Basel Komitesi’nin uygulama önerisi

Capital (Turkey) - - KATEGORİLER - GÜNEŞ SARI GUNES.SARI@TR.EY.COM EY TüRKIYE DANışMANLıK HIZMETLERI FINANSAL HIZMETLERDEN SORUMLU KıDEMLI MüDüR

asel Bankacılık Denetim Komitesi (BCBS) tarafından 8 Haziran tarihli ve “Bankacılık hesaplarında faiz oranı riski” isimli bir istişare metni yayımlandı. Bu metinle komite, bankacılık hesaplarındaki faiz oranı riskinin (IRRBB) yönetilmesi ve söz konusu riske göre sermaye ayrılması konusunda yeni bir öneri getiriyor. Eğer söz konusu öneriler hayata geçirilirse bankalar üzerinde önemli etkileri ortaya çıkacak.

BDDK tarafından çıkarılan en güncel uygulama, Ağustos 2011 tarihli “Bankacılık Hesaplarından Kaynaklanan Faiz Oranı Riskinin Standart Şok Yöntemiyle Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik”. Söz konusu yönetmelik, 2004’te BCBS tarafından yayımlanan “Faiz oranı riskinin yönetim ve denetim prensipleri” dokümanını referans alan bir uygulama. Söz konusu riskin tanımlanması, ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol edilmesi adımlarını ve kriterlerini tanımlayan ve BCBS tarafından 2004’te yayımlanan yönetmeliğe göre IRRBB, yapısal blok 2 (pillar 2) altında değerlendiriliyordu. Başka bir ifadeyle söz konusu risk için sermaye ayrılması zorunlu değildi. Hesaplama sonucunda belirlenmiş rasyolarda kriterleri tanımlanmış bir aşım olursa düzenleyici kuruluş, bankadan aksiyon alması yönünde istekte bulunuyordu.

Bu yeni öneriye göreyse söz konusu risk yapısal blok 1 (pillar 1) altında değerlendirilecek. Zaten Basel III ile getirilen değişikliklerle hem sermaye kalitesi hem sermaye oranındaki artışı karşılamaya çalışan ve bu nedenle sıkıntı çeken bankalar, daha önce söz konusu risk için ayırmadıkları bir sermaye miktarını da ayırmak zorunda kalacak.

NEDEN?

BCBS’nin IRRBB uygulamasında böyle bir değişikliğe gitmesinin iki temel nedeni var. Birinci neden, hesaplar arası arbitraj olanaklarını ortadan kaldıran bir düzenlemeyi hayata geçirmek istemesi.

Yayımlanan istişare metninde de detaylı şekilde anlatıldığı üzere özellikle 2008 krizi ve sonrasında faiz oranı riskinden dolayı yaşanan kayıpların en önemli nedenlerinden biri, bankacılık hesaplarındaki faiz oranı nedeniyle yaşanan kayıplar. Bankaların faize duyarlı işlemleri, daha az sermaye tutmak için alım satım hesaplarından bankacılık hesaplarına taşımaları buradaki kayıpların temel nedenini oluşturuyor. Daha da önemlisi, söz konusu kayıplar için bankalar önceden herhangi bir sermaye ayırmadı. Çünkü söz konusu risk yapısal blok 2 altında değerlendiriliyor ve sermaye yapısal blok 1 altındaki uygulamalar neticesinde ayrılıyor.

Zaten 2012’de ilk versiyonu yayımlanan ve yeni piyasa riski düzenlemesi olarak değerlendirilen “Fundamental Review of Trading Book” dokümanıyla hesaplar arası transfere ciddi kısıtlar getiriliyor. Bu son IRRBB dokümanı da bir anlamda kriz sonrası alınması gereken düzenleyici uygulamalar açısından değerlendirildiğinde tamamlayıcı nitelikte görünüyor. Bu sayede hesaplar arası transfer yapıldığında bankalar, önceden olası kayıplar için sermaye ayırmak durumunda kalacak.

İkinci neden, düşük faiz ortamının son bulacağı beklentisi ve faizlerin yükselmesi nedeniyle doğabilecek zararlara karşı bankaları önceden hazırlamak.

Bu durum artık bir risk olmaktan çıktı ve beklenen durum haline geldi. Zira FED, faiz oranını 2015 itibariyle kademeli olarak artıracak gibi görünüyor. 2018 itibariyle kriz öncesi seviye olan yüzde 4,5 seviyeleri konuşuluyor. Bu 3 yılda 400 baz puanlık bir artış demek. Avrupa Merkez Bankası (AMB), düşük faiz teşvikini 2016 sonu itibariyle sonlandıracağını daha önceden duyurmuştu. Aynı şekilde İngiltere Merkez Bankası (BoE) 2016 ortalarında faiz oranlarında artışa gidecek gibi görünüyor. 2008’den beri süren bol parayla desteklenmiş düşük faiz ortamının yavaş yavaş sonuna geliyoruz.

Faiz oranının sadece yükselmesi değil aynı zamanda da belirsizliği, finansal sistemi zora sokan en önemli sıkıntıların başında geliyor. Dolayısıyla yayımlanan öneride faiz oranına uygulanacak 100 ile 500 bps arasında değişen hem pozitif hem negatif yönde 6 farklı şok tanımlanıyor.

YENİ DÜZENLEME

Bankalar, her ne kadar içsel ve dışsal nedenlerle IRRBB’yi farklı gelişmişlik seviyelerinde hesaplayıp raporlasalar da söz konusu uygulama neticesinde istenen kriterlerde ve formatta hesaplamaların yapılabilmesi, hesaplama sonucunda sermayenin ayrılabilmesi için hem veri hem sistem açısından bankaların yeniden bir değerlendirme yapmaları gerekebilir. Sadece ayrılacak olan sermaye değil aynı zamanda da altyapı yatırımı burada önemli maliyet kalemleri arasında değerlendirilmelidir.

İstişare metni şeklinde yayımlanan doküman, henüz düzenleyici kuruluşlar tarafından mevzuat kapsamına alınmış değil. Dokümanın yayımlanmasındaki temel amaç, konuyu tartışmaya açarak, uygulama hayata geçirilmeden önce hazırlıkların tamamlanmasını sağlamak.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.