Avrupa para musluğunu açtı

Capital (Turkey) - - PARA YATıRıM - MEHMET GERZ Ata Portföy Yönetimi Genel Müdürü mgerz@ataportfoy.com.tr

ubat ayı, Türkiye piyasaları açısından dalgalı geçiyor. Dolar kurunun 2,50’ye kadar yükselmesi, sadece finansal piyasalarda değil reel sektörde de endişe yarattı. Hatta uzun süredir duymadığımız “Kriz mi geliyor” sorusunu şubatta tekrar duymaya başladık. Öncelikle şunu belirtelim ki Türkiye için bir kriz beklemiyoruz. Çünkü hem cari açık hem enflasyon düşmeye devam ediyor. Esas bakılması gereken veriler, aylık açıklanan cari açık ve enflasyon verileridir. Döviz kurlarına ise ülkenin temel verileriyle birlikte yurtdışı faktörler de etki eder. Eğer ülkede 1994 ve 2001 öncesinde olduğu gibi temel bir cari açık bozulması yoksa serbest piyasada dalgalanan döviz kuru bazen fazla yükselir ama sonra yine dengeye oturur.

Şubat ayında Türkiye gibi diğer gelişmekte olan ülke döviz kurlarında da yükseliş oldu. Bunun nedeni, ABD’de istihdam verilerinin iyi gelmesiydi. FED’den ilk faiz artışı, daha önce Aralık 2015’te beklenirken “FED funds futures” piyasası şimdi eylülü işaret ediyor. Hatta bazı FED başkanları, “Haziranda başlamalı” diyor. Nitekim ABD’de yüzde 1,8’e kadar düşen 10 yıllık tahvil faizleri, tekrar yüzde 2’nin üstüne çıktı. FED’in ne yapacağı konusunda çok iddialı konuşmak istemeyiz ama tahminimiz yılın ikinci yarısında ölçülü bir faiz artışının geleceği yönünde. Bunun işaretinin ise bahar aylarında verilmesiyle piyasalara etkisini ikinci çeyrekte görebiliriz. Bir miktar dalgalanma olacaktır ama Mayıs 2013’teki kadar sert bir düşüş beklemiyoruz.

BASKI KAYBETTİRİR

Şubatta Türkiye piyasaları benzer ülkelere göre daha dalgalı seyretti. TCMB’nin şubat başında olağanüstü toplantıyla faiz indireceğini açıkladı. Sonra bunu iptal ederek yanlıştan döndü ama bu durum piyasalara şu mesajı verdi: TCMB artan siyasi baskı altında hata yapabilir.

Seçime giden Türkiye’de siyasilerin büyüme odaklı düşünmesi de doğaldır. 2014’te yüzde 3 civarında büyüyen Türkiye ekonomisi, ağır kış şartları nedeniyle 2015’e iyi başlamadı. Özellikle inşaat faaliyetlerinin yavaşladığını, Marmara Bölgesi dışında çimento ve inşaat demiri talebinin azalması gösteriyor. 2015’te yüzde 4 büyümenin yakalanması için faizlerin biraz daha düşmesi gerekiyor.

Kendi haline bırakılsa TCMB zaten bunu yapacağını belirtmektedir. Önümüzdeki aylarda enflasyon düştükçe FED ve ECB’nin aksiyonlarını da dikkatle takip ederek faizleri kademeli indirecek. Bu konuda TCMB’ye sürekli sözel baskı yapmak, sadece ekonomik bir konu olmaktan çıkıp Türkiye’nin kurumsal ülke imajına zarar veriyor. Bunun olumsuz sonuçlarını doğrudan yabancı sermaye girişinde ve yatırımlarda azalma olarak göreceğiz. Kısa vadede büyümeyi artırmak için yapılan bu baskılar, aslında uzun vadede tam tersi sonucu verecek.

DANIŞMANLIĞININ ÖNEMİ

Sermaye piyasaları geliştikçe fonlarla yatırım yapmanın önemi daha iyi anlaşılacak. Bireysel emeklilik sistemine (BES) giren 5 milyon kişi, fonlarını kendi seçmek durumunda. Yatırım fonu olan toplam 2,8 milyon kişi var ama bunların çoğu likit fon nedeniyle açılan hesaplar. 100 bin TL üzerinde yatırım fonu sahibi sadece 55 bin yatırımcı var.

Akademik çalışmalar gösteriyor ki dünyada bireysel emeklilik sistemine katılanların yüzde 90’ı fon seçimiyle hiç uğraşmak istemez; yüzde 9’u yatırım danışmanlığı alarak fonlarını seçmek ister; kalan yüzde 1 ise kendi başına halleder.

TEFAS fon dağıtım platformunun ocak ayında işleme başlamasıyla hem fon yönetimi hem fon seçimi yeni bir döneme giriyor. Bu alanda doğru uygulamaların yapılması yıllardır yerinde sayan yatırım sektörü ve yatırımcılar için hayati önemdedir. Birkaç somut öneriyle yeni dönemde “İyi olan portföy şirketleri kazandırsın” diyoruz. Önerilerimiz ise şöyle: BES’te fon seçimi gerektirmeyen çözümlerin sunulması. Fon isimlerinin anlaşılır ve mantıklı olması. Bağımsız yatırım danışmanlığına kontrollü izin verilmesi. Fon performans sunumlarında uluslararası standartlara tam uyum sağlanması.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.