“KAMU KATILIM BANKALARINDAN OLUMSUZ ETKİLENECEĞİZ”

Capital (Turkey) - - SÖYLEŞİ -

kârlılıkta büyümeniz geçtiğimiz yıl enflasyon altında, yüzde 4,6’da kaldı. Neden büyüme kâra yansımadı?

Burada sektörle kıyaslayarak bakmamız gerekiyor. 2014’te bankacılıkta kâr büyümeleri yaşanmadı. Kâr marjları daraldı, buna rağmen biz yüzde 16’ya yakın bir özkaynak kârlılığıyla çalıştık. Yıldan yıla kâr büyümesi düşük görünse de bankacılık sektörüyle kıyasladığımızda yüksek bir kârlılığı yakaladık. Biz geçen yıl hiç açmadığımız kadar şube açtık. Son 4-5 yılda Simurg adını verdiğimiz güçlü bir dönüşüm projesi geçiriyoruz, buraya da kaynak aktarıyoruz. Tüm bunlar kâr üzerinde etkili oluyor. Bu yılı da yüzde 16 özkaynak kârlılığıyla bitirmeyi bekliyoruz. Simurg ile banka nasıl bir değişim geçirdi? Simurg bizim için önemli bir değişim programı oldu. Ana bankacılık yazılımını değiştiriyoruz. Mayıs ayı ortasında programın uygulamaya alınmasını planlıyoruz. Simurg’la bankacılığa bakışımız, organizasyon yapımız, süreçlerimiz değişti. Yazılım uygulamaya alındıktan sonra dijital kanallarda da daha aktif olacağız. Dijital kanallarda hedefimiz sadece bireysel değil tüm bankacılık alanlarını kapsayacağız. Bireyselde nasıl bir büyüme planınız var? Bireysel tarafta kredi kartında taksitlendirme modeline gitmediği için biz kredi kartlarında çok etkin değiliz. Kredi kartımızı sadece tamamlayıcı bir ürün olarak görüyoruz. Bireysel bankacılıkta konut, taşıt ve nispeten tüketici kredilerinde etkiniz. Ancak Aralık 2014 verilerine göre bireysel bankacılık riski içinde yüzde 88’i konut kredilerinden geliyor.

Bireyselde gideceğimiz yol zor değil. Biz

TEK KAMU OLMAK YETMEZ

Önümüzdeki 1-1,5 yıl içinde iki kamu bankası ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün katılım bankası kurması bekleniyor. Aslında kamu kaynaklı 3 katılım bankasının sektöre gelmesinin rekabet açısından hem menfii hem musbet yönleri var. Başlangıçta bundan olumsuz etkileneceğimiz kesin. İlk girdikleri dönemde şube sayıları az olacak, burada büyümek kolay değil. ‘Piyasada hazır bir potansiyel var ve birden yeni kurulan katılım bankalarına akacak’ gibi bir durum yok. Onların da rekabette çaba göstermesi gerekiyor. Tek başına kamu olmak yeterli değil.

İYİ HİZMET VEREN KAZANIR

Ama ben kamu katılım bankalarının avantajını bir noktada görüyorum, eğer bir ülke krize sürükleniyorsa insanların kafasında paramı kamuya yatırayım fikri olabiliyor. Bunun dışında kamu ve özel katılım bankaları arasında zaten bir fark yok. Hizmeti kim iyi veriyorsa o başarılı olacak. İlk başta doğal olarak bir alternatif oluşturacakları için diğer katılım bankalarının faaliyetleri üzerinde olumsuz etki yaratabilir, müşterilerin bir kısmına hitap etmede sorun yaratabilir. Ama uzun vadede zararları olmaz. Sektörde katılım bankalarının payı büyür, bu da esneklik yaratır.

10 YILDA YÜZDE 15 PAY

Dünyada ikili bankacılık sistemlerinin uygulandığı ülkelerde katılım bankacılığı yüzde 20 pay alıyor. Biz Türkiye’de yüzde 5,5 payı tartışıyoruz. Katılım bankacılığında gidilecek çok ciddi bir yol var. Bu yolu giderken büyüme için sermayeye ihtiyaç var. O sermayenin imkan verdiği ölçüde büyüyeceğiz. 2025’te yani önümüzdeki 10 yılda katılım bankalarının bankacılık sektöründen aldığı pay yüzde 15 ila 20 aralığına gelir.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.