“DAHA DA ARTMASI KIRILGANLIK YARATABİLİR”

Capital (Turkey) - - BANKACILIK - Aslında güçlü performansa sahip ekonomiler ve gelişmekte olan ekonomilerde kredi/ mevduat oranı, en fazla Türkiye’nin bugünkü seviyelerinde. AB genelinde 2013’te bu oran yüzde 113’tü. ABD’de ise yüzde 100’un altında gidiyor. ABD’de bu oranın yüzde 100’ü a

Tüm bankacılar ve danışmanlar, teorik olarak kredi mevduat oranının daha da yükselmesinin mümkün olduğunu ve dünyada örnekleri bulunduğunun altını çiziyor. Selim Elhadef, bu noktada 2014 sonunda kredi/mevduat oranı yüzde 144 olan Brezilya’yı örnek olarak veriyor. Elhadef, “Bankacılık sistemine fon sağlamak konusunda istekli ve yeterli birikime sahip mevduat dışı kanallar mevcut olduğu sürece mevcut durum sürdürülebilir” diyor.

Danışman Burhan Karaçam, mevduat tarafında gidecek alan olmaması nedeniyle bu oranın önümüzdeki dönemde daha da artacağını öngörüyor: “Kredi/ mevduat oranında kesin bir üst limit yok, yurtdışından gelecek kaynağa bağlı olarak bu oran daha da artar. Dünyada likidite bolluğu devam ederse mevcut koşullarla oran yüzde 200’e de çıkabilir.”

Ancak burada da ING Bank Başekonomisti Muhammet Mercan, FED’in faiz artışı sürecinin başlamasıyla küresel likiditenin yeniden dengeleneceğine ve Türkiye dahil gelişmekte olan ülke bankalarının fonlamada maliyet artışlarıyla karşılaşacaklarına karşı uyarıyor.

Eski bankacı ve danışman Mehmet Sönmez, kredi/ mevduat oranında özel bankalar, yabancı bankalar ve kamu arasında bir fark olacağının

2005 SONRASI OLUŞTU

ABD DİKKAT EDİYOR

altını çiziyor:

“Kamu bankaları kredi/mevduat oranında 2012 sonlarına kadar çok tedbirli davrandı ve oran yüzde 75’leri geçmedi. Yerli sermaye ağırlıklı özel bankalarda yüzde 100 seviyelerindeki bu oran uzun yıllarca değişmedi. Yabancı bankalarda ise bu oran yüzde 120 ve üstü olarak ilerler. Bu mantıkla önümüzdeki dönemde kamu bankalarını diğer bankalara göre kredi verme konusunda daha aktif göreceğiz.”

Türkiye’de bankaların kredi ağırlıklı, yani reel bankacılığa odaklı çalışması nispeten 2005 sonrasında yaşanan yeni bir durum. 2005’e kadar bankaların en büyük kredi borçlusu devletti. Tek haneli enflasyonla kredi portföylerine odaklı büyüme dönemi başladı. 2012’ye kadar krediler mevduat kaynağıyla fonlanabiliyordu. Ardından yüzde 100 oranı aşıldığı için artık kredi portföyünü büyütmek için kesin dış kaynağa ihtiyacı var. Zaten şöyle bir gerçek de mevcut. Hiçbir zaman mevduatın yüzde 100’ü de kredilere aktarılamıyor. Zorunlu karşılıklar sonrası mevduatların reel olarak ancak yüzde 87-88’i civarı kredileri fonlayabiliyor. Bu ortamda bankaların mevcut kredi/mevduat oranıyla nasıl bir kredi politikası izleyecekleri merak ediliyor.

Selim Elhadef, bankaların kredi

YAPILAN İSABETLİ

Türkiye’de bu oranın daha yukarı çıkması, kırılganlıkları artıracak bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle iyi takip edilmesi ve hızlı yükselme olmaması tercih edilmeli. Kredi/mevduat oranını indirmek gibi bir hedeften çok, kredi portföylerinin aşırı hızlı büyümesine karşı önlemler alındığını görüyoruz. Bu isabetli bir uygulama.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.