“HERKESE ULAŞMAYA ÇALIŞMAYIN”

Capital (Turkey) - - ÖZEL ARAŞTIRMA -

Örneğin diş macununu ele alalım. Herkes diş macunu kullanır, ancak eğer ben bir diş macunu pazarlama programı yürütüyor olsaydım, kesinlikle genç nesillere ulaşmaya çalışırdım.

Neden mi? Çünkü yaşlı insanlar büyük bir ihtimalle onlarca yıldır Crest veya başka bir diş macunu markasını kullanıyordur. Onları farklı bir markaya dönmeye ikna etmek çok zor olur.

Diğer taraftan gençlerin çoğu için ortalıkta çok sayıda aşırı pahalı lüks markalar var. Açıkça görülüyor ki lüks markaların çoğu için yaşlı nesilleri cezbetmek çok daha iyi bir stratejidir.

Pazarlama programlarının çoğunun ortak sorunu herkese birden ulaşmaya çalışmak ve sonuçta hiç kimseyi cezbedememek. Pazarlama programınızı belirli bir hedef kitleye ne kadar yoğunlaştırırsanız, verdiğiniz mesajın karmaşıklığını da o kadar azaltmış olursunuz.

Günümüzün aşırı-iletişimli toplumunda tüketicilerin dikkatini çekmek fevkalade zor bir iştir.

Peki Apple şirketi Macintosh markasını pazar lideri yapmak için ciddi bir pazarlama programı başlattı mı? Hayır, yapmadı. Çünkü Macintosh markası zaten 17 yıldır pazarda vardı. O aslında algılanması kolay kolay değiştirilemeyecek oturmuş bir markaydı.

2001 yılında Apple onun yerine dünyanın ilk yüksek kapasiteli MP3 oynatıcısı olan iPod’u çıkardı. Ardından 2007’de dünyanın ilk dokunmatik akıllı telefonu olan iPhone’u piyasaya sürdü. 2010 yılında Apple dünyanın ilk tablet bilgisayarı olan iPad’i piyasaya sürdü.

Apple’ı menkul kıymetler borsasında 603 milyar dolarlık piyasa değeriyle dünyanın en kıymetli markası haline getiren işte bu üç markaydı. Şirketin 2001 yılında 5,4 milyar dolar olan satışları da 2013’te 170,9 milyar dolara fırlamıştı.

Sizin de yapmanız gereken işte budur. Piyasaya ikinci bir marka sürün. Bu marka başarılı olursa ardından hemen üçüncü bir marka daha sürün.

Tekrar söyleyeyim. Bir marka zihinlerde bir şekilde oturmuşsa, o artık değiştirilemez.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.