ORTA VADELİ PROGRAM YİNE TEMENNİ DOLU

Capital (Turkey) - - KONJONKTÜR -

016-2018 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program (OVP) geçen ay yayınlandı. Ekonomide ve kamu maliyesinde önümüzdeki üç yıla ilişkin bir perspektif sunması için hazırlanan bu programlarda genelde gerçekçi hedeflerden çok temenniler yer alıyor. Bu yılki OVP’de de aynı durum söz konusu. Üstelik bu yılki OVP’nin yayınlanması, bir seçim hükümeti dönemine denk geldiği için arkasında güçlü bir irade de yok. Ancak yine de devletin önümüzdeki üç yıla ilişkin hesaplarına bir göz atmak faydalı olabilir. Bunlar aynen benimsenmese de geleceğe ilişkin planlar yaparken başlangıç noktası olarak kullanılabilir.

Bu düşünceyle yandaki tabloda OVP’deki temel ekonomik hedefleri veriyoruz. Bu hedefler konusunda dikkat çekmek istediğimiz birkaç noktayı ise şöyle sıralayabiliriz:

OVP’ye göre bu yılki büyüme yüzde 3 olacak. Gelecek üç yılda ise sırasıyla yüzde 4, yüzde 4,5 ve yüzde 5’lik büyüme oranları hedefleniyor. Bu hedefler, son dört yıldır potansiyelinin altında büyüyen Türkiye’nin bir süre daha yola böyle devam edeceğini gösteriyor. Ancak geçmiş deneyimler, devletin gelecekteki büyüme patikasını tahmin etme konusunda çok başarısız olduğunu gösteriyor. 1 Kasım’dan sonra siyasi uzlaşma sağlanır da güçlü bir hükümet kurulabilirse önümüzdeki dönemde çok daha hızlı büyüme oranları görebiliriz. Aksi durumda ise bugünkü büyüme oranlarını bile mumla arayacak bir noktaya gelmemiz mümkün.

OVP’ye göre enflasyon bu yıl sonunda yüzde 7,6 olacak. Önümüzdeki üç yılda ise enflasyonun yavaş yavaş yüzde 5’lik hedefe yaklaşması öngörülüyor. Öncelikle bu yıl sonuna ilişkin tahmini biraz düşük bulduğumuzu belirtelim. Yıl sonunda enflasyon bundan 1-2 puan daha yüksek çıkabilir. Gelecek üç yıla ilişkin hedefler de çok inandırıcı değil. Bu döneme ilişkin planlar yaparken de enflasyonu 1-2 puan daha yüksek almak daha doğru olabilir.

Önümüzdeki üç yılda bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde 1’in de altına inmesi bekleniyor. Doğrusu 2001 krizinden bu yana Türkiye bütçe disiplini açısından çok iyi bir performans gösteriyor. Ancak 1 Kasım’daki genel seçim için partilerin yaptıkları vaatler dikkate alındığında, bu performansın daha da ileri götürülmesi konusunda soru işaretleri doğuyor. Bu vaaatler hayata geçerse önümüzdeki dönemde bütçe açığında düşüş değil, tam tersine bir miktar yükseliş beklemek daha gerçekçi olur.

Önceki yıllarda OVP’de toplam ve kişi başına milli gelire ilişkin olarak dolar cinsinden hesaplanan veriler yer alırdı. Bu yıl ise OVP’de bunların yerini satın alma gücü paritesine (SAGP) göre hesaplanan veriler aldı. Bunun döviz kurlarında yaşanan artışın dolar cinsinden hesaplanan milli gelirde yarattığı düşüşü maskelemek için yapılan bir makyaj olduğu çok açık. Bu konu, geçen ay ekonomik kamuoyunda çok tartışıldığı için burada ayrıntılarına girmiyoruz. Ancak bizim diğer verilerden yararlanarak hesapladığımız dolar cinsinden milli gelir verilerini tabloda veriyoruz. Bu veriler kişi başına milli gelirin bu yıl 10 bin doların altına düşeceğini, gelecek üç yılda da bu seviyenin altında seyredeceğini gösteriyor. Tabii ki bu gerçek refah değişimine işaret etmiyor. OVP’deki hedefler tutarsa önümüzdeki dönemde refah seviyemizin gerçekte nasıl seyredeceğini, bizim hesapladığımız 2014 yılı fiyatlarıyla reel milli gelir verilerinden görebilirsiniz. Bu arada bizim hesapladığımız veriler arasında OVP’deki hedefler belirlenirken esas alınan ortalama dolar kuru varsayımları da bulunuyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.