CARİ AÇIK YENİDEN DÜŞÜŞE GEÇTİ

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

Böyle bir dış çerçevede ekonominin kaderi yeni hükümetin atacağı adımlara bağlı olacağa benziyor. AKP içinde uzun zamandır ekonomi yönetimine ilişkin iki farklı görüşün olduğu biliniyor. Bunlardan birini yıllarca ekonomi yönetiminin başında bulunan Ali Babacan’ın şahsında somutlaşan liberal kanat, diğerini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi danışmanı Yiğit Bulut’un şahsında somutlaşan müdahaleci kanat oluşturuyor. Son yıllardaki AKP hükümetlerinin ekonomide net bir rota çizememesi, bu iki kanat arasındaki gerginliğe bağlanıyor. Yeni hükümette Ali Babacan’ın yer almaması, liberal kanatın iyice güç kaybettiğini düşündürüyor. Mehmet Şimşek’in onun yerini ne kadar doldurabileceği belli olmadığı için şimdi herkes icraatı bekliyor. ürkiye’nin yıllık cari işlemler açığı 2015’in ilk yedi ayında 45 milyar dolar dolayında yatay seyretmişti. Ağustos ve eylül aylarında ise hızla gerileyip 40 milyar dolar civarına düştü. 2014 yılını 46,5 milyar dolar düzeyinde kapatan yıllık cari açık temmuz ayında da buna nispeten yakın ve 45,3 milyar dolar düzeyindeydi. Fakat ağustos ayında 43 milyar dolara, eylül ayında ise 40,6 milyar dolara kadar indi.

Yıllık cari açıkta ağustos ve eylül aylarında yaşanan hızlı düşüş, cari işlemler dengesinin söz konusu iki ayda aylık bazda az da olsa fazla vermesinden kaynaklandı. Cari işlemler dengesi ağustos ayında 27 milyon dolar, eylül ayında ise 95 milyon dolar fazla verdi. Oysa geçen yıl ağustos ayında 2,2 milyar dolarlık, eylül ayında ise 2,4 milyar dolarlık açık söz konusuydu. 12 aylık cari denge hesabına bu yüksek cari açıkların yerine küçük de olsa cari fazla rakamları girince, yıllık cari açık haliyle hızla geriledi.

Cari işlemler dengesinin fazla vermesi tek başına ele alınırsa elbette olumlu bir gelişme. Ancak Türkiye’de cari işlemler dengesinin sadece kriz ve resesyon dönemlerinde fazla verdiği dikkate alınınca işin rengi değişiyor. Cari işlemler dengesinde bundan önceki en son fazla küresel krizin etkilerinin sürdüğü 2009 yılında görülmüştü. Cari dengenin fazla verdiği daha önceki dönemler de 2001, 1998-99 ve 1994 gibi kriz ve resesyon yıllarıydı. Türkiye’de cari işlemler dengesinin sadece kriz ve resesyon dönemlerinde fazla vermesi tesadüf değil. Türkiye ekonomisinin ithalata aşırı bağımlı bir yapısı var, cari denge ancak kriz ve resesyon dönemlerinde ithalatın dibe vurmasıyla fazla verebiliyor. Bu nedenle normalde sevinilmesi gereken bir gelişme olan cari dengedeki fazla, bir kriz veya resesyona işaret ettiği

Bize kalırsa yeni hükümetin kapsamlı bir yapısal reform programını hayata geçirmesi şart. Reform programının ekonomi ayağında, üretimin ithalata aşırı bağımlı yapısını değiştirmenin bulunması gerekiyor. Yapısal reform programının son yıllarda iyice örselenen hukukun ve demokrasinin yeniden ayağa kaldırılmasını içermesi de şart görünüyor. Çünkü hukuk ve demokrasi bu haldeyken yurtdışından sermaye çekmek de yurtiçindeki yatırımları teşvik etmek de biraz zor olacağa benziyor.

Yeni hükümet bu yönde adımlar atarsa yurtdışı çerçevede beklenen olumsuz gelişmelere rağmen 2016’da Türkiye ekonomisinde bir toparlanma görebiliriz. Aksi takdirde ise ekonomideki yavaş büyüme 2016’da da sürüp gidebilir. AKP’nin hakimiyetinde olan seçim hükümeti ekim ayında Orta Vadeli Programı (OVP) yayınlayarak ekonomide 2016 hedeflerini ortaya koymuştu. Yeni hükümet muhtemelen büyük ölçüde bu hedeflere için Türkiye’de hep endişeyle karşılanıyor. Şu anda da aynı endişe yaşanıyor.

Cari işlemler dengesinde ekim ayında da ağustos ve eylül aylarında gördüğümüze benzer bir tabloyla karşılaşabiliriz. Çünkü Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın verileri, ithalattaki düşüşün ekim ayında da sürdüğünü gösteriyor. Yıllık cari açık ekim ayında 40 milyar doların altına inmiş olabilir. Bu gidişle yıl sonunda ise yıllık cari açık 36,5 milyar dolar civarına kadar düşebilecek gibi görünüyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.