ENFLASYON TAHMİNİNDE YİNE YUKARI REVİZYON VAR

Capital (Turkey) - - KONJONKTUR -

erkez Bankası, 2015’in dördüncü ve son Enflasyon Raporu’nu, ekim ayı sonlarında dergimiz baskıdayken açıkladı. Bu nedenle bu rapora ilişkin değerlendirmemizi bir ay gecikmeli olarak verebiliyoruz. Bu raporda hem 2015’in hem de 2016’nın yıl sonu enflasyon tahminlerine 1’er puanlık zam geldi. 2015’in enflasyon tahmini yüzde 6,9’dan (yüzde 6-7,8 aralığının orta noktası) yüzde 7,9’a (yüzde 7,4-8,4 aralığının orta noktası) çıkarıldı. 2016’nın enflasyon tahmini de yüzde 5,5’ten (yüzde 3,7-7,3 aralığının orta noktası) yüzde 6,5’e (yüzde 5-8 aralığının orta noktası) yükseltildi. Ayrıca enflasyonun 2017’de yüzde 5’e yaklaşacağı ve orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağı öngörüsü de yapıldı.

Enflasyon Raporu’nda, tahminlere yapılan zammın nedenleri şöyle aktarılıyor: 2015 yıl sonu enflasyon tahminindeki yukarı yönlü güncellemenin 1,2 puanı, üçüncü çeyrekteki döviz kuru hareketlerinin çekirdek enflasyon eğilimi üzerindeki yükseltici etkisinden kaynaklanıyor. İthalat fiyatları görünümünde önceki rapora kıyasla gözlenen iyileşme ise yıl sonu enflasyon tahminine 0,2 puan aşağı yönlü etki yapmış bulunuyor. 2015 yıl sonu enflasyon tahminindeki yukarı yönlü güncellemenin ve döviz kurunda yaşanan gelişmelerin gecikmeli etkilerinin, 2016 yıl sonu enflasyon tahmini üzerinde sırasıyla 0,6 puan ve 0,8 puan yükseltici etki yapması bekleniyor. Ortalama ithalat fiyatı varsayımındaki gerileme ve öngörülen çıktı açığındaki sınırlı miktarda aşağı yönlü güncelleme ise 2016 yıl sonu tahminini geçen rapora göre sırasıyla 0,3 puan ve 0,1 puan aşağı yönde etkilemiş bulunuyor.

Merkez Bankası’nın bu Enflasyon Raporu’nda yıl sonu enflasyon tahmininde ciddi bir revizyon yapmasını beklediğimizi geçen ay yazmıştık. Çünkü önceki tahmin yüzde 6,9’du ve enflasyondaki gidişat hiç de bununla uyumlu görünmüyordu.

Esasında bu son tahmin de biraz düşük gibi. Gerçi ekim ayında gıda fiyatlarında yaşanan düzeltme sayesinde yıllık enflasyon bir miktar gerileyip yüzde 7,6’ya inmiş durumda. Ancak yılın son iki ayında çok güçlü bir olumsuz “baz etkisi” var. Geçen yıl kasım ve aralık aylarındaki enflasyon oranları mevsim normallerinin çok altındaydı. Mevsim normalleri kasım aylarında yüzde 0,9 ve aralık aylarında yüzde 0,2 dolayında enflasyona işaret ediyor. Oysa geçen yıl kasım ayında fiyatlar genel düzeyi sadece yüzde 0,18 artmış, aralık ayında ise fiyatlar yüzde 0,44 düşmüştü. Eğer ekim ayındaki gibi olağanüstü bir gelişme olmazsa, bu yıl aynı aylarda daha düşük enflasyon oranlarının çıkması çok zor. Bu da enflasyonun son iki ayda yeniden yükseleceği anlamına geliyor. Son iki ayda mevsim normallerine yakın enflasyon oranları çıkarsa, yıl sonunda enflasyon yüzde 9’u bulabilir.

Merkez Bankası’nın 2016’ya ilişkin yüzde 6,5’lik enflasyon tahmini için ise şu anda fazla bir şey söylemek zor. Merkez Bankası genelde yeni yıla hedefe yakın ve pek de gerçekçi olmayan enflasyon tahminleriyle giriş yapar. Bu açıdan 2016 tahmini biraz daha gerçekçi gibi görünüyor. Ancak bu tahmin de yüzde 7’nin üzerinde olan piyasa beklentilerinin altında kalıyor. Yine de bu tahmin buna uygun bir para politikasıyla ulaşılabilir düzeyde görünüyor. bağlı kalacak. Bu hedeflerden ekonominin temel göstergelerine ilişkin olanları Konjonktür’ün üçüncü sayfasındaki tabloda yer alıyor. Buna göre bu yıl yüzde 3 olması beklenen ekonomik büyümenin 2016’da yüzde 4’e çıkması hedefleniyor. Bu yıl yüzde 10,5 olması beklenen işsizlik oranının 2016’da yüzde 10,3’e, bu yıl yüzde 7,6 olması beklenen enflasyonun 2016’da yüzde 6,5’e, bu yıl yüzde 5,2 olması beklenen cari açığın milli gelire oranının 2016’da yüzde 4,9’a, bu yıl yüzde 1,3 olması beklenen bütçe açığının milli gelire oranının da 2016’da yüzde 0,7’ye düşürülmesi hedefleri var.

Bu hedefler arasında bazı uyumsuzluklar var. Mesela yüzde 4 büyümeyle işsizlikte düşüş sağlanması biraz zor. Ancak yine de yukarıda bahsettiğimiz yapısal reform programının hayata geçirilmesi halinde bunlar ulaşılması zor hedefler gibi görünmüyor.

Fakat piyasaların ve belli başlı uluslararası kurumların 2016 yılına ilişkin beklentilerine baktığımızda hükümetin hedeflediği kadar iyimser bir tablo çıkmıyor. Konjonktür’ün üçüncü sayfasındaki tabloda bunlar da yer alıyor. Buna göre 2016’da da aşağı yukarı bu yılki gibi bir büyüme bekleniyor. En düşük büyüme beklentisi yüzde 2,9 ile IMF’ye, en yüksek büyüme beklentisi yüzde 3,4 ile OECD’ye ait. Beklentiler işsizlikte düşüşe değil yükselişe işaret ediyor. IMF ile Avrupa Komisyonu’nun işsizlik oranı tahmini yüzde 11,2’yi buluyor. Enflasyonda, cari açıkta ve bütçe açığında da kayda değer bir değişiklik beklentisi yok.

Kısacası ve de maalesef 2016’nın ekonomik görünümü son yıllarda yaşadıklarımızdan pek farklı görünmüyor. Bugünlerde 2016 yılına ilişkin plan ve program yapanların bunu dikkate almasında fayda var.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.