SANAYİDEN YAVAŞ BÜYÜMEYE DEVAM SİNYALİ GELİYOR

Capital (Turkey) - - BUNU BEKLIYORDUNUZ -

artmas için öncelikle ülkenin ve dolay s yla da ekonominin Ba bakanl k’tan m yoksa Cumhurba kanl Saray ’ndan m yönetildi inin netle mesi gerekiyor. Zaten Haziran 2015’teki genel seçimin sonuçlar da esas olarak bu soruya bir cevap bulabilmek için bekleniyor. Ba bakanl k’ta ekonomi yönetimine ili kin olarak bir akl selim hakim gibi görünüyor ama Cumhurba kanl Saray için bunu söylemek zor. Öte yandan Hazine Mü te arl gibi kritik bir makama üç ayd r hala atama yap lamam olmas ise Cumhurba kan Recep Tayyip Erdo an ile Ba bakan Ahmet Davuto lu veya daha do rusu ekonominin kaptan kö kündeki Ba bakan Yard mc s Ali Babacan aras ndaki görü farklar na ba lan yor. Erdo an’ n ekonomiye ili kin görü leri pek “piyasa dostu” olmad için ekonominin Cumhurba kanl Saray ’ndan yönetilmesi ihtimali tedirginlik yarat yor. Ekonomiye güvenin yeniden sa lanabilmesi için bu tedirginli in kesin bir ekilde ortadan kald r lmas art görünüyor.

GÜVENSİZLİĞİN FATURASI

ktisatç lar ekonomiye duyulan güvenin büyüme için ne kadar önemli oldu unu uzun süredir biliyor. Ekonomik birimlerin gelece e güveni bir sars ld m iç talep bundan mutlaka zarar görüyor. Böyle bir durumda i siz kalma ya da en az ndan gelirinin reel olarak azalmas korkusu, tüketicinin özellikle dayan kl tüketim mallar na olan talebini hemen ertelemesine yol aç yor. letmeler de yat r m planlar n ask ya alma yoluna gidiyor. D talepte bunu telafi edecek bir art olmad nda, tüketimdeki ve yat r mlardaki zay flama da büyümenin yava lamas yla sonuçlan yor. anayi üretimi üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artış gösterdi. Bu oran ikinci çeyrekteki yüzde 2,6’nın biraz üzerinde ama sanayide alıştığımız üretim artışlarının epey gerisinde kalıyor. Bu da ekonominin genelindeki büyümenin üçüncü çeyrekte de düşük kalmaya devam ettiği sinyalini veriyor.

Üçüncü çeyrekte sanayi üretiminde oldukça dalgalı bir seyir izledik. Temmuz ayında yıllık bazda yüzde 4,5 düşüş yaşandıktan sonra ağustos ayında yüzde 12,5’lik artış ortaya çıktı. Ancak bu gelişmede geçen yıl ağustos ayına denk gelen Ramazan Bayramı’nın bu yıl temmuz ayına kaymasının etkisi vardı. Bu nedenle temmuz ayındaki işgünü sayısı geçen yıla göre düşmüş, ağustos ayındaki işgünü sayısı ise geçen yıla göre artmıştı. Bu da temmuz ayında sanayi üretimini geçen yılki seviyesinin çok altına çekerken ağustos ayında geçen yılki seviyesinin çok üzerine çıkarmıştı. Nitekim “bayram etkisi”nin söz konusu olmadığı eylül ayında sanayi üretiminde yüzde 4,1 gibi daha normal seviyede bir artış yaşandı. Böylece bu çok dalgalı seyir sonrasında üçüncü çeyrekteki yıllık artış vasatın bile altında kaldı.

Türkiye’de sanayi üretimindeki değişimle ekonominin genelindeki büyüme arasında önemli bir paralellik var. Sanayi üretimindeki yıllık artışın yüzde 5,3’ten yüzde 2,6’ya indiği ikinci çeyrekte ekonomideki büyüme de yüzde 4,7’den yüzde 2,1’e inmişti. Üçüncü çeyrekte sanayi üretimindeki yıllık artışın yüzde 3,5’e çıkması, ekonomideki büyümenin de biraz yükselmiş olabileceğini düşündürüyor. Ancak bu yükseliş çok da fazla olmayabilir. Çünkü ekonomideki büyümenin diğer iki önemli öncü göstergesi olan perakende satışlarla reel ihracatta sanayi üretimindeki gibi olumlu gelişmeler yok. Perakende satışlardaki yıllık artış üçüncü çeyrekte yüzde 4,7’den yüzde 1,6’ya inerken, altın hariç reel ihracattaki yıllık artış da yüzde 6,9’dan yüzde 3,9’a geriledi. Öte yandan birçok üründe hasat dönemi olan üçüncü çeyrekte tarımın ekonomideki payının artması ve de bu yıl kuraklık nedeniyle bu sektörde işlerin pek iyi olmaması da büyümedeki yükselişi sınırlamış olabilir.

Üçüncü çeyrekte sanayi üretimi mevsimsel düzeltilmiş olarak ise önceki çeyrek döneme göre yüzde 1,5 artış gösterdi. Bu oran ikinci çeyrekte sadece yüzde 0,1’di. İkinci çeyrekte ekonominin genelinde ise mevsimsel düzeltilmiş olarak önceki çeyrek döneme göre yüzde 0,5 küçülme yaşanmıştı. Sanayi üretiminde yaşanan toparlanmaya bakılırsa üçüncü çeyrekte mevsimsel düzeltilmiş büyüme yeniden pozitife dönmüş olabilir. Eğer gerçekten böyle olduysa ekonomi bir resesyon tehlikesini atlatmış demektir. Burada ekonominin iki çeyrek üst üste küçülmesinin resesyon olarak tanımlandığını hatırlatalım.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.