Sadece yenilenebilir enerjiyle çalışmak

Alman Federal Çevre Bakanlığı’nca fonlanan bir araştırma projesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının depolama sistemleri ve yedek enerji santrallerine bağlanmaları durumunda, gelecekte bu ülkenin enerji arzını tek başlarına garanti altına alabileceklerini

Capital (Turkey) - - ŞEBEKE ISTIKRARI -

8 1 Şubat 2050 tarihi, Alman elektrik tüketicileri için mükemmel bir gün. Kuzey sahillerinde rüzgar o kadar güçlü esiyor ki açık deniz rüzgar çiftlikleri ve karadaki rüzgar türbinleri hiç durmaksızın çalışabiliyor. Güneşli bir gün de olduğundan çoğu güneyde yerleştirilmiş fotovoltaj modülleri de maksimum kapasitede çalışıyor. Mühendisler, merkezi kumanda odasındaki monitörlerde görünen bir grafikten gün ortasında toplamda maksimum 120 gigavat’ı (GW) bulan ama ortalamada 80 GW’lık yenilenebilir enerjinin üretildiğini görüyor.

Bu senaryoda, sadece rüzgar ve gün ışığından elde edilen yenilenebilir elektrikle Almanya’nın her yerindeki endüstrileri, ticareti, şirketleri ve meskenleri desteklemeye yetecek kadar enerji üretmek mümkün. En büyük tüketiciler ise Berlin, Hamburg ve Ruhr bölgesindeki belediyeler. Ancak yeni nakil hatları sayesinde bu gibi nüfusu yoğun olan yerlerde bile hiçbir sorun çıkmıyor.

Şayet bir noktada yeterince rüzgar ve güneş olmazsa bu senaryoda metan ve biyogaz sistemleriyle çalışan yedek enerji santralleri devreye girecek, ancak bugün onlara kesinlikle hiç ihtiyaç yok. Kumanda odasındaki ekip üyeleri, bu ülkenin dört bir yanındaki depolama sistemlerinin ihtiyaç fazlası elektrikle yeniden doldurulması ve doğalgaz hatlarının beslenebilmesi ya da yeniden elektriğe dönüştürülebilmesi amacıyla metan gazı üretmek üzere enerji gaz dönüşümü sistemlerinin kullanılması için ideal bir gün olduğuna karar veriyor.

Peki neredeyse tamamıyla yenilenebilir enerjiye dayalı bir altyapı, talep iniş çıkışlarında günümüzde fosil yakıtlarla çalışan santraller kadar şebeke istikrarını ve güvenilirliğini sağlayabilir mi? Bir başka ifadeyle bu teknik çözümler rüzgar ile güneşteki doğal dalgalanmaları dengeleme işine uygunlar mı?

“Kombine Enerji Santral” adlı bir ortak projede, bilim insanları bu soruları tartışmış ve bir cevapla ortaya çıkmıştı. Siemens araş- tırmacılarından Dr. Philipp Wolfrum ve Dr. Florian Steinke, “Yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak dengeli enerji sunmak mümkündür. Burada en önemli faktör, aktif, akıllı ve güvenilir ayrışık santraller için bir enerji kontrol sistemi kurulmasıdır” diyor. Bu aslında Siemens Kurumsal Teknolojiler (CT) ile onun bilim ve iş dünyasından ortaklarıyla birlikte yaptığı simülasyonlardan elde edilen bir bulgu (Kutuya bkz.). Bol miktarda rüzgar ve güneş. Kontrol sistemleri mühendisleri, prensip olarak 2050 yılının yenilenebilir enerji santrallerinin Alman enerji şebekesinde istikrarlı bir frekans ve gerilimi sağlayabileceğini, güvenilir bir hizmet sunabileceğini ve aynı zamanda her hangi bir anda ihtiyaç duyulabilecek elektriksel çıktıyı daima tamı tamına sunabilmek için yük dengeleyici enerjiyi de üretebileceğini söylüyor. Kendi projelerinde enerji üretiminde aslan payını, yani yüzde 60’ını rüzgar enerjisinin alacağını varsayıyorlar. Yak-

Bir ülke hem kendi şebekesini dengede tutarak hem sadece yenilenebilir enerjiyle çalışabilir mi? Fraunhofer Enstitüsü’nden (sağda) araştırmacılar, bunun mümkün olduğunu düşünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.