“DÜŞÜK KAPASİTE RİSK YARATIYOR”

Capital (Turkey) - - ARAŞTIRMA -

Kapasite kullanımı, sanayide en kritik gösterge. Bu önemli rakamsal gösterge beyaz eşyadan mobilyaya, demir çelikten tekstile ve yapı malzemelerine kadar sanayinin farklı dallarındaki birçok şirket için hayatta kalmanın kritik sınırını çiziyor.

Ode Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, verimli çalışan, gerçek bir sanayi kuruluşunun kapasite kullanım oranının yüzde 90-95 bandının altına düşmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Turan, “Kapasite kullanım oranının yüzde 50’nin altında olması büyük bir risk oluşturuyor. Sürekli bu oranlarla çalışan şirketlerin verimliliği sağlamaları ve kârlı olmaları çok zor” diyor.

Seramiksan Karo Fabrikası Müdürü Mehmet Gürkan

HAYATİ SINIR

Dünya Çelik Birliği’ne göre çelik sektöründe ‘yaşayabilirlik sınırı’ olarak belirlenen kapasite kullanım oranı yüzde 75 seviyesinde. Geçen yıl Türkiye’de yassı çelik sektörünün 18,2 milyon ton olan kapasitesinin yüzde 57’si kullanıldı.

NORMALİN ALTINDA

10,4 milyon ton civarında üretim gerçekleşirken yaklaşık 7,8 milyon tonluk kapasite değerlendirilemedi. Türkiye’de çelik sektöründe normal yaşam seviyesinin altında kalan kapasite kullanım oranı, sektörün sürdürülebilirliğine zarar veriyor ve ciddi bir risk yaratıyor.

BU ORANLARA DİKKAT

Sektörün yaşayabilirlik göstergeleri arasında şirketlerin finansal rasyoları da önemli. Geçmiş yıllarda AB’de yapılan çalışmalara göre çelik sektörünün FAVÖK/ciro oranının en az yüzde 10 seviyesinde olması gerektiğini gösterdi. Sektördeki entegre tesisler içinse bu oran en az yüzde 13,5 olmalı. Yine sektördeki bir işletmenin yaşamını sürdürmesi içinse FVÖK/ciro oranının en az 1,5 olması gerekiyor. Özkan, yüksek yüzdeli kapasite kullanım oranlarının sektör için kritik yaşam göstergesi olduğunu söylüyor.

Beyaz eşya sektöründe de bir firmanın sağlıklı yaşamına devam etmesi için kapasite kullanım oranının yüzde 80-85 bandında olması hedefleniyor. Vestel CEO’su Turan Erdoğan, “Kapasite kullanımının yüzde 85’in altına düşmemesine son derece dikkat ediyoruz. Bunun için 3 vardiya çalışıyoruz” diyor.

Dünya Çelik Birliği’ne göre çelik sektöründe de “yaşayabilirlik sınırı” olarak belirlenen kapasite kullanım oranı yüzde 75. Sektördeki bir işletmenin kapasitesinin bu oranın altına düşmesi, hayatta kalmasını tehlikeye sokuyor. Mobilya ve yapı malzemeleri firmalarında da kapasite kullanımı kritik. Seri üretim yapan mobilya şirketlerinde kapasite kullanım oranlarının yüzde 72’nin altına düşmesi, cirolarında gerilemeye yol açıyor. Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Küçük, “Toptan mobilya üretimi yapan firmalar için kapasite kullanım oranının yüzde 80’in altına düşmesi zarar demek” diyor.

Tekstil ve otomotivde de kapasite kullanım oranı kritik yaşam göstergeleri arasında. Son 10 yıldır tekstilde kapasite kullanımı yüzde 75-80 aralığında gerçekleşiyor. Akkuş Tekstil Başkan Yardımcısı Fasih Akkuş, “Tekstildeki bir firmanın kapasite kullanım oranının yüzde 65-70’in altına düşmemesi gerekiyor” diyor. Bu oranın altına düşmesi hayatta kalmasını zorlaştırıyor ve tehlike sinyalleri çalmaya başlıyor.

Otomotivde de kapasite kullanımı kritik… Uzun yıllar Temsa’nın CEO’luğunu yapan Mehmet Buldurgan, “Otomotivde kapasite kullanım oranı yüzde 70 seviyelerinde ise genel gidişatı kurtarır. Hatta biraz da başa baş dengenin de üzerine çıkılmış olur” diyor.

Otomotivde kapasite kullanımı kadar kritik iki yaşam sınırı daha var. Bunlardan ilki ihracat oranı, ikincisi ise işletme sermayesi. Buldurgan, “Otomotivde üretici firmalar yaşayabilirlik sınırlarını üst düzeye çekmek istiyorsa mutlaka ihracatlarının, üretimlerinin en az yüzde 30’u düzeyinde olması gerekli” diyor. Turizmde ise yaşam sınırını bir nevi kapasite kullanım oranı olan doluluk seviyesi belirliyor. Küçük Oteller Derneği Başkanı Ömer Faruk Boyacı, “Otellerin hayatta kalabilmesi için doluluk oranlarının yüzde 50’nin altına düşmemesi lazım” diyor. Turizmde yüzde 50 doluluk

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.