İKİNCİ ÇEYREKTE EKONOMİDE YAVAŞLAMA ÇIKACAK

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

olmayan muhalefet” ile de u ra mak zorunda kald . Bu dönemdeki performans kayb na ra men 2011’deki genel seçimi de kazanmas , seçmenin de bu mazeretleri kabul etti i anlam na geliyor.

Ancak Erdo an’ n ustal k dönemindeki dü ük performans n n geçerli mazeretleri yok. Bu dü ük performans, Erdo an’ n siyasi projelerine çok fazla odaklan p ekonomiyi ihmal etmesinden kaynaklan yor. Erdo an bu dönemde enerjisini ekonominin önünü açacak yap sal reformlar gerçekle tirmek yerine kendisine ba - kanl k yolunu açacak bir anayasay hayata geçirmek için harcad .

in kötüsü bunun için toplumu kutupla t rmaktan ve siyasi gerginlik yaratmaktan da çekinmedi. Bu da cari aç ktaki yükseli nedeniyle zaten t kanm olan ekonominin bir de bu nedenle zarar görmesine neden oldu.

GELECEĞE BAKIŞ

Erdo an ustal k döneminde hedefledi i anayasa de i ikli ini gerçekle tiremedi. Bu nedenle imdilik ba - kanl k yerine yar ba kanl kla yetinmek zorunda kald . Ancak bu i in pe ini b rakaca a benzemiyor. Dördüncü dönemine de bu çaba damgas n vuracak ve maalesef bu nedenle ekonomi yine geri planda kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

Erdo an’ n imdiki hedefi, AKP’nin Haziran 2015’te yap lacak genel seçimde anayasay de i tirebilecek milletvekili say s na ula acak bir sonuç almas n sa lamaya çal mak olacak gibi. AKP’nin u andaki oy potansiyeli bunu sa lamaya yetecek gibi görünmedi i için muhtemelen yine agresif bir politika izleyecek. Böyle bir ortam n da ekonomi için iyi olmayaca çok aç k. Yani en az ndan 10 ay daha ekonomiden umutlu olmak zor görünüyor.

Geçen ay sanayi üretimi, perakende satışlar ve dış ticaret istatistiklerinin haziran ayına ait verilerinin açıklanmasıyla ikinci çeyrekteki ekonomik büyümeye ilişkin önemli öncü göstergelerin de tümü elimize geçmiş oldu. Bu öncü göstergeler, ikinci çeyrekte ekonominin yeniden yavaşlamaya başladığı sinyalini veriyor. Dört çeyrek dönemdir yüzde 4-4,5 arasında seyreden büyüme oranı, ikinci çeyrekte yüzde 3 dolayında çıkacak gibi görünüyor.

Söz konusu öncü göstergelerde ikinci çeyrekteki gelişmeleri şöyle özetleyebiliriz:

İlk çeyrekte yüzde 5,3 olan sanayi üretimindeki yıllık artış, ikinci çeyrekte yüzde 2,5’e indi. Türkiye’de sanayi üretimindeki değişimle ekonomideki büyüme genelde paralel seyrediyor. Çünkü sanayinin ekonomideki payı dörtte bire yakın ve ticaret ve ulaştırma gibi sektörlerdeki faaliyet hacmini de yakından etkiliyor. Bu nedenle sanayi üretimindeki artışın bu kadar yavaşladığı bir ortamda ilk çeyrekte yüzde 4,3 olan ekonominin genelindeki büyümenin de yavaşlaması kaçınılmaz görünüyor.

Perakende satışlardaki yıllık artış, ilk çeyrekte yüzde 6,8 iken ikinci çeyrekte yüzde 4,7’ye indi. Bu gelişme ekonomideki büyümenin en önemli dayanağı olan iç talepte zayıflamaya işaret ediyor.

İkinci çeyrekte altın hariç reel ithalat yüzde 0,3 düştü. Bu, ekonomide son duraklamanın yaşandığı 2012’den beri görülen ilk düşüş. Altın hariç ithalatın büyük bölümünü üretimde kullanılan hammadde ve aramalları oluşturuyor. Bu nedenle altın hariç ithalatın reel olarak düşmesi üretimde bir yavaşlama olduğu anlamına geliyor.

İkinci çeyrekte altın hariç reel ihracat yüzde 7 artış gösterdi. Bu oran ilk çeyrekteki düzeyine yakın ama ihracatın iyi performans gösterdiği dönemlerin altında. Dolayısıyla ikinci çeyrekte dış talepten büyümeye, iç talepteki zayıflamayı telafi edecek düzeyde bir katkı gelmemiş gibi görünüyor. Bu ihracat performansı en fazla ekonomideki büyümenin çok aşağılara gitmesini engellemiş olabilir.

İkinci çeyrek döneme ilişkin milli gelir verileri, 10 Eylül’de açıklanacak. Bu dönemdeki büyümenin gerçekte ne kadar olduğunu da ancak o zaman görebileceğiz. Gerçekleşme yukarıdaki tahminimizle tam örtüşmeyebilir ama az veya çok bir yavaşlamanın çıkacağı neredeyse kesin gibi. 17 Aralık süreciyle başlayan gelişmelerden sonra bu yavaşlama zaten kaçınılmazdı. Bu süreçte artan siyasi belirsizlik geleceğe güveni azaltırken kurları ve faizleri yükseltmiş, bunlar da iç talebin zayıflamaya başlamasına yol açmıştı. Bu gelişmelere rağmen “baz etkisi” sayesinde ekonomideki büyüme ilk çeyrekte ayakta kalmıştı. Fakat 30 Mart’taki yerel seçimlerden sonra siyasi ortamın biraz yatışmasına, kurların ve faizlerin de bir miktar düşmesine rağmen ikinci çeyrekte yavaşlamaktan kurtulamadık gibi görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.