Güney Denizi trafoları

Güney Denizi’ndeki diğer adaların çoğunun aksine Fiji Adaları, elektriği petrol yerine su gücünden üretiyor. Siemens burada 30 yaşındaki 4 trafoyu yenileriyle değiştirdi. Bu değiştirme süreci, Avusturya’dan başlayıp Fiji Adaları’nda son buldu.

Capital (Turkey) - Gelecek Trendler - - EKONOMIK ALTYAPıLAR - Maximilian Heinrich

2013 Ağustos’unun başlarıydı. Bu, Fiji Adaları’nda kurak bir sezon ya da dünyanın en yağışlı kesimlerine kıyasla kuru bir mevsim olarak geçen bir sezon. Ortalama hava sıcaklığı 25 derece ve nem oranı da yüzde 70’in üzerinde.

Proje müdürü Federico Tocasuckly, aslında tam da bu anı bekliyor. Onun üstlendiği işi yapabilmesi için bu ideal bir zaman. Ekim ayında yağış sezonu başlayacak ve bu zamana kadar 4 yeni trafoyu kurup çalışır duruma getirmesi gerekiyor.

O ve ekibi, bir ormanın tam ortasında duruyor. Önünde 45 ton ağırlığında ve 4 metre yüksekliğindeki bir trafoya manevra yaptırılarak yerinden çıkarılıyor. Siemens ürünü bu trafo, neredeyse 30 yıldır bu Monosavu hid- roelektrik tesisinde hizmet veriyor. Bu trafoların yenileriyle değiştirilme kararını, bu tesisin işletici kuruluşu olan Jiji Elektrik Otoritesi (FEA) verdi. FEA’nın CEO’su Hasmukh Patel, “Onların elektrik üretme kabiliyetleri giderek azalıyordu. Ancak bu değiştirme sürecinin bu adayı elektriksiz bırakma riskinden uzak durularak yönetilmesi şart” diyor.

Değiştirme kararı alındıktan sonra bu proje, uluslararası bir ihaleye açıldı ve ihaleyi kazanan da Siemens oldu. Monosavu tesisinin 20’şer megavatlık 4 türbini, 11 kilovoltluk elektrik üretiyor.

Bu enerji daha sonra Viti Levu ana adasının batı ve orta alanlarında nakledilmeden önce trafolar aracılığıyla 132 kilovolta dönüştürülüyor. Her bir türbine tek bir trafo bağ- lı. Bu yüzden bir trafo çevrimdışı kaldığında ilgili türbin de devre dışı kalmış oluyor ki zaten bu yüzden trafolar zincirleme bir şekilde yenileriyle değiştiriliyor.

Hava sıcaklığı ve nem yüzünden ekip üyelerinin yüzleri boncuk boncuk terlediğinden özel bir koruyucu elbise giyiyorlar. Yaşlı trafolardan birincisini taşımak için önce hidrolik pompalardan faydalanıyorlar ve ardından onu nakletmek için alçak bir römorka yüklüyorlar. Bu tesisin önünde yeni bir trafo zaten hazır bekler durumda tutuluyor. Bu şekilde tek tek her bir yaşlı trafo sırasıyla yenileriyle değiştiriliyor. Tocasuckyl büyük bir gururla, “Bugüne kadar her şey tıkır tıkır plana göre yapıldı” diyor.

Her şeyin bu kadar düzgün çalışıyor ol-

ması aslında Tanrı’nın bir lütfu değil. Sonuçta bu yeni ünitelerin bir hayli uzun bir yolculuk yapması gerekti. Onlar Avusturya, Linz’den başlayan ve Fiji’de biten upuzun bir yol kat etti. Yaklaşık 6 hafta boyunca denizde kaldılar. Singapur’da ise farklı kargo gemilerine yüklenmeleri gerekti; zira Fiji Adaları’na teslimat yapabilme yeteneğine sahip çok sayıda gemi yoktu. Hava trafiğiyle ilgili durum da pek farklı değildi. Tocasuckyl, “Yolculukları sırasında biz bu trafoları GPS sinyalleri yardımıyla takip etmiştik” diyor. Büyük tasarruflar. Bu yolculuk, başkent Suva’daki limandan adanın iç kısımlarındaki Wailoa’ya kadar sürdü. Normalde bu seyahat arabayla yaklaşık 2 saat alır. Ancak ağır nakliye araçları söz konusu olduğunda, her bir trafo için bütün bir gün boyunca sürdü. Teslimattan önce bu inişli çıkışlı yolların düzeltilmesi, genişletilmesi, hatta bazı durumlarda teslimatın yapılabilmesi için adamakıllı elden geçirilmesi gerekti. Bu karayolundaki bazı bölgeler halen asfaltlanmış durumda bile değil. Tocasuckyl ve ekibi, güzergahı ve karakteristik özelliklerini iyi kavramak için ilk trafoyu kara yoluyla taşırken tam iki günlerini harcadı. Nakliyat akşamları durduğunda bu değerli metal heykelin adadaki bakır hırsızlarına karşı korunması da gerekti.

Kendi enerjilerini fosil yakıtlardan üreten Pasifik Adaları’nın çoğunun aksine Monosavu hidrolelektrik santralini özel kılan bir husus var ki o da onun kullandığı yakıtın yenilenebilir olmasıdır. FEA Yönetim Kurulu Başkanı Nizam-ud-Dean, “Monosavu’da yılda yaklaşık 400 gigavat/saat’lik enerji üretiliyor. Bugüne kadar tahminen 800 milyon dolar değerinde petrolden tasarruf yaptık. Şayet bu hidroelektrik santralimiz olmasaydı, Fiji’de elektriğin fiyatı çok daha yüksek olurdu. Gerçekten de bundan bütün bir ülke etkilenirdi” diyor.

Bugün yeni trafoların hepsi faaliyette. Proje müdürü Tocasukyl, geriye dönüp bakarak “Dördüncü ve sonuncu trafonun hizmete girdiği günü asla unutmayacağım. O gün FEA temsilcileriyle birlikte şantiyede oturuyorduk ve dönüp bize, ‘Çok teşekkür ederiz’ demişlerdi. O benim için çok özel bir andı” diyor.

Eğer yeni trafolar da eskileri gibi tıkır tıkır çalışırsa Fiji Adaları sakinleri, masrafsız ve çevre dostu hidroelektrik enerjisiyle bir 30 yıl daha geçirecek demektir.

Fiji Adaları’nın ormanlarının derinliklerine 45’er ton ağırlığında 4 yeni trafo kuruldu.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.