiniz…

Üç üyeyle başladım. İlk kazancım 51 liraydı. Hiç unutmuyorum. Sonra ekibimi büyüttüm. Bölgemdeki en büyük satış lideri oldum. Çalışmak istediğim için gerçekten saldırıyordum işlere. Eşim de bana destek olmaya başladı. Kazancım arttı. Maddi özgürlüğüm oldu.

ŞIMDI kaç kişi EKIBINIZ?

Ekibim 2 bin kişiye yakın. 4 defa yurt dışına gezi kazandım. Fas, Portekiz, Güney Afrika ve Venedik’e gittim. Plaketler aldım. Evimin bir kenarı ödüllerimle dolu. Başardığım için mutluyum.

Arzularınız Gerçekleşti mi?

Kesinlikle. Tüm hayallerim gerçekleşti. Evimi aldım. Arabamı aldım. Biz her ay planlama yaparken hayaller kurarız. Küçük hayaller, büyük hayaller… Başlangıçta hayalim evimin eşyasını yenilemek, maddi özgürlüğümü kazanmaktı. Büyük hayallerimse ev, araba almaktı. Ben bunları gerçekleştirdim. Kızımı özel üniversitede okutuyorum. Hiç kimseden destek almadan, hayatımı sürdürüyorum.

BIRBIRINIZE Destek oluyorsunuz…

Çok fazla hem de. Örneğin, geçmişte ben bir kaza geçirdim. Yolda yürürken bir araba çarptı. 5- 6 ay evden çalıştım. Dışarı çıkamadım. O günlerde ekibim bana çok büyük destek verdi. Hatta satışlarımız o kadar yüksek oldu ki, ben o yıl Fas seyahati kazandım. Çalıştıkça manevi olarak da güçleniyoruz. Para kazandıkça ayaklarınızın üzerine sağlam basıyorsunuz, kendinize güveniyorsunuz. Ben ayrılma sürecinde, kendi işime odaklandım. Kızıma da sorun yansıtmadım. Birlikte o dönemi atlattık. Psikolojik sorunu olan, ailesiyle, eşiyle, çocuklarıyla sorunu olanlar, Avon temsilciliği yaparken işe odaklanıyorlar. Sorunlardan uzaklaştıkça, psikolojileri düzeliyor. Bunlara çok şahit oldum.

KADRIYE Çerçil (43) ILE projenin Danışmanlığını yapan Fatoş KARAHASAN söyleşti.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.