Dünyanın en büyük gözü

Yeryüzündeki en büyük gözlemevi aslında bir araya getirilmiş 66 radyo teleskopundan ibaret. Şili çölünün uçsuz bucaksız bir bölgesine yerleştirilmiş ve koskocaman bir alana yayılmış bu teleskopların antenleri sürekli olarak evrenin derinliklerini gözlemli

Capital (Turkey) - - DIJITAL DONUSUM -

Uzakta karla kaplı dağ zirveleri bulutlara yükseliyor. Toprak yolun her iki tarafı da bir adam boyunda kaktüslerle dolu. Rodrigo Gutierrez, “Burası diğer türden bitkiler ve hayvanların çoğu için yaşanmayacak kadar kuru bir yer. Bir keresinde burada bir tilki görmüştük ancak tilkinin yeterince yemek bulması imkansız” diye konuşuyor. Gutierrez, ALMA (Atacama Large Millimeter/submillimeter Array) gözlemevinde çalışıyor. Onun işi kendisinin düzenli olarak 5 bin metreden fazla yüksekliklere tırmanmasını gerektiriyor. Gutierrez’in görevi 66 adet teleskopa bakım ve onarım hizmetleri veren meslektaşlarının güvenliğini sağlamak. Bu ünitelerden her biri bir ev kadar büyük ve kuruluş maliyetleri de ünite başına 30 milyon dolar civarında.

Bu teleskoplar sadece geceleri Şili çölünün tepesinde yıldızlar bir İsviçre saatininkine eşit hassasiyette milimetre milimetre gökyüzünde süzülürken açılıyor. Onlar hep birlikte gökyüzündeki dünyanın en büyük gözünü oluşturuyor. Kaydettikleri veriler ise bu gözlemevinin sinir sistemi gibi çalışan bir süper bilgisayar tarafından işlenerek, kusursuz bir görüntüye dönüştürülüyor. İnsan gözü sadece 0,38 ila 0,78 mikrometre aralığındaki dalgaboylu ışığı algılayabilirken, ALMA teleskopları ise 0,3 ila 9,6 milimetre aralığında değişen dalgaboylarına sahip ışığı fark edebiliyor. Gözle görülür ışık dalgalarının aksine bu dalgalar yıldızların doğdukları yerleri çevreleyenler gibi gaz ve toz bulutlarının içlerine nüfuz etmeleri için ideal yerler. Evreni gözlemliyorlar. Bu teleskoplar çevre uzunluğu 16 kilometreyi bulan bir dairenin içinde sıralı olarak dizilmiş durumda. Onlar evreni gözlemliyor ve bu süreçte Şili çölüne ulaşmak için milyarlarca ışık yılı boyunca seyahat eden kızıl ötesi ışınları yakalayarak aslında zamanda geriye doğru bir yolculuk yapmış oluyorlar. Araştırmacılar bu verilerden evrenimizin doğuşu sırasında gazların dağılımıyla ilgili sonuçlar çıkarmak için faydalanıyor. Önceden bilinmeyen, mazide kalmış galaksiler işte bu şekilde keşfediliyor. Bilim insanları ALMA’dan aynı zamanda evrendeki ilkel yaşam moleküllerinin doğasıyla ilgili ipuçları sunan küçük organik şeker moleküllerinin tanımlanmasında da faydalanıyor. Paradoksal bir şekilde, ALMA’nın üstün

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.