EKONOMİDE BÜYÜME BİR TÜRLÜ HIZLANMIYOR

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

ürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015’in ikinci çeyrek dönemine ilişkin milli gelir verilerini geçen ay açıkladı. Bu verilere göre ekonomideki durumu şöyle özetlemek mümkün:

Reel gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,8 büyüdü. İlk çeyrekteki büyüme yüzde 2,5’te kaldığı ve ikinci çeyrek döneme ilişkin beklentiler de genelde yüzde 3,3 dolayında bir büyümeye işaret ettiği için, bu gerçekleşme sanki çok olumluymuş gibi algılandı. Oysa ikinci çeyrekteki büyüme ilk çeyrekteki düzeyinin üzerinde olsa da hala yüzde 2-4 arasındaki yavaş büyüme bandının içinde kalıyor. Bu büyüme Türkiye’nin yüzde 5 dolayı olarak tahmin edilen potansiyelinin altında kalırken, işsizliği düşürmek için gerekli düzeye de ulaşamıyor. Nitekim ikinci çeyrekte işsizlik oranı geçen yılki düzeyini 0,6 puan aştı. Yani ikinci çeyrekteki büyüme olumlu bir duruma işaret etmiyor.

İkinci çeyrekteki büyümenin kaynaklarına bakıldığında, tamamen iç talep kaynaklı olduğu görülüyor. Dış talepten büyümeye bu dönemde de katkı gelmedi. Tam tersine, ikinci çeyrekte mal ve hizmet ihracatındaki yüzde 2,1’lik düşüş büyümeden 0,6 puan, mal ve hizmet ithalatındaki yüzde 1,6’lık artış ise 0,5 puan götürdü.

İkinci çeyrekte stok değişimleri de büyümeden 1,9 puan

çaldı.

İkinci çeyrekte ekonomiyi ayakta tutan özel tüketim ve yatırım oldu. Özel tüketimdeki yüzde 5,6’lık artış büyümeye 3,6 puan katkı yaptı. Özel yatırımlardaki yüzde 11,4’lük artıştan da 2,3 puanlık katkı geldi. Özel yatırımlardaki bu artış sürpriz oldu. Bu artış uzun zamandır ertelenen yenileme yatırımlarının kurlar ve faizler daha fazla yükselmeden yapılmasından kaynaklanmışa benziyor. Bu nedenle devamının gelmesi de kuşkulu görünüyor.

İkinci çeyrekte kamu tüketimindeki yüzde 7,2’lik artıştan da büyümeye 0,8 puanlık katkı geldi. Kamu yatırımlarındaki yüzde 1’lik artışın katkısı ise sıfıra yakın gerçekleşti.

TÜİK, milli gelir verilerini mevsim ve takvim etkilerinden arındırarak da veriyor. Ancak bu arındırma işleminin ne kadar doğru yapıldığından kuşku duyduğumuz için biz ham veriler üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyoruz. Yine de bu arındırılmış verilere de kısaca değinelim. TÜİK’in hesaplarına göre ikinci çeyrekte takvim etkisinden arındırılmış reel GSYİH’deki yıllık büyüme de yüzde 3,8 oldu. Bu, ikinci çeyrekteki büyümede takvim etkisinin yani işgünü sayısındaki değişikliklerinin bir rolü olmadığını gösteriyor. TÜİK’in hesaplarına göre ikinci çeyrekte mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış reel GSYİH ise ilk çeyrek döneme göre yüzde 1,3 büyüdü. Bu, iyi sayılabilecek bir büyüme performansına işaret ediyor. Mevsimsel düzeltilmiş verilere göre ekonomi geçen yılın ortalarında bir resesyonun kıyısına kadar gelmişti. Son üç çeyrekte ise bu kıyıdan uzaklaşmış görünüyor.

TÜİK’in milli gelir verileri bize ikinci çeyrekteki durumu gösteriyor ama siz bu yazıyı okuduğunuz sırada üçüncü çeyrek dönemi de bitirip dördüncü çeyrek döneme geçmiş olacağız. Maalesef üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler ekonomideki büyümenin yönünü yeniden aşağı döndüğü sinyalini veriyor. İhracat verileri dış talepteki zayıflığın hala sürdüğünü gösteriyor. 7 Haziran’daki genel seçim sonrasında artan siyasi belirsizliğin iyice düşürdüğü tüketici güveni, iç talepte de yeniden zayıflamaya işaret ediyor. Temmuz ayında sanayi üretiminin yıllık bazda sadece yüzde 1,5 artış göstermesi ve ağustos ayında kapasite kullanım oranının geçen yılki düzeyini sadece 0,1 puan aşabilmesi, üretim cephesinde de işlerin iyi olmadığı izlenimini veriyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.