“TÜRKİYE İŞÇİLİK YAPIYOR”

Capital (Turkey) - - SÖYLEŞİ - Türkiye’nin bugün kendi markası yok. Kendi tasarımı yok. Başka markaların işçiliğini yapıyor. Son tahlilde fasonculuk yapıyor. O yüzden Türkiye’nin de artık mühendislik alanında gelişerek yabancı markalara ürün satacak hale gelmesi lazım. Böyle çalışmalar

Borsa da öyledir, altın da öyledir, dolar da öyledir. Ama temelde ileriye giden bir trend var.

OYAK’ın Nissan ile Türkiye’de üretime dönük bir planı vardı. Bu plan halen gündemde mi? Ne kadarlık bir yatırım söz konusu?

Evet, plan halen devam ediyor. Ama tabii ki yatırım yapmak hem ekonomik hem teknolojik şartlara hem de pazar durumuna bağlı. Arz talep dengeleri önemli… Şu anda Avrupa yeni yeni kendini toparlamaya başladı. Dünya genelinde 2007-2008’deki krizin etkileri halen devam ediyor. Özetle Nissan ile yatırım planımız devam ediyor ama bekliyoruz. Neyi bekliyoruz? Suyun kaynaması için 100 dereceye ulaşması lazım. Biz de doğru zamanı ve doğru konjonktürü bekliyoruz. Ama 2020’den önce muhakkak olacağını düşünüyorum.

Yatırımın büyüklüğünün 500 milyon doların üzerinde olacağı muhakkaktır. Yani 2020’ye kadar OYAK – Nissan olarak Türkiye’ye 500 milyon dolarlık bir ortak yatırım olacaktır. Bunun 250 milyon doları OYAK, 250 milyon doları Nissan olabilir.

Önümüzdeki 10 yılda “otomotivde üretici ülkeler” açısından bakıldığında nasıl bir güç dağılımı olacak? Türkiye, bu anlamda nasıl bir noktada olacak?

Almanya, Japonya ve ABD 3 büyük lider. Geçen yıl dünya genelinde 80 milyon adet olan otomobil üretiminin yaklaşık 30 milyonu Volkswagen, Toyota ve GM

ÜS OLMAK İYİ Mİ?

Hep üretim üssü olmaktan BAHsEDIyoruz. AmA ürEtIm üssü DEDIğInIz şEy sADECE ürEtIlEn yEr DEmEktIr. YAnI mutFAk. OysA Asıl ürEtIm BEyInDE BAşlAr. O ürEtImIn nAsıl yApılACAğını ortAyA koyAn BEyInDIr, müHEnDIslIktIr. EğEr ürEtImI BEyInDE BAşlAtmıyorsAnız GErIyE sADECE IşçIlIk kAlır. HErkEsIn yApABIlDIğI IşIn DEğErI DE Düşük olur.

MARKAMIZ YOK

NEYİN AR-GESİ?

tarafından üretildi. Burada bir tereddüt yok. Genel resmin çok değişeceğini düşünmüyorum.

10 yıllık vadede Çin’de çok büyük bir üretim ve tüketim olmasını bekliyorum. Aynı durum Hindistan ve Brezilya için de geçerli. Bu ülkeler hem dünya markalarının üretim üssü olarak büyüyor hem kendi markalarını geliştiriyor.

Bir de Türkiye, Romanya, Polonya gibi ülkeler var. Tabii bu ülkelerin üretimleri Çin, Hindistan ve Brezilya’nın yanında çok daha marjinal kalacaktır. Örneğin yıllardan beri Türkiye’de 1 milyon üretimi konuşuyoruz. Üretimin 2 milyona çıkması bile şu an için zor. Yeni bir marka gelip yatırım yapmadığı sürece bu rakamın artması mümkün görünmüyor. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yıllık süreçte global pazardaki aktörlerin ve dengelerin çok değişmeyeceğini düşünüyorum. Başta Çin olmak üzere Doğu ve Orta Asya, Rusya, Güney Amerika ise üretim açısından cazibe merkezi olmaya devam edecektir.

Çimentoya gelirsek Türkiye çimento pazarı 2014’ü nasıl geçirdi? Pazar ne kadar büyüdü?

Çimento daha lokal olan bir ürün. Yükte ağır pahada hafif. Ama her ülkenin de bu mala sahip olması lazım. Çünkü dünyada en çok ihtiyaç duyulan ve en çok tüketilen ikinci ürün çimentodur. Bir su, iki çimento… Sektörün güçlü rakamları 2014’te de devam etti. İç satışlar bir önceki yıla nazaran yüzde 1,5 oranında büyüyerek 63,2 milyon tona yükselirken, kişi başına çimento tüketimi 813 kg oldu. Gelişmekte olan ülkelerde bu rakamın 1.000 kg seviyesinden sonra gerilemeye başladığı görülüyor. Hatta İspanya’da 1.300-1.500’den sonra gerilemeye başlamıştı. Yani büyüme ve gelişme için hala ciddi potansiyel var. İhracat ise yüzde 10 gerilemeyle 10,7 milyon ton oldu. Libya, Irak ve Rusya’da ciddi gerileme yaşanırken Suriye ve Mısır’a ihracat arttı.

Bu resimde OYAK Çimento Grubu’nun 2014’teki konumu ne oldu?

OYAK Çimento Grubu, Türkiye’de satılan 63,2 milyon tonun 10 milyon tondan fazlasını gerçekleştirdi. Böylece 2014 pazar payımız yüzde 16 oldu. Bu payla aynı çatı altındaki tek çimento grubu olarak pazar lideriyiz. Toplam 6 çimento şirketi, 182 milyon TL’si ihracat olmak üzere 1,8 milyar TL ciroya ulaştı. 2014’te iç satışımız, 10 milyon tonun biraz üzerinde gerçekleşti. Bir önceki yıla göre yüzde 17,6’lık artış oldu. Ama bu büyüme inorganikti, çünkü Denizli Çimento’yu satın aldık. Satın almayı dahil etmediğimizde sektörle paralel bir oranda, yüzde 1,5-2 seviyesinde büyüdüğümüzü söyleyebilirim.

Çimentoda 2015’i nasıl rakamlarla kapatmayı hedefliyorsunuz?

Bu yıl sektörün yüzde 3 büyümesini bekliyoruz ve OYAK Çimento Grubu şirketlerinin de ortalama bu düzeyde büyümesini öngörüyoruz. Dolayısıyla 13 milyon tonun üzerinde toplam satış, 2,7 milyar TL’ye yakın ciro ve 2014’ün üzerinde ihracatla yılı tamamlamayı tahmin ediyoruz. Buradaki kritik eşik Irak ve Suriye pazarları-

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.